Advertisement

6 Temmuz’da uygulamaya koyulan Küçük İşletmeler Kredi Programı (Main Street Lending Program) KOBİ’lere yardım konusunda yeterince hızlı bir başlangıç yapamadı. Perşembe günü FED’in yayınladığı verilere göre, geçen hafta 12 milyon dolar kredi dengesine sahip program bu hafta 14 milyon dolara ulaştı.

FED’in 7 trilyon dolara ulaşan bilançosu düşünüldüğünde işletme sahiplerinin verilen kredi imkanlarına ilgisi beklentilerin çok altında kalıyor.

Bu kredi yardımlarına başvurabilmek içinse işletmelerin 13 Mart 2020’den önce kurulmuş olması ve 15,000’den daha az çalışana sahip olması ya da 2019 hasılatının 5 milyar dolardan az olması gerekiyor. Bu nitelikteki orta ölçekli firmaların çoğu ABD ekonomisinin belkemiğini oluşturuyor.

Aberdeen Standard Kıdemli Yatırım Yöneticisi James Athey, KOBİ’lerin bu programa neden rağbet göstermediğine ilişkin sorumuza, "ABD’de bazı eyaletlerde devam eden karantina önlemlerinden ötürü bu ölçekteki işletmelerin büyük bir kısmı işlerine devam edemedi ve ekstra kredi borcuna girmek yerine farklı çıkış yolları aramakta" yanıtını verdi.

“Birçoğunun en büyük sabit gideri kiralar ve işçi maaşları. Eğer bunları erteleyebiliyorlarsa sabit giderlerin birçoğunu kapatmış olacaklar ve ekstradan bir borca girmek onlar için anlamsız olacak” diyen Athey, karantina önlemlerinin ne zaman kalkacağı konusundaki belirsizlik devam ederken, bu işletmelerin bilançolarında fazladan bir borç yükü tutmak da istemeyeceklerini söyledi.

Bu kredilere başvurmak KOBİ’ler için fazladan evrak işi yapmak ve bürokrasiyle uğraşmak anlamına geliyor. Bu ayrıntılarla uğraşmak istemeyen işletmeler de finansal durumlarını koruyabiliyorlarsa krediye başvurmaktan imtina ediyorlar.

Athey ise bu konuda, “Eminim başvurmak isteyenler çok fazla evrak işiyle ve farklı başvuru süreçleriyle uğraşmak zorunda kalacaklardır” dedi.

Borçlanma pratikleri ve büyüme hakkında ise “Borçlanma doğal olarak geleceğin büyümesinden ve gelirinden çalar” görüşünü savunan Athey, farklı ekonomik aktörleri borçlandırarak zarar gören ekonominin hasarını onarmanın "çılgınca" bir düşünce olduğunun altını çizdi.

Erol Oytun ERCAN