Advertisement

Fed Başkanı Jerome Powell, bu yılın parasal gevşeme kampanyasına ara vermeye hazırlanıyor olabilir.

Fed Başkanı ve çalışma arkadaşlarının Çarşamba günü, küresel risklere sigorta sağlayabilmek için gösterge faizi üst üste üçüncü toplantıda da çeyrek puan indirmesi ve komitenin muhtemelen şimdilik yeterli çabayı gösterdiğinin işaretini vermesi bekleniyor. Federal Açık Piyasa Komitesi'nin (FOMC) faiz kararı TSİ 21:00'de açıklanacak ve Başkan Powell karardan yarım saat sonra basın mensuplarına açıklama yapacak.

Yatuırımcılar faiz indiriini yüzde 90 olasılıkla fiyatlarken, Bloomberg'in anketine katılan ekonomistler bu olasılığı yüzde 75 olarak öngörüyor. Piyasa ve ekonomistler arasındaki bu fark,  ekonomistlerin borçlanma maliyetlerini daha da düşürmeye yönelik ihtiyaç konusunda FOMC içindeki bölünmeden dolayı daha fazla şüphe içinde olduklarını işaret ediyor. Politika yapıcıların tümü dış ticaretteki belirsizlik ve küresel ekonomideki yavaşlamadan kaynaklanan riskleri görmelerine karşın, bazıları Fed'in Temmuz ve Eylül aylarındaki faiz indirimlerinin, ilave şokların olmadığı bir ortamda, söz konusu risklerin etkilerini gidermeye zaten yettiği görüşünde.

Powell muhtemelen basın toplantısını gevşemeye ara mesajı için bir iletişim aracı olarak kullanacak ve ekonomik görünüm kaydadeğer bir şekilde değişirse, para politikasının esnek olduğunu vurgulayacak.

-"Şahin bir faiz indirimi"

Chicago'da Northern Trust Co. baş ekonomisti ve Fed'in eski araştırmacılarından Carl Tannenbaum, "Fed yetkililerinin vermek istediği şahin bir faiz indirimi," dedi ve "Bunu uygun bir şekilde yansıtmak, Fed'in daha önce hiç başarı ile yapamadığı  ustalık gerektiren bir durum" değerlendirmesinde bulundu.

Powell'ın önünde, riskleri dengeyebilmek için 1995-1996'da ve 1998'de çevrim ortası ayarlama için üç kez faiz indirimine giden Alan Greenspan örneği var. Eylül ayı tahminleri, FOMC'nin faizlerin 2021 yılında hafifçe yükselmeden önce bu yıl taban yapmış olabileceğini göstyeriyor.

Yatırımcılar ise biraz daha güvercin bir beklenti içinde ve 2020'nin ortasına dek diğer bir 25 baz puanlık indirimi tam olarak fiyatlamış durumda. Fed çeyrek dönem tahminlerini Aralık ayındaki toplantısında güncelleyecek.

-"Fed 'toplantı' bazında değerlendirecek"

Bloomberg Ekonomistleri'nden Carl Riccadonna, Yelena Shulyatyeva, Andrew Husby ve Eliza Winger, "Bloomberg Economics, yetkililerin ilave teşvik ihtiyacı konusundaki değerlendirmelerini 'toplantı' bazında yapmasını, böylelikle komitenin şahin üyelerini yatıştırmasını bekliyor. Ancak yavaş büyüme ve düşük enfllasyon ortamında 'toplantı' bazında yaklaşım durumunda, yetkililer ilave teşvik sağlama konusunda daha büyük ihtiyaç görecek" dedi.

FOMC'de politika yapıcılar, imalat sektöründeki daralma, Çin ile ticaret savaşı, Brexit ve yavaşlayan küresel ekonomiden kaynaklanan risklere karşı sigorta sağlanması grrektiğini düşünenler ve ekonomik verilerin sağlam büyüme görünümünü büyük ölçüde desteklemekte olduğunu düşünenler şeklinde bölünmüş durumda.

İkinci gruptaki politika yapıcılar arasında, Fed Çarşamba günü faiz indirimine giderse bu karara muhtemelen muhalif kalacak Kansas City Fed Başkanı Esther George ve Boston Fed Başkanı Eric Rosengren yer alıyor. Öte yandan, ikinci grupta sadece bu iki yetkili yer almıyor; Fed'in Eylül toplantısındaki faiz projeksiyonlarını gösteren noktasal grafik, beş yetkilinin bu toplantıda alınan faiz indirimi kararını desteklemediğini, diğer beş yetkilin ise bu yıl başka bir faiz indirimine ihtiyaç duyulmadığını düşündüğünü işaret ediyor.

-Sürpriz gelebilir

Bu durum bir sürpriz olasılığını da ortaya çıkarıyor ve ekonomistler, FOMC'nin Çarşamba günü faiz indirme kararı almama olasılığını yüzde 20 olarak görüyor. Faiz indirimlerine ara verilmesi ayrıca, ekonomiyi desteklemek için faiz indirimine gidilmesi gerektiğini defalarca kamuoyu önünde dile getiren ABD Başkanı Donald Trump tarafından da tepkiyle karşılanacak.

Baltimore'da Johns Hopkins Üniversitesi ekonomi profesörü ve eski Fed çalışanlarından Jonathan Wright, "Bu toplantı oldukça tartışmalı geçecek," dedi ve "Geçen toplantıdan bu yana gelen genel veriler çok olumsuz değil ve FOMC katılımcılarının önemli kısmı, çoğu oy hakkı bulunmayanlar, tekrar faiz indirimine gitmenin mantığı konusunda ikna olmayacak" değerlendirmesinde bulundu.

Fed ekonomi büyürken üç kez faiz indirimine en son 1998 yılında gitmişti. Üçüncü faiz indirimi sonrası Fed, 75 baz puanlık gevşemenin ardından finansal koşulların makul bir şekilde ekonomik büyümenin devamını sağlayabileceğinin beklendiğini kaydederek, gevşemenin tamamlandığını güçlü bir şekilde işaret etmişti.

Amherst Pierpont baş ekonomisti Stephen Stanley, "Çarşamba günkü açıklama da 'yeterince çaba gösterdik'i işaret edebilir," dedi ve "Eğer gevşemeye giderlerse ve ara verme sinyali göndermek isterlerse, bunun ayrıntılarına vermek Powell'a düşecek" görüşünü savundu.

-Açıklamanın vurgusu değişebilir

Chicago'da Stifel Nicolaus baş ekonomisti Lindsey Piegza, "FOMC, mevcut koşullara ilişkin değerlendirmesini, istihdam artışının zayıfladığını ve enflasyon beklentilerinin ılımlı hale geldiğini not ederek,  hafifçe daha zayıf bir vurgulama ile verebilir" dedi.

Fed yetkililerinin çok güçlü ara verme sinyali göndermesinin Hazine tahvil getiri eğrisini kısa vadeli faizlerin uzun vadelilerin üzerine çıkmasını sağlayarak yatay hale getirmesi yönünde endişeler var. Getiri eğrisinin terse dönmesi yatırımcılar tarafından geleksel olarak resesyon uyarısı olarak değerlendiriliyor.

Stifel Nicolaus'tan Piegza, "Piyasa muhtemelen, Fed'in sallantıdaki ekonomiyi desteklemeye yönelik çözümünün getiri eğrisinin uzun tarafındaki faizlerin daha da düşmesine neden olabileceğini ve bunun da getiri eğrisinin şekline istikrar kazandırmak için Fed'in daha da adım atması ihtiyacını ortaya çıkarabileceğini artan bir şekilde düşünüyor" değerlendirmesinde bulundu.

Fed'in 11 Ekim'de sistemdeki banka rezervlerini artırmak için ilk olarak ayda 60 milyar dolarlık Hazine bonosu alımı yapacağını duyurmasının ardından bilançosunun durumuna ilişkin yeni bir açıklama yapması beklenmiyor. Fed 11 Ekim'deki adımının, gecelik para piyasası faizlerindeki sert yükselişlerin ardından atılan teknik bir adım olduğunu ve bunun para politikası duruşunu değiştirmediğini defalarca vurguladı.