Advertisement

Çin'in hisse, tahvil ve Döviz piyasalarında önemli bir konuma gelerek rüştünü ispatladığı bir on yıl geride kaldı.

Çin'in gelişmesine diğer gelişen piyasalar da eşlik ederek küresel işlemlerden her zamankinden daha fazla pay aldı. Gelişen ülkelerin hisse senetlerinin piyasa değeri neredeyse ikiye katladı. Tahvil ihraçları üç katına çıktı ve döviz işlemleri toplam küresel tutarın üçte birini aştı.

Ancak gelişen ülkelerin küresel piyasalardaki ekonomik ağırlığı hala geçerli. Uluslararası Para Fonu (IMF) tahminlerine göre küresel GSYİH'nin yüzde 59'unu oluşturan gelişmekte olan ülkeler 2024'te payını yüzde 63.3'e çıkaracak. Gelişen piyasaların büyümek için hala oldukça geniş bir alanı bulunuyor.

Gelişen piyasaların artan rolünü gösteren sekiz grafik:

Hisse senetleri

MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi geçen on yılda neredeyse ikiye katlayarak 6.2 trilyon dolar ile zirve gördü.

Gelişen ülkelerin şirketleri sadece büyümedi, aynı zamanda küresel piyasalar için daha önemli hale geldi. MSCI Inc.'in raporuna göre MSCI Dünya Endeksi'nde gelişen piyasaların ağırlığı Nisan 2019'da yüzde 12'ye ulaştı. 1997 yılında sadece yüzde 6.8 idi.

Bunda büyük etkisi bulunan dünyanın en büyük ikinci ekonomisi Çin. Asya devinin MSCI gelişen piyasalar endeksindeki ağırlığı on yıl öncesi yüzde 13.6'dan yüzde 30.3'e yükseldi.

Döviz

Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) tarafından üç yılda bir gerçekleştirilen bir ankete göre gelişen piyasa paralarının küresel çapta günlük işlemlerdeki payı Nisan'da yüzde 26.5 oldu. 2010'da ise yüzde 19.4 idi. Büyümenin hızı da arttı. 2016 ile 2019 arasında payları 3.5 yüzde puanı artarken 2013 – 2016 arasında sadece 2.6 yüzde puanı idi. Ondan önceki üç yıllık dönemde ise 1 puan olarak gerçekleşmişti.

Gelişen piyasalardaki büyümeyi büyük ölçüde Asya göğüsledi. Ankete dahil olan 28 gelişen piyasa arasında geçtiğimiz on yıl sadece beşinin günlük döviz işlemlerindeki payı arttı: Çin Yuanı, Hong Kong Doları, Singapur Doları, Hint Rupisi ve Meksika Pesosu. Yuan gelişen piyasalar arasında en fazla işlem gören para oldu.

Tahviller

Gelişen ülke şirketleri ve hükümetlerinin yerel para ve döviz cinsinden yıllık tahvil satışlarının sayısı, Bloomberg tarafından derlenen verilere göre on yılda neredeyse üçe katlayarak 15,270 ihale oldu. Hacim olarak tahvil satışları 2019'da 2.5 trilyon dolar ile 2009'daki 769 milyar doların 3.2 katını aştı.

Gösterge tahvil endekslerindeki büyümeye en fazla katkıyı sağlayan yine Çin oldu. Çin şirketleri ICE BofAML EM Corporate Plus Endeksi'nin yüzde 29.5'ini oluşturuyor. Geçen on yılın sonunda bu rakam sadece yüzde 2.7 idi. Çin'in ardından ikinci ve üçüncü sırada gelen ülkeler Meksika ve Brezilya oldu. Meksika payını yüzde 7.5'ten yüzde 9.2'ye çıkarırken, Brezilya yüzde 11.5'ten yüzde 7.7'ye düşürdü.

ETF

Exchange traded fon piyasası on yılda oldukça fazla büyüdü. En büyük gelişen piyasa hisse ETF'si Vanguard FTSE Gelişen Piyasalar ETF'si (VWO) on yıl önce yaklaşık 20 milyar dolarlık varlığa sahipti. Şimdi 67 milyar dolarlık varlığı bulunuyor. 2012 yılına kadar olmayan iSahres Core MSCI Gelişen Piyasalar ETF'si (IEMG) hızlı bir şekilde 61 milyar dolarlık varlık büyüklüğüne ulaşarak sektörün en büyük ikinci fonu oldu.

Büyümeye hangi ülkenin öncülük ettiğini tahmin etmek zor değil. Çin hisseleri için ABD'de listelenmiş 49 fondan 43'ü geçen on yıl içerisinde oluşturuldu. ABD'de işlem gören gelişen piyasa fonları arasında 85 milyar dolarlık varlık ile sektör için en önemli ülke Çin. Bloomberg'ün derlediği verilere göre hem ülkelere odaklanan hem de daha geniş ölçekli gelişen piyasa fonlarının toplam 280 milyar dolarlık varlığının üçte birini Çin oluşturuyor.

Ekonomik büyüme

Gelişen piyasaların giderek artan piyasa payı, ekonomik ağırlıklarına kıyasla hala çok sönük. IMF tahminlerine göre beş yıl içerisinde küresel ekonominin yaklaşık üçte ikisini oluşturacaklar. Yatırımcıların dikkatini giderek daha fazla çeken gelişen ülkeler için görünüm, piyasaların kalbindeki yerini alacakları yönünde.