Advertisement

Altın fiyatları, Omikron varyantına dair endişelerin azalması ve doların zayıflamasıyla yeniden 1.800 doların üzerine tırmandı. Gram altın ise küresel altın fiyatlarındaki yükselişe rağmen dolar kurundaki gerilemeyle 600 TL’nin altına indi.

Dolar, Omikron vakalarının artmasına rağmen hastaneye yatma riskinin daha düşük olmasıyla hızlı bir düşüş yaşadı. Doların en çok işlem gördüğü para birimlerine karşı performansını ölçen Bloomberg Dolar Spot Endeksi çarşamba günü yüzde 0,5 civarında düşüş kaydederek 1.186 seviyesinden 1.179’a geriledi.

Philip Futures Emtia Müdürü Avtar Sandu ise altın piyasalarında momentumun azaldığını ve yıl sonuna kadar fiyatların konsolide olacağını düşündüğünü söyledi. Sandu, “Altın 1.810-1.760 dolar arasına sıkışmış durumda. Gümüş ve diğer değerli metaller de Omikron endişelerinin geçmesiyle yatırımcıların odağında” diye ekledi.

Gram altın fiyatı

Gram altın, küresel altın fiyatlarının 1.800 dolara çıkması ve Dolar/TL ’deki yükselişe geçen haftayı 950 TL civarında kapatmıştı. Haftaya dolar/TL’deki yükselişten destek bularak 1.000 TL'nin üzerinde başlayan gram altın, salı günü dolar/TL’deki dalgalı seyri takip etmişti. Gram altın perşembe günü dolar/TL'deki düşüşün yüzde 10'un üzerine çıkmasıyla 600 TL'nin altını gördü.

Ons altın fiyatı

Ons altın, Fed toplantısının yarattığı belirsizliğin kalkmasıyla geçen haftaki kayıplarını silerek haftayı 1.800 doların üzerinde kapatmıştı. 4 haftanın ardından ilk defa haftayı kazançla kapatan ons altın, yeni haftaya düşüşle başlamıştı. Salı günü 1.800 dolar sınırına kadar tırmanan ons altın, perşembe günü 1.805 dolar civarında işlem görüyor.

Dolar/TL çarşamba gününe 12,60 civarında başladıktan sonra gerileyerek günü 12,04 seviyesinde kapatmıştı. Perşembe günü de gerilemeye devam eden dolar kuru 12,3'e kadar yükseldikten sonra yüzde 10'u aşan düşüşle 10,50 seviyesini gördü.

Dolar/TL , pazartesi günü kabine toplantısı öncesinde 18 seviyesini aşarak rekor kırdıktan sonra TL’yi özendirici önlemlerin açıklanmasıyla gerileyerek 12,27 seviyesine kadar düşmüştü.

Dolar kuru salı günü sabah saatlerinde yüzde 14'ten fazla düşüşle 11,09 seviyesini test ettikten sonra yeniden yükselişe geçerek 14 seviyesinin üzerine çıkmış, 14,37 ile salı günü gün içi zirvesini görmüştü.

Türkiye’nin CDS’i 563 baz puan seviyesinde bulunurken 10 yıl vadeli tahvil faizi yüzde 22,97 civarında seyrediyor.

Türk lirasının 1 aylık ima edilen oynaklığı salı günü 62,62’ye ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesini görmüştü. Gösterge en son 13 Ağustos 2018’de 61,47 seviyesine kadar tırmanmıştı.

Küresel tarafta dolarda yaşanan zayıflama da dolar/TL'deki düşüşte etkili oldu. Doların en çok işlem gördüğü para birimlerine karşı performansını ölçen Bloomberg Dolar Spot Endeksi çarşamba günü yüzde 0,5 civarında düşüş kaydederek 1.186 seviyesinden 1.179’a geriledi.

Kur korumalı TL mevduat enstrümanı

Hazine'nin TL mevduat hesaplara ilişkin açıklamasının ardından TCMB de dövizden TL mevduata geçişi destekleyen bir dizi önlem açıklamıştı.

Hazine'nin açıkladığı ürün, gerçek kişilerce TL vadeli hesaplar üzerinde işleyecek faiz ile hesap açılış ve vade tarihlerindeki kur değişim oranı kıyaslanacak ve yüksek olan oran üzerinden hesap nemalandırılacak. Ayrıca bu mevduat ürününe stopaj da uygulanmayacak.

TCMB'nin açıkladığı ise dolar, euro ve sterlin cinsi yabancı hesapların TL vadeli hesaba dönüşmesi halinde fon sahiplerine destek sağlayacağını, TL'ye dönüşümde dövizin TCMB tarafından satın alınacağını açıkladı. Böylece TCMB ilgili adımın kullanılmasıyla oldukça düşük tutarda olan kendine ait rezervlerini artırma imkanı elde edebilecek.

TCMB sisteminde sadece dövizden TL'ye dönüşte destek sağlandı, katılım bankacılığı da gözetildi.

Merkez Bankası ayrıca ihracatçı ve ithalatçı firmalara kur riskini yönetebilmeleri amacıyla, ihale yoluyla ve BİST VİOP'ta TL uzlaşmalı vadeli döviz satışı gerçekleştirileceğini de açıkladı.

TCMB 1 Aralık'ta yapılan ilk döviz müdahalesinde 844 milyon dolar sattığını açıkladı. Yapılan müdahaleler 15 işgünü sonra TCMB tarafından açıklanıyor. Bir sonraki müdahale 3 Aralık’ta olduğundan buna ilişkin veri de Cuma günü açıklanacak.

Ekonomist Haluk Bürümcekçi notunda TCMB'nin döviz satışlarını şöyle değerlendirdi:

Aralık ayı içinde gerçekleşen ve kamuoyuna açıklanan toplam beş döviz satış müdahalesinde yapılan toplam satışın en az 9 milyar dolar civarında olduğunu tahmin ettiğimi daha önce belirtmiştim. Bu arada, TCMB analitik bilançosundaki 20 ve 21 Aralık günleri görülen belirgin değişimler piyasanın dikkatlerini çekti.

Bankanın net döviz pozisyonunun (Dış Varlıklar - Toplam Döviz Yükümlülükleri) toplam 5,9 milyar TL açıldığını ve aynı günlerde swapların 1,1 milyar dolar arttığını gören bazı yorumcular bunun 7 milyar dolarlık döviz satışı yapıldığı anlamına geldiğini yazdılar.

Söz konusu günlerde kamuoyuna duyurulmuş bir doğrudan döviz satış müdahalesi olmamıştı. Ancak döviz pozisyonu üzerinden hesap yapılmasını doğru bulmadığımı, zira aynı dönemde dış yükümlülüklerin 1.6 milyar dolar artmış olmasının döviz pozisyonunu açan faktörler arasında olduğunu belirtmek isterim.

Dış yükümlülük artışını TCMB’nin piyasaya döviz satışları ile ilişkilendirmek doğru değil, bu artış dış borç ödemeleri ile ilgili bir hazırlık nedeniyle olması daha olası. Bu nedenle, analizi net uluslararası rezerv (NUR) üzerinden yaptığımda 4.4 milyar dolar düşüş görüyorum ve bunun 1.1 milyar dolarlık swap artışına rağmen gerçekleşmesi ise döviz satışının 7.0 değil 5.5 milyar dolar olduğunu gösteriyor. Ancak bu satış piyasaya yapılmadıysa kime yapıldığı konusunda bir açıklamanın yapılmasının da gerekli olduğunu düşünüyorum.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), JPMorgan Chase Bank NA İstanbul Şubesi'ne JPMorgan Chase & Co'nun doğrudan veya dolaylı bağlı kuruluş ve iştiraklerine destek/danışmanlık hizmeti sunma izni verdi.

Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan BDDK kararına göre, JPMorgan Chase Bank İstanbul Şubesi, bu kuruluş ve iştiraklere; küresel işlem bankacılığı ve yatırım bankacılığı ürün ve hizmetlerine ilişkin belge düzeni, referans niteliğinde fiyat belirleme gibi operasyonel destekler, idari ve operasyonel konularda iletişim desteği sağlanması, yerel mevzuat, uyum, vergi, hukuki konular ve müşteri tanı süreçleri konularında destek ve danışmanlık hizmeti sağlayabilecek

EROL OYTUN ERCAN

Hafta başında açıklanan kur korumalı vadeli Türk lirası mevduatların detayları salı günü belli olurken yabancı stratejistler ve portföy yöneticileri yeni finansal enstrümanın piyasaları uzun vadede nasıl etkileyebileceğini değerlendirdi.

Aberdeen Standard Kıdemli Yatırım Yöneticisi James Athey, yeni uygulamanın kredibilite ve güvene dayandığını belirtek, “Eğer mudiler yeni uygulamanın güvenilir olduğuna inanmazlarsa dolara olan talep devam edecektir. Küresel yatırımcılar da güven duymazsa Türk lirası satmayı sürdürecektir” dedi.

Şu an için portföylerinde Türk lirası ve Türkiye hazine tahvillerinin ağırlığını ortalamanın altında tutmaya devam ettiğini belirten Athey, “Makroekonomik sorunlar şu an için sürüyor ve değişecek gibi görünmüyor. Çok fazla yanıtlanmamış ve yanıtlanamayacak soru var” diye ekledi.

"Türk lirası için geçici bir rahatlama sağlar fakat ekonomideki yapısal problemleri değiştirmez"

Medley Advisor Gelişen Piyasalar Direktörü Nick Stadtmiller, uygulamayla ilgili sorunun Türk lirası değer kaybettikçe hükümetin mevduat sahiplerinin zararlarını karşılamak için daha fazla Türk lirası basmak zorunda kalması olduğunu ifade etti.

“Bu Türk lirasındaki değer kaybını daha da artırır” diyen Stadtmiller, yeni finansal enstrümanın işe yaraması halinde planın da işe yaracağını ama enstrümanın işlememesi halinde Türk lirasının daha da fazla değer kaybedeceğini belirtti.

Bu uygulamanın Türk lirası için geçici bir rahatlama sağlayacağını fakat ekonomideki yapısal problemleri değiştiremeyeceğini vurgulayan Stadtmiller, politika yapıcıların ekonomik problemleri çözmek için faizleri artırmamakta kararlı olduğunu kesinleştirdiklerini söyledi.

"Yeni plan maliyetli”

TD Securities Portföy Strateji Müdürü Cristian Maggio de hükümetin dolar kurundaki oynaklıkları kompanse etme planının çok maliyetli ve sürdürülemez olabileceğini belirtti.

Kur 11 seviyesindeyken Türk lirası mevduat miktarının 241 milyar dolara karşılık geldiğini vurgulayan Maggio, “Kur 18 seviyesindeyken Türk lirası mevduat miktarı 148 milyar dolara karşılık geliyor, yani hükümet Pazartesi günkü gibi bir kur hareketini kompanse etmek istese bunun faturası 94 milyar dolar civarında olacaktır. Yeni uygulama sürdürülemeyebilir. ” diye ekledi.

Faiz artırımlarının gerekli ve aynı zamanda kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Maggio, faizler yükselene kadar Türk lirasının hala yükselme riski bulunduğunu belirtti.

"En önemli soru mudilerin hükümete güvenip güvenmedikleri"

ITC Capital Kıdemli Kur Stratejisti Piotr Matys ise yeni uygulamayla ilgili sorulması gereken soruların başında Türkiye’deki mudilerin kurdaki değer kaybından kaynaklanan zararlarının hükümet tarafından karşılanacağına güvenip güvenmedikleri olduğunu söyledi.

Matys, hükümetin ortodoks olmayan politikalar izlemeye devam etmesi halinde dolar/TL’de kalıcı bir gerileme sağlanamayacağını dile getirdi.

Monex Europe Kıdemli Kur Stratejisti Simon Harvey de yeni kur korumalı mevduat uygulamasının Türk lirasındaki değer kayıplarının önüne geçeceğini, Türk ekonomisindeki makroekonomik temelleri değiştiremeyeceğini vurguladı.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, kurda belli bir rahatlama sağlandığını, kurdaki düşüşün fiyatlara yansımasında bakanlığın kendini göstereceğini söyledi.

TBMM'de gazetecilerin sorularını yanıtlayan Nebati, iş dünyasıyla temaslarının devam edeceğini, Anadolu'da da temaslarda bulunacağını belirtti.

Nebati, "4 Ocak'ta il başkanları toplantısı var. Ben sürekli toplumun içindeyim. İş dünyası ile buluştuk. Anadolu'ya da çıkacağız. Diğer sektörleri dinleyeceğiz. Önce şöyle bir rahatlama. O gerçekleştirildi. Bundan sonra yapacağımız şey hep birlikte çalışmak. O-bu yok sen-ben yok." diye konuştu.

BLOOMBERG HT ARAŞTIRMA

Eylül'de başlayan faiz indirimleri ile beraber kurlarda görülen yukarı yön ve Ekim'de başlayıp Aralık ortalarına kadar süren BIST rallisi ile performanslarını belirginleştiren altın, döviz ve hisse içerikli fonlarda; bu hareketlerin terse dönmesi ile sert düşüşler yaşandı.

Kasım sonu itibarı ile 3 aylık süreçte altın, döviz cinsi borçlanma araçları ve yabancı menkul içeren karma-değişken emeklilik ve yatırım fonları yüzde 50'ler ve üzerinde getiri performansları sergilemişti. Aralık ayının ortalarına kadar döviz ekseninde yükselişin sürmesi ile bu performansın devamı gelmişti.

Hisse senedi tarafında ise BIST, Aralık ayında 2000 puanın üzerine çıkmış ve yerli hisse içerikli fonlarda da Ekim başından itibaren görülen pozitif seyir sürmüştü.

Altın ve döviz bazlı fon performanslarında sert düşüş görüldü

17 Aralık Cuma günü öğleden sonra BIST'te devre kesicilerin 2 kez çalıştığı sert düşüş ve devamında BIST'te görülen gerileme; 20 Aralık Pazartesi günü Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kabine toplantısı ardından açıkladığı TL'yi özendirme paketi ile yükseldiği zirve noktalardan keskin biçimde düşen kurlarla, emeklilik ve yatırım fonlarındaki genel görünüm de ani bir değişim yaşadı.

2021 yılının geneline yayılan döviz, altın ve hisse olumlu fon performansları kompozisyonu değişmese de, özellikle 1 hafta ila 15 günlük periyotta bu enstrümanlar eksenindeki pozitiflik yerini sert değer kaybına bıraktı.

TEFAS verilerine bakıldığında; emeklilik fonları içerisinde Altın Fonları, fon değerlemesinin piyasa hareketini henüz yansıtmadığı 21 Aralık ile piyasa fiyatlamasının fonlarda görülebildiği 22 Aralık günü arasında yüzde 25 civarında düşüş yaşadı. Yine aynı zaman diliminde dövizdeki yükselişten pozitif etkilenen kamu dış borçlanma fonları da sert döviz düşüşü ile yüzde 20-26 arasında geriledi. İçerisinde yabancı hisse ve menkul taşıyan karma ve değişken kategorisindeki emeklilik fonlarında da döviz hareketi kaynaklı yüzde 20'yi aşan düşüşler görüldü. Son negatif BIST hareketleri ile de hisse ağırlığı yüksek emeklilik fonlarında yüzde 10'lara yakın kayıplar gözlemlendi.

Yine TEFAS verilerine göre; menkul kıymet ve borsa yatırım fonları içerisinde de emeklilik fonlarına benzer olarak aynı zaman diliminde benzer içerikteki fonlarda sert gerilemeler görüldü. Altın ve döviz bazlı borsa yatırım fonları 21-22 Aralık tarihleri arasında yüzde 30'lara yakın düşüş yaşarken; menkul kıymet fonları içerisinde de altın, gümüş ve döviz ya da yabancı hisse-menkul ağırlıklı/içerikli fonlarda yüzde 10 ila yüzde 50 arasında sert gerilemeler görüldü. Hisse tarafında ise yerli hisse içerik/ağırlık taşıyan fonlarda yine emeklilik fonlarına benzer olarak yüzde 10'lar civarında düşüşler gözlendi.

Yılın başına göre altın ve döviz seyrine göre performans gösteren fonlar pozitif tarafta kalmaya devam ediyor

Yılbaşından itibaren; özellikle dövizden etkilenen, altın ve yurt dışı ile yurt içi hisse bazlı fon tiplerinde ilgili enstrümanların pozitif performansları ile olumlu tablo öne çıkmaya devam ediyor. Yıl bitimine kadar radikal bir 2021 fon performanslarındaki bu tablonun sürüp sürmeyeceği son gelişmelerin ardından dikkatle izleniyor olacak.

Ancak piyasalarda olduğu gibi son hareketlerin yarattığı etkinin emeklilik ve yatırım fonları üzerindeki sonuçları da benzerine az rastlanır vaziyette gerçekleşmiş durumda.