Advertisement

Fed’in Finansal İstikrar Raporu’nda işaret ettiği yüksek varlık fiyatları, piyasaların da gündeminde.

Özellikle de reel getirilerin düşüşe geçtiği tahvil piyasalarında bu konuya ilişkin görüş ayrılıkları yaşanıyor.

BlackRock ve JPMorgan müşterilerine yükselen değerlemelerden faydalanma tavsiyesinde bulunurken, Amundi ve Morgan Stanley Wealth Management ise endişeli.

Goldman Sachs stratejistleri ise tahvillerin bir sonraki piyasa döngüsünde çok fazla tercih edilmeyebilecekleri, hisse senetlerinin ise cazip olmayı sürdürebileceği görüşünde.

Christian Mueller-Glissmann ve Peter Oppenheimer’in de aralarında olduğu Goldman stratejistlerine göre, henüz yüzde 60 hisse, yüzde 40 tahvilden oluşan dengeli portföy baz senaryosundan vageçmek için erken. Ancak stratejistler, tahvillerin hedge gücünü kaybetmeleriyle, nakit getirilerin gerisinde kalabileceğini, dolayısıyla pozisyonların tamamen hissede tutulduğu bir portföy ihtimalini de göz ardı etmiyorlar.

8 Kasım tarihli Goldman raporunda, “Yeni döngüde çok sayıda yatırımcının hisse pozisyon ağırlıkları biraz daha yüksek olmalı. Görece yüksek nakit getirileri de tahvillerin nakde göre daha az çekici hale gelmesine ve hisse risk primleri pozitif olduğu sürece daha fazla hisse pozisyonu alınmasına neden olabilir” denildi.

Fed raporunda ne demişti?

ABD Merkez Bankası Fed, riskli varlıkların fiyatlarının devamlı olarak yükseldiğini ve bu durumun söz konusu varlıkları ekonominin kötüleşmesi durumunda yaşanabilecek tehlikeli dalgalanmalara karşı kırılgan hale getirdiği konusunda uyardı.

Fed’in yayımladığı yılın ikinci Finansal İstikrar Raporu’nda, “Yatırımcıların risk algısının bozulması, virüsün kontol altına alınması konusunda ilerleme sağlanamaması veya ekonomik toparlanmanın durması halinde varlık fiyatları önemli düşüşlere karşı savunmasız kalmaya devam ediyor” denildi. Fed ayrıca stablecoin tehditlerinin arttığını ve Çin’in ticari gayrimenkul sektöründeki kırılganlığın kayda değer şekilde artması halinde ABD’ye yayılabileceğini belirtti.

Raporda, “Çin’deki finansal stres, risk algısının bozulması yoluyla küresel finansal piyasaları zorlayabilir, küresel ekonomik büyüme için risk oluşturabilir ve ABD’yi etkileyebilir” ifadeleri yer aldı. Banka, ABD’de konut fiyatlarının da bir önceki raporun yayımlandığı mayıs ayından bu yana kayda değer şekilde yükseldiğine işaret etti.

Fed her ne kadar yüksek varlık fiyatları konusunda uyarılar yapsa da, bazı ekonomistlere göre bu yükselişlerin altında Fed’in kendi politikalarının etkileri yatıyor. Koronavirüs pandemisinin Mart 2020’de patlak vermesiyle Fed faiz oranlarını sıfıra yakın bir seviyeye düşürdü ve devasa Hazine tahvili ve ipoteğe dayalı menkul kıymet alım programına başladı. Bu da hisse senetleri ve diğer yatırım araçlarının ralli yapmasını sağladı.