Advertisement

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, ''Merkez Bankası piyasaya şu mesajı net olarak veriyor; 'elim kuvvetlidir, fiyat istikrarını ve Türk Lirası'na olan güveni sağlamak için birçok argümanı birden devreye sokabilirim'. Ben bu mesajın piyasalar tarafından en doğru şekilde algılandığını ve algılanacağını düşünüyorum'' dedi.

Merkez Bankası'nın açıkladığı eylem planına ilişkin AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Ergün, Merkez Bankası'nın asıl görevinin fiyat istikrarını sağlamak olduğunu kaydetti.

Ergün, son zamanlardaki gelişmelerin, özellikle Döviz kurundaki bazı gelişmelerin fiyat istikrarını bozabilecek gelişmeler olarak görüldüğüne işaret ederek, şunları söyledi:

''Döviz fiyatlarındaki aşırı yükselme, Merkez Bankası'nın konuya değişik argümanlarla müdahale etmesini zorunlu kıldı. Zaten biliyorsunuz döviz satış ihalesi şeklindeki ihaleler döviz kurunun aşırı yükselmesini piyasada bazı manipülasyonların ve spekülasyonların yapılmasını önleyen müdahalelerdi ve belirli bir istikrarı yakalamıştı. Dolayısıyla Merkez Bankası'nın hem fiyat istikrarını sağlamak hem de finansal istikrara katkı sağlamak gibi bazı politikaları bir arada gerçekleştirecek adımları atması, proaktif bir şekilde konunun içinde yer alması son derece doğaldır.''

Bakan Ergün, Merkez Bankası'nın, Türk Lirası'na olan güveni zedeleyecek gelişmeleri an be an yakından takip ettiğini ifade ederek, Merkez Bankası'nın fiyat istikrarının bozulmasının Türk Lirası'na olan güveni zedeleyeceği için bu güvenin zedelenmesine de imkan vermemesi gerektiğini anlattı.

Geçmişte fiyat istikrarının olmadığı, enflasyonun çok yüksek olduğu dönemlerde insanların Türk Lirası ile alışveriş yapmaz hale geldiklerini, Türk Lirası'nı tasarruf aracı olmaktan çıkardıklarını belirten Ergün, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Türk Lirası'na güvenin azaldığı bir ekonomi düzgün bir ekonomi olmayacaktır. Bu nedenle Türk Lirası'na olan güvenin sağlanması yönünde atılmış olan adımlar doğru adımlardır. Merkez Bankası piyasaya şu mesajı net olarak veriyor; 'elim kuvvetlidir, fiyat istikrarını sağlama, Türk Lirası'na olan güveni sağlamak için birçok argümanı birden devreye sokabilirim. Buna döviz alımı-satımı ihaleleri dahil, buna faiz oranlarındaki ayarlamalar, sıkılaştırmalar, gevşetmeler dahil. Buna bankaların zorunlu karşılık oranlarındaki artırmalar ve eksiltmeler dahil. 'Bunun gibi birçok argümanı devreye sokabilecek imkanlara sahibim, dolayısıyla her şeyi yakından takip ediyorum' mesajı verilmiştir. Ben bu mesajın piyasalar tarafından en doğru bir şekilde algılandığını ve algılanacağını şahsen düşünüyorum. Onun için Merkez Bankası hem dünyadaki gelişmeleri yakından takip eden hem bunların Türkiye ekonomisindeki etkilerini yakından takip etmesi açısından son derece önemli ve doğru, olumlu adımlar olarak gördüğümü söyleyebilirim.''

Bakan Ergün, Merkez Bankası'nın bütün gelişmeleri yakından takip ettiğini dile getirerek, ''Merkez Bankası şunu diyor; 'ben gelişmeleri yakından takip ediyorum. Düşük kur, yüksek faizde Türkiye ekonomisi üzerinde olumsuz etkileri olursa ona da müdahale edecek argümanlarım da var. Çok yüksek kur noktalarına gelip fiyat istikrarını tehdit eden bir tablo ortaya çıktığında ona müdahale edecek argümanlara da sahibim'...'' diye konuştu.



-''Merkez Bankası'nın uygulanan politikalarla eli güçlenmiştir''-



Sevindirici olan tarafın Merkez Bankası'nın bu argümanlara sahip bulunması olduğunu ifade eden Ergün, geçmişte Merkez Bankası'na dönük bazı eleştirilerin olduğunu, ama bu dönemde iki tane iyi şeyin gözden kaçtığını dile getirdi. Nihat Ergün, şunları kaydetti:

''Bunlardan birincisi, Merkez Bankası ciddi bir döviz rezervi oluşturdu 100 milyar dolara varan, ikincisi Türkiye'nini dış borcunun kompozisyonu değişti. Türkiye döviz kaynaklı dış borcunu azalttı, içeriye kendi vatandaşlarına Türk Lirası cinsinden borca yöneldi. Aslında bu iki konu Türkiye ekonomisinin birtakım spekülasyonlara maruz bırakılmasının önüne geçen iki konu oldu. Eğer Merkez Bankası'nın döviz rezervleri güçlü olmasaydı dövizin yükselme noktasında, dövizin fiyat istikrarına ve Türk Lirası'na olan güveni sarsabilecek noktalara ulaşmasında, bir miktar da manipüle edilmesinde, elinde hiçbir argüman olamazdı, olmayacaktı. Halbuki şimdi bu argümanlar var.

Bankacılık sistemini sağlam bir yapıya kavuşturmamış olsaydık, zorunlu karşılık oranlarını para politikasının bir unsuru olarak devreye sokabilir miydik? Sokamazdık. Şimdi sokabiliyoruz. Ama onun için Merkez Bankası'nın geçtiğimiz dönem uygulanan politikalarla eli son derece güçlenmiştir. Bugün birkaç argümanı devreye birden sokarak, Türkiye ekonomisinde istikrara katkı sağlayabilecek argümanlara sahip olmuştur.''



-''Enflasyon tahmininde büyük sapmalar olmaz''-



Bakan Ergün, enflasyon tahminlerinde çok büyük sapmalar olacağını düşünmediğini dile getirerek, ''Elbette dünyadaki gelişmelere göre bazı sapmalar olabilir. İşte döviz fiyatlarındaki artış, cari açığı önleyelim diye alınan bazı tedbirler, mesela ÖTV'deki artışlar fiyatlara yansıyacak. Fiyatlara yansıyan bölüm enflasyon sepeti içinde ağırlığı olan bir bölümse enflasyon rakamlarında kısmi olarak sapmalar meydana gelebilir ama ben bunun büyük bir sapma olacağı kanaatinde değilim'' diye konuştu.

BU HABERE YORUM YAZ
 
26 Ekim 2011 Çarşamba, 19:02 Misafir eli kuvvetlidi doları 1900 ckardı birileri kose oldu dolar düştü faiz yükseldü tekrar birileri köşe olacak vatandaşın cebi beklıyo garibandan al zengine ver mazt 3700 iken birden 3840 oldu tabiiki elin kuvvetli olacak zamlar asla sizlere dokunmaz