Advertisement

Öncelikle, ülkemizin ve dünyamızın bu görünmez düşmandan bir an önce kurtulmasını diliyor, pandeminin etkilerini azaltılması için çalışıp, çaba gösteren başta sağlık çalışanlarımız olmak üzere herkese gönülden teşekkür ediyoruz.

Salgının önlenmesi, devletimizin aldığı tedbirlerin uygulanması için şehrimizdeki kurumların ciddiyetle ve canla başla çalıştığını, vatandaşlarımızın da bu tedbirlere göre hareket etme noktasında duyarlı davrandığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Hemşehrilerimizin bu süreçte yasaklara uyması ve mümkün olduğunca teması kesmesi salgının yayılımını önlemek için çok önemliydi… Bu duyarlılığımızı salgın tamamen ortadan kalkıncaya kadar sürdürmeliyiz. Virüsün yayılmasını durdurmak ve sevdiklerimizi korumak için, ‘Evde Kalın, Sağlıklı Kalın’ diyoruz.

Biz ETSO olarak, Covit-19 salgınının ülkemizde etkili olmaya başladığı günden itibaren, çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz.

Bu virüs, dünyada taşları yerinden oynattı.

Salgının küresel çapta hızla yayılmaya başladığı günden itibaren, bunun ekonomiye etkilerinin ne olacağını, hangi boyutta olacağını ve iş dünyamızın bu durumdan ne şekilde etkileneceğini hem üyelerimizle istişare ettik hem de endişelerimizi ve alınması gereken tedbirleri ve taleplerimizi başta üst kuruluşumuz TOBB olmak üzere ilgili makamlarla paylaştık.

Bu süreçte, KOBİ’lerimizin, tüccarımızın, esnafımızın yani iş dünyasının ve çalışma hayatının içinde olan herkesin sıkıntısıyla yakından ilgileniyor, sorunlarına çözüm bulmak için gayret gösteriyoruz. İlk etapta firmalarımızın, işletmelerimizin, esnafımızın, tüccarımızın taleplerini ve beklentilerini bir rapor halinde TOBB vasıtasıyla Cumhurbaşkanlığı’na ilettik. Bunun neticesinde, Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı tedbir paketinde bizim de dile getirdiğimiz sorunların çözümüne yönelik adımların atılmasından memnuniyet duyduk.

Tabi bu ilk raporumuzun ardından yaşanan aksaklıklar ve iş dünyasına kolaylık sağlayacak düzenlemelerle ilgili taleplerimizi sürekli dile getirmeye devam ediyoruz.

Son olarak; Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Sayın Mustafa Varank’la yaptığımız video konferans yöntemiyle gerçekleştirdiğimiz Sektör Değerlendirme Toplantısında, pandemi sebebiyle ilimizde ve bölgemizdeki ticareti, sanayi sektörünü kısacası ekonomiyi sekteye uğratan ve iş hayatımızı olumsuz etkileyen sorunları gündeme getirdik.

Salgının ekonomiye olan etkilerini sınırlandırmak amacıyla yürütülen çalışmalarda ilk sırayı, işletmelerin finansman sorunları alıyor. Üyelerimizin bu sorununun çözümünde Kredi Garanti Fonu (KGF) kefaletiyle sağlanacak krediler büyük önem taşıyor.

Daha önce işletmelerin finansman ihtiyacına yönelik TOBB, KGF ve bankaların katılımıyla sağlanan kredilerde olduğu gibi yeni KGF destekli kredilere, biz de oda olarak imkanlarımız nispetinde katkı sunduk.

Korona virüsünden dolayı ekonomik olarak çok zamanlar yaşadığımız bu dönemde özellikle firmalar ve bireysel borçlandırmalarda bankaların pozisyonların piyasaların geleceği ve ekonomik istikrar açısından hayati önem taşıyor.

Bu süreçte, üretim ve istihdamımızı muhafaza etmemiz için iştirak ettiğimiz farklı toplantılarda yaptığımız görüşmelerde özellikle, yapılan bu düzenlemelerden ve verilen teşviklerden sektör ayrımı yapılmadan bütün işletmelerin aynı şartlarda faydalanması gerektiğini ve bütün sektörlerin ‘mücbir sebep’ kapsamına alınmasını ısrarla dile getirdik. Ayrıca, her zaman ifade ettiğimiz gibi, bankaların bu zor zamanda ayrım gözetmeden kendilerinden talepte bulunan bütün firmalara kredi kolaylığı sağlamasını ve hiç kimseyi kapısından geri çevirmemesi gerektiğini söyledik.

Bu zamanda devletimizin ve bankaların yapacağı fedakarlıkların yarın daha güçlü olarak karşılığını bulacağından eminiz. Çünkü hepimiz aynı gemideyiz. İş dünyası ne kadar güçlüyse bankalarımız da o kadar güçlü olacaktır. Biz iş dünyası temsilcileri olarak öncelikle devletimizin yaptığı fedakarlıkları görüyor ve takdir ediyoruz. Bu noktada başta özel bankalar olmak üzere bankacılık sektörünün de daha aktif rol almasını ve ekonomimizin bu süreçten daha az kayıpla çıkmasına yardımcı olmasını bekliyoruz.

İş dünyası olarak daha güçlü bir Türkiye için üreten ekonomi modeline de ne kadar ihtiyacımız olduğunu bu günlerde daha çok benimsedik ve test ettik. Bizler, moral ve motivasyonumuzu bozmadan, gerek toplumumuzun sağlığı, gerekse ekonomimizin geleceği anlamında daima üzerimize düşeni yapmaya hazırız.

Biz Türk Milleti olarak, şartlar ne olursa olsun, dayanışmayı en iyi bilen, lokmasını bölüşen, darda olana, zorda olana her zaman elini uzatabilen kadirşinas bir milletiz… İnşallah bu hasletlerimizle, bize yakıştığı gibi bu zorlu süreci de birlikte atlatmak için elimizden geleni yapacağız ve bugünleri el birliği, gönül birliği ile aşıp, ülkemizin geleceği için hep birlikte çalışmaya, üretmeye ve fayda sağlamaya devam edeceğiz.”

Lütfü YÜCELİK

Erzurum TSO YKB