Bloomberght
SON DAKİKA
Bloomberg HT Haberler Financial Times/Wolf: Ülkeler arasındaki bağımlılık artık bir silah haline geldi

Financial Times/Wolf: Ülkeler arasındaki bağımlılık artık bir silah haline geldi

  • Financial Times başyazarı Martin Wolf, Bloomberg HT'ye verdiği röportajda Trump'ın seçilmesiyle küresel düzende yaşanan kırılmayı, güven krizini ve ülkelerin artan jeopolitik risklere karşı "hedge" arayışını değerlendirdi.

22 Ocak 2026, 20:31
Güncelleme : 22 Ocak 2026, 20:32

Financial Times başyazarı Martin Wolf, Davos'ta Bloomberg HT'ye yaptığı açıklamalarda ABD'de Donald Trump'ın ikinci kez seçilmesiyle birlikte küresel düzende yaşanan kırılmayı, güven krizini ve ülkelerin artan jeopolitik risklere karşı "hedge" arayışını değerlendirdi.

Wolf, açıklamalarına birkaç dakikada dünyanın geleceğini konuşmanın zor olduğunu ancak geçtiğimiz günlerde Kanada Başbakanı Mark Carney'nin söylediklerini katıldığını vurgulayarak başladı.

FT yazarı, 20 yıl önce bakıldığında dünyanın değişeceğinin belli olduğunu, ABD'nin yaptıklarından bağımsız olarak Çin'in yükselişi gibi temel bir dönüşümün zaten yaşandığını, bunun 20-30 yıl öncesinden öngörülebildiğini söyledi.

Wolf, küresel sistemin uzun süredir devam eden entegrasyon döneminden uzaklaşarak yeni bir kırılma sürecine girdiğini belirtti. Trump'ın ikinci kez seçilmesinin, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra kurulan ittifak ve ticaret düzenine yönelik belirsizliği artırdığını ifade etti.

"Artık kimse ABD'ye güvenmiyor"

Wolf'a göre Trump'ın yaklaşımı, "Ne iyi görünür?" sorusundan çok "Ben bundan ne kazanıyorum, bana ne teklif edeceksin, bana ne kadar para vereceksin?" ekseninde şekilleniyor. Bu durumun ABD'ye yönelik güveni zayıflattığını belirten Wolf, güvenin küresel entegrasyon döneminde temel unsur olduğunu ancak artık "silahlandırılmış karşılıklı bağımlılık" dönemine girildiğini dile getirdi.

Wolf açıklamasında, "Bunlar bizim için yeni. Kanada Başbakanı Mark Carney'nin de söylediği gibi, artık kimse bu ülkeye güvenmiyor. Bu güvensizlik zaten bir süredir büyüyordu" dedi. Ayrıca Wolf, Trump'tan önce de güvenin silaha dönüştürülebileceğini fark ettiklerini, yani "silahlandırılmış karşılıklı bağımlılık" döneminin oluşabileceğini anladıklarını söyledi.

Wolf, özellikle dolar merkezli finansal sistemin yaptırımlar yoluyla bir baskı aracına dönüşmesinin ülkeleri endişelendirdiğini vurgulayarak, aktörlerin kırılganlıklarını azaltmak amacıyla daha kapalı ve temkinli pozisyonlar almaya başladığını söyledi. Wolf, bu sürecin "kopuşu" hızlandırabileceğini kaydetti.

"Herhangi biri ya da bir ülke 21. yüzyılın hegemonyasını sürdürebilir mi?" sorusuna ise Wolf şu yanıtı verdi:

"Şu anda kesinlikle hayır. Bunun iki temel nedeni var. Birincisi, artık dünya tek kutuplu değil. İki süper gücün dünyası. 20. yüzyıl boyunca ABD açık ara en güçlü ülkeydi. Şu an itibarıyla iki büyük güç var. ABD’nin güçlü ülkelerle büyük ittifaklar kurma avantajı vardı ama bunu kendi eliyle zayıflattı. Dolayısıyla ABD tek başına hegemonik bir rol oynayamaz. Bence oynamak da istemiyor. İkinci nokta: Trump yönetimindeki ABD, hegemonik rol üstlenmek istemiyor. Tam olarak ne isterse onu yapmak istiyor, özgür olmak istiyor. Bu hegemonik rol dediğimiz şey, geçmişte aşina olduğumuz biçimiyle hem güç, hem bağlılık hem de güven gerektirir. Ama şu an bu koşullar yok."