Advertisement

ABD Merkez Bankası (Fed), politika faizini 75 baz puan artışla yüzde 2,25-2,50 seviyesine çıkardı.

Karar oybirliği ile alındı. Karar metninde, Fed'in enflasyon risklerine karşı yüksek derecede dikkatli olduğu mesajı tekrarlandı. Enflasyonla ilgili Federal Açık Piyasa Komitesi'nin (FOMC) yüzde 2'lik hedefe dönme konusunda güçlü bir taahhüdü olduğu ifade edildi. Metinde, harcamalar ve üretimin ücret artışlarına rağmen daha yumuşadığına vurgu yapıldı.

Fed hedef aralık içindeki devam eden faiz artışlarının uygun olacağını tekrar vurguladı. Karar metninde, hedeflerin uygulanmasına yönelik riskler söz konusu olduğunda politikanın gözden geçirilebileceği ifade edildi.

Bu toplantıda ilk kez Fed'in Finansal Kuruluşlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Michael Barr ve Boston Fed Başkanı Susan Collins de hazır bulundu.

Powell: Ek faiz artışları gelebilir

Fed Başkanı Jerome Powell, FOMC Temmuz ayı toplantısının ardından yaptığı basın açıklamasında değerlendirmelerde bulundu.

Powell'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Son 2 yılda birçok badire atlatan ekonomimiz dirençli olduğunu kanıtladı. Süründürülebilir bir iş piyasası koşulları istiyorsak enflasyonu yüzde 2’lik hedefine getirmemiz çok önemli. İş piyasası inanılmaz derecede sıkı, fakat enflasyon çok yüksek. Bu koşullarda politika faizini 75 baz puan artırma kararı aldık. Buna ek olarak, bilanço daraltma sürecimize devam ediyoruz.

Son göstergeler harcama ve üretimde yumuşamayı gösteriyor. Sıkı finansal koşullar var. İkinci çeyrekte iş sabit yatırımları düşmüş gözüküyor. Buna rağmen iş piyasası inanılmaz bir şekilde sıkı kaldı. İşsizlik oranı 50 yılın düşüğünde ve işe alımlar çok yüksek. Genel olarak, iş gücü piyasasısın güçlü olması bize hala talebin güçlü olduğunu gösteriyor. Enflasyon uzun vadeli yüzde 2’lik hedefimizin çok üzerinde seyrediyor. Genel olarak ekonomik aktivitede yavaşlama var fakat talep güçlü kalmaya devam ediyor ve fiyat baskıları birçok mal ve hizmette kendini gösterir hale geldi.

Önümüzdeki aylarda enflasyonun aşağı geldiğinin kanıtlarını göreceğiz. Faiz artışları, gelen verilere ve ekonominin görünümüne bağlı olacak. Enflasyonun yarattığı riskler konusunda gerçekten çok dikkatliyiz. Enflasyonu yüzde 2’lik hedefimize getirebilmek için gerekli önlemleri almaya hazırız.

Faiz artışlarını bir noktada yavaşlatmak uygun olacaktır. Gerekirse daha büyük adım atmaktan imtina etmeyiz. Gerekli görülseydi, Fed faizi 75 baz puandan fazla artırırdı. Ek faiz artışları gelebilir. Her toplantıda verilere bakarak karar vereceğiz. FOMC, 2023'te faiz artışları öngörüyor, Eylül'de tahminler güncellenecek. Büyümenin potansiyel altında seyrettiği dönemde arz talebe yaklaşabilir.

Fed politikası durgunluk yaratmayı amaçlamıyor. ABD'nin şu anda durgunlukta olduğunu düşünmüyorum. Fed, arz-talep dengesini sağlamak için araçlarını kullanmaya devam edecek. Yüksek bir faiz artışı yapabiliriz ama henüz buna karar vermiş değiliz."

Beklenti 75 baz puandı

Bloomberg anketine katılan 85 ekonomistin çoğunluğu yüzde 1,50-yüzde 1,75 olan faiz bandında 75 baz puanlık faiz artışı öngörüyordu.

Fed’in izlediği enflasyon göstergesi olan kişisel tüketim fiyat endeksi (PCE) Mayıs ayında yüzde 6,3 ile yüzde 2 enflasyon hedefinin oldukça üzerinde artmıştı.

Manşet enflasyon 40 yılın zirve seviyelerinde

Manşet tüketici enflasyonu verisi de Haziran'da yüzde 9,1’e yükselmişti. Vadeli piyasalarda Fed’in yıl sonunda kadar faizleri yaklaşık yüzde 3,5’e yükselteceği, 2023’ün ikinci yarısında ise düşürmeye başlayacağı fiyatlanıyor.

Bloomberg’in anketine katılan ekonomistlerin gelecek 12 ayda bir resesyon beklentisi de Haziran ayındaki yüzde 30 seviyesinden yüzde 47,5’e yükseldi. 18-22 Temmuz arasında yapılan MLIV Pulse anketine katılanların yüzde 51,8’i de Fed’in ekonomiyi resesyona sokmadan enflasyonu düşürme ihtimalini “düşük” olarak değerlendirdi.

Bank of America ABD Başekonomisti Michael Gapen 2022’nin ikinci yarısından itibaren başlayacak ılımlı bir resesyon öngördü.

Eski ABD Hazine Bakanı Lawrence Summers “yumuşak inişin çok mümkün görünmediğini” söylerken, mevcut Hazine Bakanı Janet Yellen ise istihdam artışında bir yavaşlama olduğunu ancak resesyon emareleri görmediğini kaydetti.

Öte yandan Fed yetkilileri şu ana kadar bir resesyondan kaçınmanın mümkün olduğunu ve yumuşak inişin sağlanabileceğini savundular. Powell da daha önceki açıklamalarında fiyat istikrarını sağlamada başarısız olmanın, ABD ekonomisini resesyona sokmaktan “daha büyük bir hata” olacağını belirtmişti.

Fed'in 75 baz puanlık faiz artışı kararı ve Fed Başkanı Jerome Powell'ın faiz artışlarının bir noktada yavaşlayacağı mesajı piyasalarda iyimser algılanırken, bazı piyasa aktörleri bu algılamanın yanlış olduğuna vurgu yaptı.

Pershing Square Kurucusu Bill Ackman, faiz kararını açıklamasından önce Fed’in enflasyona karşı “ciddi bir kararlılık” ortaya koyamadığını, bu nedenle yatırımcıların Fed yetkililerinin beklentilerini gösteren noktasal grafiklerini görmezden geldiklerini söyledi.

Twitter üzerinden açıklamalarda bulunan Ackman, “Powell’ın, Fed’in faizleri artıracağını ve gerektiği kadar süre, gerektiği kadar yüksek bir seviyede tutarak enflasyonu durduracağını neden söylemeye çekindiğini anlayamıyorum” dedi.

DoubleLine Capital LP CEO’su Jeffrey Gundlach ise faiz kararının ve basın toplantısının ardından CNBC’ye yaptığı değerlendirmede, Powell’ın kredibilitesini geri kazandığını söyledi. “Ilımlı bir resesyonun piyasalar için en iyi senaryo olacağını” belirten Gundlach, Fed’in “artık eğrinin gerisinde olmadığını” belirtti.

Eski New York Fed Başkanı piyasaların beklediğinden daha yüksek faiz artışı bekliyor

Eski New York Fed Başkanı Bill Dudley, finansal piyasaların Fed’in enflasyonu dizginlemek için ne kadar ileri gidebileceğini hafife aldıklarını ifade etti.

Bloomberg TV’ye konuşan Dudley, Fed’in faizleri piyasaların fiyatladığından daha fazla artırabilceğini öngördü.

Renaissance Macro Research LLC ABD Araştırma Direktörü Neil Dutta’ya göre piyasalar Powell’ın açıklamalarını fazla iyimser karşıladı. Dutta, “Enflasyonun faiz indirimlerini makul kılacak şekilde ilerleyeceğini düşünmüyorum.