Advertisement

TİM Dış Ticaret Kompleksi'nde Suriye'deki mevcut durumu değerlendirmek ve önümüzdeki döneme ilişkin öngörüleri paylaşmak amacıyla ilgili bakanlık ve sektör temsilcileri ile Suriye'de iş yapan iş adamlarının katılımıyla 'Suriye'' konulu toplantı yapan Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, bu yılın 9 ayında Suriye'ye ihracatın bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,7 artış gösterirken, ekim ve kasım ayındaki ihracatın geçen döneme göre düşüş gösterdiğini belirtti. Çağlayan, ''Bu dönemde geçen yılın aynı dönemine göre ihracatımızdaki yıllık düşüş yüzde 10 olarak gerçekleşmiştir'' dedi.

Toplantının açılışında konuşan Çağlayan, Arap Birliği'nin aldığı karar sonrası Suriye'ye ilişkin uluslararası alanda yeni bir durumun ortaya çıktığını ve Suriye'nin uluslararası toplum içindeki yalnızlığının arttığını kaydetti.

Yeni konjonktürde Suriye ile olan ekonomik ilişkilerin yeni bir perspektifle ele alınması lüzumunun ortaya çıktığını ve bu toplantıda da ilgili tüm kurumların görüşlerini dinleyeceklerini ve Türkiye'nin Suriye ile son dönemde artış gösteren ekonomik ilişkilerini gözden geçireceklerini ve bugün karşılıklı ticaretin yanı sıra yatırımlar, müteahhitlik ve lojistik sektörüne ilişkin mevcut durum ile muhtemel senaryoları ve sonuçlarını değerlendireceklerini söyledi.

Çağlayan, Türkiye'nin en uzun kara sınırını paylaştığı ülkenin Suriye olduğunu ve Türkiye'nin dış dış ticaretinde önemli paya sahip olduğunu belirterek, şu bilgileri verdi:

''Suriye ile ticari ve ekonomik ilişkiler özellikle serbest ticaret anlaşmasının 2007 yılında yürürlüğe girmesiyle önemli bir boyut kazandı. 2002 yılında 267 milyon dolar olan Suriye'ye ihracatımız 2010 yılında yaklaşık 7 kat artarak 1 milyar 857 milyon dolar seviyesine ulaştı. Şu anda Türkiye, Suriye ile önemli iki dış ticaret ortağı pozisyonunda. Aramızdaki ekonomik ortaklık anlaşması kapalı Suriye ekonomisini dünyaya açan en önemli araç özelliğini taşımıştır. Suriye'nin geçtiğimiz aylarda getirdiği ithalat yasağının kaldırılmasında ülkemizin göstermiş olduğu kararlı tutumun en büyük destekçisi Suriye iş çevresi olmuştur. Suriye'deki en büyük yatırımı olan ülke Türkiye'dir. Bu yatırımlar Suriye ekonomisinin kalkınmasına ciddi manada hizmet etmektedir. Suriye pazarında yapılan üretimin yanında bu yatırımlar Suriye için önemli bir istihdam kaynağı teşkil etmektedir. Ülkemiz firmalarının Suriye'deki yatırımlarda istihdam ettikleri Suriyeli sayısı 5 binin üzerindedir. Firmalarımız Suriye'de gıda, tekstil, turizm, ve akaryakıt ürünleri dahil olmak üzere her sektörde bir refah alanı oluşturmuştur. Türkiye, Suriye'nin içinde yer almak istediği müreffeh ve refah düzeyine ulaşmak için tek çıkış kapısıdır. Ve bu kapının kapanması Suriye'yi çok daha fazla yalnızlaştıracaktır. Kısaca Türkiye, Suriye ekonomisinin şah damarıdır ve alternatifi olmayan bu ilişkiden vazgeçilmesi de düşünülemez.''

SURİYE'YE İHRACATTA GERİLEME

Bakan Çağlayan, bu sıkıntılı dönemlerin gelip geçici olduğunu Türk ve Suriye halkları bugünleri beraber dayanışma içinde atlatacaklarını ve işbirliklerini daha da ileriye taşıyacaklarını söyledi.

''Biz Suriye'nin geleceğine inanıyoruz ve güveniyoruz. Ve bu gelecekte Türk iş adamlarının en etkili şekilde yer alacaklarına hiç bir endişemiz yok'' diyen Çağlayan, bir taraftan da mevcut durumu gerçekleriyle yakından takip ettiklerini söyledi.

Çağlayan, bu yılın 9 ayında ihracatta henüz önemli kayıplar yaşanmadığını, ancak ekim ve kasım ayındaki sevkıyatların firmaların Suriye'deki riski göz önüne alarak ihtiyatlı davranmaya başladıklarını gösterdiğini söyledi.

Bu yılın ilk 9 ayında Suriye'ye ihracatın bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,7 artış gösterirken, ekim ve kasım ayındaki ihracatın geçen döneme göre düşüş gösterdiğini dile getiren Çağlayan, ''Bu dönemde geçen yılın aynı dönemine göre ihracatımızdaki yıllık düşüş yüzde 10 olarak gerçekleşmiştir. Şu açıktır ki Suriye'de aktif yatırım yapan 30 firmamız, 10 müteahhitlik firmamız ve 50 bin dolar üzerinde ihracat gerçekleştiren 3 bin kadar firmamız Suriye'deki mevcut durumun en önemli tarafları arasındadır'' dedi.

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, son gelişmelerden sonra olayların etkin takibini yapmak, firmaların sorunlarını yanıtlamak ve çözümüne yönelik tedbirleri belirleyebilmek amacıyla bu hafta başında Ekonomi Bakanlığı bünyesinde 7 gün 24 saat çalışmalarını sürdürecek bir Suriye İzleme Masası oluşturduklarını belirterek, ''Masaya önemli ölçüde başvuru yapıldı ve çözümüne yönelik girişimler de bakanlık tarafından başlatıldı'' dedi.

Arap Baharı'nın başlamasıyla beraber ilgili bakanlıklar olarak her durum için izleme masası oluşturarak firmaların muhtemel sorunlarını bu masada değerlendirerek önemli sonuçlar elde ettiklerini ifade eden Çağlayan, tüm devlet kurumlarının ve özel sektör temsilcileriyle koordineli muhtemel senaryoları tek tek tespit edip öncesinde hazırlıkları gerçekleştirdiklerini söyledi.

Çağlayan, şimdi aynı stratejiyi bu tecrübelerden de güç alarak Suriye için de yürürlüğe koyduklarını belirterek, Suriye'deki durumun Bakanlığı tarafından mart ayından beri takip edildiğini, gelişmelerin günlük olarak kendisine raporlandığını kaydetti.

Zafer Çağlayan, en son gelişmelerden sonra olayların etkin takibini yapmak, firmaların sorunlarını yanıtlamak ve çözümüne yönelik tedbirleri belirleyebilmek amacıyla bu hafta başında Ekonomi Bakanlığı bünyesinde 7 gün 24 saat çalışmalarını sürdürecek bir Suriye izleme masası oluşturduklarını söyledi.

Bakan Çağlayan, masanın başına Şam Ticaret Başmüşaviri ile Halep ticaret temsilcisini koyduklarını belirterek, ''Masaya önemli ölçüde başvuru yapıldı ve çözüme yönelik girişimler de bakanlık tarafından başlatıldı'' dedi.

KÖRFEZ ÜLKELERİNE ALTERNATİF GÜZERGAHLAR BELİRLENİYOR

Zafer Çağlayan, ülkedeki yatırımcı ve iş adamlarının yaşanan olaylardan dolayı uğradıkları kayıplara ya da uğramaları muhtemel zararlara ilişkin tespitlere devam ettiklerini belirterek, ''Özellikle Suriye üzerinden Ortadoğu ve Körfez ülkelerine yapılan taşımaları ciddi manada incelemeye aldık ve bu kapsamda alternatif güzergahlar belirlenmesi için çalışmaları sürdürüyoruz'' diye konuştu.

Önümüzdeki dönemde özellikle Körfez taşımalarında alternatif olarak kullanılabilecek noktalara teknik ziyaretler başlatacaklarını belirten Çağlayan, Bakanlığın bu kapsamda ilk olarak gelecek hafta Mısır'ın Safaga limanı ve bölgedeki diğer bağlantılı limanlara bir inceleme ziyareti gerçekleştireceğini kaydetti.

STRATEJİLER ORTAK TESPİT EDİLECEK

Zafer Çağlayan, gelinen noktada yaşanan krizden mümkün olan en az hasarla çıkmak için gerekli stratejileri belirlemek ve konuyu etraflıca tartışmak için bir araya geldiklerini belirterek, toplantıda hem krizden doğrudan etkilenen iş adaşmalarının ve yatırımcılarının değerlendirmelerini alacaklarını, hem de önümüzdeki dönem gerek hükümet, gerek Ekonomi Bakanlığı tarafından benimsenmesi gereken stratejiyi birlikte tespit edeceklerini söyledi.

Türkiye olarak Suriye ile diğer Arap ülkeleriyle olduğu gibi her zaman işbirliğinden yana olduklarını, diğer ülkeler gibi sömürgeci zihniyeti değil, kazan kazan prensibini kendilerine şiar edindiklerini dile getiren Çağlayan, mevcut olaylardan mağdur olan tüm Suriyeli vatandaşların acısını yaşadıklarını kaydetti.

Çağlayan, ''Türkiye'nin kalkınmış, müreffeh ve her alanda kendine yeten güçlü bir Suriye'ye ihtiyacı vardır. Suriye halkının da dün olduğu gibi bugün de en çok ihtiyaç duyduğu ülke Türkiye olacaktır. Bu yarın da böyle olacaktır. Firmalarımız ile bu dönemde kaybedilen zamanı telafi etmek için birlikte iş yapacağız ve çalışacağız. Biz devlet olarak hem iş adamlarımızın Suriye'deki projelerinde ve çıkarlarını korumada yanlarında olduğunu göstermek, hem de bu güzel ülkenin imarı ve kalkınması, Suriyeli kardeşlerimizin refah seviyesinin artması için firmalarımızın daha daha aktif şekilde hizmet etmeleri için bazı konuları görüşeceğiz'' dedi.

Bu kapsamda ilk olarak firmaları, İhracatçılar Meclisi Başkanı'nı, DEİK İş Konsey Başkanı ile Suriye'de yatırım yapan iş adamlarını bakanlık ve ilgili kuruluşlarla birlikte dinleyeceklerini ifade eden Zafer Çağlayan, gelişmeleri ciddi bir koordinasyon içinde takip ettiklerini bildirdi.