Advertisement

Gedik Yatırım, 2021 Nisan ayına ilişkin strateji raporunu yayımladı.

Raporda 2021 yılına, merkez bankalarının destekleyici duruşlarını sürdürmesi, mali teşvik beklentileri ve aşılamaya ilişkin olumlu gelişmelerin etkisiyle küresel çapta güçlü risk iştahı ile girildiği belirtildi.

Ayrıca raporda, ABD ekonomisi başta olmak üzere global büyüme tahminlerinde yapılan yukarı yönlü revizyonlara rağmen, emtia ve navlun fiyatlarındaki hızlı artışlara bağlı olarak enflasyon beklentileri ve uzun vadeli tahvil faizlerindeki kayda değer artışın, Şubat ortalarından itibaren küresel risk iştahında önemli bir bozulmaya yol açtığı kaydedildi.

FED Başkanı Powell ve ABD Hazine Bakanı Yellen’ın telkinleri ve destekleyici duruş söylemleriyle, ABD tahvil faizlerinin şimdilik dengelenmiş durumda olduğuna dikkat çeken raporda, “Risk iştahı yeniden bir miktar güç kazanmış görünüyor.” ifadeleri yer aldı. Raporda, Kovid-19 sonrası yaşanan tedarik zinciri sıkıntılarına bağlı olarak yaşanan hammadde sıkıntıları ve navlun fiyat artışlarının enflasyonist riskleri artırdığı belirtildi.

Uzun vadeli ABD tahvil faizlerinin tarihsel süreç içinde halen çok düşük seviyelerde seyrettiğini vurgulayan raporda, 10 yıllık tahvil faizlerinin sene içinde yüzde 2,0 seviyelerini aşabileceği, buna karşın tahvil faizlerindeki yükselişlerin hisse senedi endekslerinde sert satışlara yol açabileceği açıklandı.

Yurt içinde bozulan yabancı yatırımcı algısında kısa vadede “önemli bir iyileşme” beklenmiyor

Gedik Yatırım hazırlamış olduğu raporda, Türkiye’de 20 Mart gecesi TCMB’deki başkan değişiminin, TL varlıklarda çok ciddi volatilite artışına neden olduğunu, bu sebeple bozulan yabancı yatırımcı algısında kısa vadede bir iyileşme olmasını beklemediklerini kaydetti.

Raporda, mevcut enflasyon eğiliminin kısa vadede (Ağustos/Eylül’den önce) para politikasında gevşemeye izin vermediği, politika faizinin ise sene sonunda yüzde 17 civarında olacağı öngörüldü.

“2021 için ortalama USD/TL tahminimiz 8,20-8,25 olarak şekilleniyor”

Gedik Yatırım raporda, vurgulanan koşullar çerçevesinde TL’nin yılın genelinde zayıf kalmasını beklediklerini ve 2021 için ortalama USD/TL tahminlerinin 8,20-8,25 olarak şekillendiğini açıkladı.

Raporda Türkiye’deki enflasyon oranı hakkında şu ifadeler kullanıldı:

“Daha önce Nisan ayında kabaca yüzde 17,0 seviyesinde zirve yapmasını beklediğimiz TÜFE enflasyonunda artık Mayıs ayında yüzde 18’li seviyelerin görülebileceğini düşünüyoruz. Sene sonu TÜFE enflasyonu tahminimizi ise yüzde 11,3’ten yüzde 15,0 revize ediyoruz.

Turizm ve inşaatta devam eden zayıflığa karşın, imalat sanayi aktivitesi halen çok güçlü seyrediyor. Devam eden büyüme momentumu nedeniyle daha önce 2021 yılı GSYH tahminimizi yüzde 2,5’ten yüzde 3,5’e revize etmiştik. Son dönemde parasal koşullardaki sıkılaşmanın, özellikle iç talepte kayda değer bir geri çekilme ihtimalini artırmasıyla, piyasada büyüme tahminlerinin aşağı yönlü güncellendiğini gözlemliyoruz.

Yılın ikinci yarısındaki negatif büyüme öngörümüze karşın, mevcut büyüme momentumunu dikkate alarak (yılın ilk yarısında GSYH büyümesinin çift haneli seviyelere yaklaşabilir), piyasa tahminlerine göre zaten muhafazakar seviyedeki GSYH büyüme tahminimizi yüzde 3,5’te sabit bırakıyoruz.”

BIST-100 endeks hedefi 1,750’den 1,575 seviyesinde

Gedik Yatırım hazırlamış olduğu raporda, “İNA modellerimizde kullandığımız risksiz faiz oranımızı yüzde 13.5’dan yüzde 16.0’ya yükseltiyoruz. İNA’larda kullandığımız yeni risksiz faiz oranımız kapsamımızdaki şirketlerin en güncel temel gelişmeleri ile harmanlandığında, BIST-100 endeksi için yeni hedef değerimiz 1,575 olarak oluşmaktadır.” ifadelerine yer verdi.

Raporda, 2020 yılını yüzde 26’nın üzerinde bir getiri ile kapayan BIST-100 endeksinin 2021 yılına zor bir başlangıç yaptığı ve yılbaşından bugüne eksi yüzde 5’lik bir getiriye sahip olduğu belirtildi. Gelişmekte olan ülke piyasaları ile karşılaştırıldığında ise BIST 100 ’ün 2020 yılında eksi yüzde 9, 2021 yılbaşından itibaren eksi yüzde 15’lik rölatif getiriye sahip olduğu kaydedildi.

Bankacılık sektörü hisseleri, özellikle özel bankalar ele alındığında, iskontolu çarpanlarla işlem görmeye devam etmekte olduğunu belirtilen raporda, bu karşın sektörü etkileyen koşulların hisseler için bir katalizör olmayacağı, kısa ve orta vadede sektörün kredi sağlık performansı hisse fiyatları için belirleyici olmaya devam edeceği belirtildi.

Raporda, Türkiye ve küresel gelişmelere ilişkin öne çıkan temel varsayımlar:

Gedik Yatırım 2021 Nisan ayına ilişkin strateji raporunda, TCMB’nin kısa vadede faiz indirimine gitmeyeceğini, ancak sonrasında parasal gevşeme konusunda önceki döneme göre daha agresif (cesur) olacağını varsaydıklarını ve bozulan yabancı yatırımcı algısında önemli bir iyileşme beklemediklerini açıkladı. Vaka artışlarının neden olduğu işyeri kapanışlarının belirli hizmet sektörleri ile sınırlı kalacağı tahmin edilen raporda, global büyümedeki toparlanma eğiliminin merkez bankalarının destekleyici duruşlarını sürdürmeleri ve mali teşviklerin de desteğiyle devam edeceği öngörüldü.

Ayrıca raporda, ABD’de enflasyon endişeleri ve 10 yıllık tahvil faizlerinde yükseliş potansiyelinin devam etmesiyle, küresel risk iştahının sene başına göre daha zayıf seyredebileceği belirtildi. “Piyasalarda olası dalgalanmaların çok sertleşmeyeceğini varsayıyoruz.” ifadelerinin yer aldığı raporda, Brent petrol varil fiyatının yılın geri kalanında ortalama 65-70 dolar seviyelerinde kalabileceği açıklandı.