Advertisement

2011 yılı Ocak-Eylül döneminde uluslararası doğrudan yatırım girişinin 10,9 milyar dolara ulaştığını belirten Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye'de, bu dönemde gerçekleşen sermaye girişlerinin yaklaşık yüzde 87'sinin AB ülkeleri kaynaklı olduğunu, bunun da Avrupa'da yaşanan krize rağmen Avrupalı yatırımcıların Türkiye'ye olan ilgisini kaybetmediğini gösterdiğini belirtti.

Bakan Çağlayan, uluslararası doğrudan yatırım gelişmelerine ilişkin yazılı açıklamasında, Türkiye'ye yabancıların ilgisinin artarak devam ettiğini kaydetti.

2011 yılında yükseliş trendi yakalayan uluslararası doğrudan yatırımların, Eylül ayında da hız kesmeden devam ettiğine işaret eden Çağlayan, ''Ödemeler dengesi verilerine göre, Eylül 2011'de uluslararası doğrudan yatırım girişleri 902 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti. 2011 yılının ilk 9 ayında Türkiye'ye uluslararası doğrudan yatırım girişi 10,9 milyar dolara ulaştı. 9 ayda gerçekleşen yatırım girişi 2010 yılı gerçekleşen uluslararası doğrudan yatırım tutarının tamamından 1,8 milyar dolar daha fazla'' değerlendirmesinde bulundu.

Bunun da, Türkiye'nin uluslararası yatırımcılar için fırsatları bünyesinde barındıran, güvenli bir liman olduğunu gösterdiğini vurgulayan Çağlayan, ''2011 yılının ilk 9 ayında gerçekleşen yatırım tutarı, 2010 yılının ilk 9 aylık döneminde ulaşılan 5,4 milyar dolarlık doğrudan yatırımın iki katından fazladır'' ifadelerini kullandı.

Çağlayan, dünyada son dönemde yaşanan ekonomik krize rağmen, Türkiye'de uluslararası doğrudan yatırımlarda yakalanan bu yükseliş trendinin, Türk ekonomisine uluslararası yatırımcıların duyduğu güvenin devam ettiğinin bir göstergesi olduğuna dikkati çekti.

''5,3 milyar dolar ile bankacılık ve sigortacılık en fazla yatırım çeken alan''

''2011 yılı Ocak-Eylül döneminde gerçekleşen sermaye girişlerinin yaklaşık yüzde 87'sinin AB ülkeleri kaynaklı'' olduğunu belirten Çağlayan, söz konusu dönemde AB ülkeleri içinde İspanya'nın 2 milyar 198 milyon dolar, Avusturya'nın 2 milyar 122 milyon dolar ile dikkati çeken ülkeler olduğunu ifade etti.

Çağlayan, açıklamasında şöyle konuştu:

''Türkiye 2011 yılının ilk 9 ayında Avusturya ve İspanya'nın 5 katından fazla uluslararası doğrudan yatırım çekmiştir. Özellikle Avrupa'da yaşanan krize rağmen Avrupalı yatırımcılar Türkiye'ye olan ilgisini kaybetmemiştir. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) verilerine göre, siyasi ve ekonomik istikrarsızlığın yaşandığı Batı Asya bölgesindeki 2011 yılının ilk yarısı itibarıyla toplam uluslararası doğrudan yatırımların üçte biri Türkiye tarafından çekilmiştir. Bu durum Türkiye'nin bu alanda da lider ülke olma yönünde ilerlediğini işaret etmektedir.

2011 yılının ilk 9 aylık döneminde 5,3 milyar dolar ile bankacılık ve sigortacılık en fazla yatırım çeken alandır. Bankacılık sektörüne gösterilen bu ilgi Türk bankacılık sektörünün sağlam temelleri olduğunun göstergesidir.

Uluslararası doğrudan yatırım girişi bu dönemde enerji sektöründe 2,6 milyar dolar, imalat sanayinde ise 1,7 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmiştir. İmalat sanayi içerisinde ise 543 milyon dolar ile gıda-içki sektörü ve 326 milyon dolar ile elektrikli ve optik donanım imalatı sektörü ön plana çıkmaktadır.''

2011 yılı Ocak-Eylül döneminde, 2 bin 473 adet uluslararası sermayeli şirket ve şube kuruluşu ve 412 adet yerli sermayeli şirkete uluslararası sermaye iştiraki ile toplam 2 bin 885 adet şirketin faaliyete geçtiğini belirten Çağlayan, şirket kuruluşu ve yerli sermayeli şirketlere iştirak rakamlarının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 18,6'lık artış gösterdiğini söyledi.

2011 yılı Eylül sonu itibarıyla Türkiye'de 28 bin 833 adet uluslararası sermayeli şirketin faaliyet gösterdiğine dikkati çeken Çağlayan, şunları kaydetti:

''Türkiye'ye olan ilginin devam etmesi halinde, Türkiye'nin 2011 yılı sonu itibariyle 12-13 milyar dolar uluslararası doğrudan yatırım girişi olacağına inanıyorum. Uluslararası doğrudan yatırımların devam etmesi cari açıkla mücadelede önemli politikamız olacaktır. Bu çerçevede bugün açıklanan cari işlemler hesabının Eylül ayında 6 milyar 758 milyon dolar olması beklentilere yakın bir gelişmedir. Cari açıkla mücadelede çalışmalarında son noktaya geldiğimiz GİTES ve GİTES çerçevesinde üzerinde çalıştığımız yeni teşvik sistemi önemli rol oynayacaktır. Gerek GİTES gerekse oluşturulacak yeni teşvik sisteminin temel önceliği cari açığın düşürülmesi yönünde olacaktır.''