Advertisement

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ''Dünyada 'devlet'' dediğiniz zaman, yapılan köprüleri, hastaneleri gösterirler. İnsanların daha iyi ve huzurlu yaşaması için yapılmış olan değişiklikleri gösterirler. Ama düne kadar Türkiye'de devlet dediğimizde jandarmayı, polisin copunu gösterirlerdi. Bu yüzden buyurgan hükümetlerin emredici iktidarlarından Türkiye AK Parti ile kurtuldu'' dedi.

Arınç, partisinin Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde (AKKM) düzenlenen 3. Olağan İl Gençlik Kolları Kongresi'nde, parti olarak gençlere büyük önem verdiklerini söyledi.

Bülent Arınç, 9 yıldır iktidarda olan AK Parti'nin millete hizmet etmeyi bir görev olarak gördüğünü belirterek, şöyle konuştu:

''Dünyada 'devlet' dediğiniz zaman yapılan köprüleri, hastaneleri gösterirler. İnsanların daha iyi ve huzurlu yaşaması için yapılmış olan değişiklikleri gösterirler. Ama düne kadar Türkiye'de devlet dediğimizde jandarmayı, polisin copunu gösterirlerdi. Bu yüzden buyurgan hükümetlerin emredici iktidarlarından Türkiye, AK Parti ile kurtuldu. Biz milletin karşısında kendimizi hükümdar, milleti de teba olarak görmüyoruz. Biz millete hizmetkarlık yapmayı görev bilmiş, görev insanlarıyız. Onun için Türkiye'nin her tarafına üniversiteler, binlerce derslik yapıyoruz, laboratuvarlar kuruyor, bilgisayarlar dağıtıyoruz. Kitapları önlerine koyuyoruz, burs imkanı sağlıyoruz. Ar-Ge projelerine bir milyar liralık katkı sağlıyoruz. Onun için hastane yapıyoruz, havaalanları, yüksek hızlı trenler yapıyoruz. Onun için barajlar göletler, üzerlerine de santraller yapıyoruz. Sanayiden, ekonomiden, ulaştırmaya, eğitime, adalete, güvenlik hizmetine kadar Türkiye'nin asırlardır göremediği hizmeti son 9 yılda milletimizin önüne getirdik. Ondan dolayı hem milletin oyunu alıyoruz hem milletin duasını alıyoruz. 9 yılda 3 seçimden büyük başarılarla çıkmış AK Parti'nin önünde hiçbir engel yoktur. AK Parti daha uzun yıllar milletimizin desteği devam ettikçe, yolunda sabit kaldıkça hizmetten başka başka muradı olmadıkça, milletiyle kucaklaştıkça iktidarı devam edecektir.''



-''Devlet iki yüzlü olamaz''-



Arınç, sadece maddi hizmetler yapmadıklarını vurgulayarak, ülkenin toplumsal barışının güçlenmesi, ayrımcılıkların ortadan kaldırılması noktasında da önemli çalışmalarının bulunduğunu anlattı.

''Hukuk devleti olmak demek devletin bir yüzünün olması demektir'' diyen Arınç, şöyle devam etti:

''Devlet iki yüzlü olamaz. Derin devlet, ortadaki devlet gibi kavramları kabul etmiyoruz. Devletin bir tek yüzü vardır o da hukuktur. Hukuktan başka bir şeyi tanımadık. 55 mafya ve çeteyi çökerttik. Hepsi adliye önünde, hepsi hapis cezalarıyla, cezaevlerinde tutularak bugünlere geldik. Demokratik rejimleri yıkmaya çalışanların hepsinin ipliği pazara çıktı. Bir dönemin yüz karası faili meçhul cinayetler, siyasi cinayetlerle hesaplaşıyoruz. Dün konuşmayan ve konuşamayanlar artık bugün konuşuyor. Çünkü AK Parti iktidarı var. Bütün yolsuzlukların üzerine giden, bütün hukuksuzlukların üzerine giden ve Türkiye'yi gerçek bir hukuk devleti haline getiren, en üst yerlere ulaştırmaya çalışan bir AK Parti var. Mazlumlar konuşuyor, zalimler korkuyor ve kaçıyor. Biz mazlumlardan, hakkı yenmişlerden ve çiğnenmişlerden yana olduk. Türkiye'de kim 'hakkım var' diyorsa 'al kardeşim bu senin hakkındır' diyoruz.''



-Necip Hablemitoğlu olayı-



Türkiye'nin temizlendiğini belirten Arınç, ''Türkiye'de kapalı karanlık odalar arkasında yanlış işlerle, suç işlemekle meşgul olanların hesap verdiğini görüyoruz. Bu AK Parti döneminde oldu. Bizim 9 yılda aydınlatamadığımız faillerini yargıya teslim edemediğimiz şu an tek bir olay vardır, o da Necip Hablemitoğlu olayıdır. İktidara geldik 9 gün sonra bu şahsı öldürdüler. Herhalde çok karanlık bir olay ki, şu ana kadar aydınlatılamadı. Ama inşallah onu da bütün failleriyle adaletin önüne çıkaracağımız günler yakındır. Bunun dışında, kim suç işlemişse 30 saat içinde cehennemin dibine gitse bulup yargının önüne çıkardık'' dedi.

Arınç, Maraş olayları meydana geldiğinde iktidarda DYP ve SHP ortaklığının bulunduğunu, Çorum olaylarında da başka partilerin iktidarda olduğunu dile getirerek, Başbağlar olayı olduğunda da AK Parti'nin olmadığını söyledi.

AK Parti'nin Türkiye'de 10 yıldır var olduğunun altını çizen Arınç, ''10 sene öncesi başkaları vardı. Anavatan Partisinin tabelası var mı? Böyle bir parti devam ediyor mu? Doğruyol Partisinin bir tabelası var mı? Cumhurbaşkanlığı seçimine girmeyip Türkiye'yi kilitleyen bu iki siyasi parti esasen o gün bedbaht hale gelmişti. Ama bugün biz varız yüzde 50'nin üzerindeyiz. Son anketler yüzde 55 gösteriyor AK Parti'yi. CHP yüzde 19, yüzde 16'ya yaklaşmış MHP'yi gösteriyor, yüzde 6 BDP'yi gösteriyor. Bunların hepsini topla ikiyle çarp, karekökünü al, bizimle aynı görünmüyor'' diye konuştu.

Arınç, her ay eline 4 anketin geçtiğini ve AK Parti'nin oyunun yüzde 55'leri bulduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:

''Daha da çıkacak inşallah, daha güzel işler yapacağız. Millete güveniyoruz. Millet severse, destek olursa yüzde 55'leri değil daha yükseklerini buluruz. Yanlış yaparsak, millete sırtımızı dönersek, kendi içimizde itilaflar olursa, o zaman elbette oyunu bizden esirger. Millet ne diyorsa o. Bizi dövecekse millet dövsün. Başkasının küçültücü ifadesine bile razı olmayız, milletimizin tokadından şeref duyarız.''



-MHP'ye yanıt-



Son bütçe konuşmasında MHP sözcüsünün bir cümlesini eleştirdiğini anımsatan Arınç, şöyle devam etti:

''Mehmet Şandır demişti ki, 'Kürt kimliğini kabul ettiği için AK Parti gafletten öte bir iş yapmıştır.' Bunu kabul etmek mümkün değil. Kalktım cevabını verdim. Sayın Bahçeli beni eleştirmiş. Benim sözlerim ne kadar gerçekse, sayın Bahçeli'nin sözleri ne kadar ağır olmasına rağmen o da başka bir gerçek. Biz bu ülkede yaşayan ve kendini Kürt kimliğiyle ifade etmek isteyen her kardeşimize her yurttaşımıza saygı duyuyoruz. Onun kimliğine insan olduğu için saygı duyuyoruz. Ama diyor ki MHP, 'ben Kürdüm' diyen ve kendini Kürt kimliğiyle ifade etmek isteyenlere, 'Hayır sen Kürt olamazsın. Sen dağlarda eskiden yürürken (kart-kurt) diye ses çıkardı. Senin ismin oradan kaldı' demek istiyor. Veya MHP, 'Sen dağ Türküsün sen bilmezsin.' veya (Sen 'Kürtüm' de ama arkasından ben 'Türküm' diye ilave et) demek istiyor. Aramızdaki fark bu. Sadece Kürt kimliğine dayanamayan MHP gelsin Bursa'daki bu güzel tabloyu görsün. Bursa'da istediği semte gitsin, istediği evin kapısını çalsın, istediği sokakta kahvede çay içsin ve herkese 'nesin?' diye sorsun. Kürt kimliğinden daha fazlasını bulacaksın. Şimdiden duyacaklarına hazır olsun sayın Bahçeli ve arkadaşları. Allah diyor ki; 'ben sizleri şube şube, kabile kabile yarattım. Birbirimizle tanışın birbirinizle dayanışma içinde olun.' Allah'ın kabul ettiği bir yaradılışı haşa, 'sen o olamazsın' diye tersine çevirmek insan hakkı tanımamaktır.''



-''Bir Kürt anne babadan dünyaya gelseydim''



Arınç, babasının Manisa'nın Büyüksümbüller köyünden Molla Ahmet'in oğlu İbrahim Çavuş olduğunu belirterek, şöyle konuştu:

''Köy, Yörük köyü. Bizim dağ ilçelerimiz gibi. Yörük olmaktan iftihar ediyoruz, bundan hiçbir zaman da gocunmayız. Ama ben Molla Ahmet oğlu İbrahim Çavuş'un oğlu olmasaydım, Diyarbakır'ın Silvan ilçesinin bilmem ne köyünde, bir Kürt anne babadan dünyaya gelseydim veya ben Şanlıurfa'da Antep'te bir Arap anne ve babanın çocuğu olarak dünyaya gelseydim veya ben Artvin'in, Rize'nin en uç köylerinde bir laz anne-babanın çocuğu olarak dünyaya gelseydim, bir Arnavut anne ve babanın çocuğu olarak dünyaya gelseydim, bir Gürcü anne babanın çocuğu olarak dünyaya gelseydim, 'niye öz be öz Türk değilim?' diye üzülmezdim. Ya Rab, sana hamdolsun beni Müslüman bir anne ve babadan dünyaya getirdiğin için diye şükrederdim.''

Arınç, farklı kimlikleri, kardeşliği, dostluğu ve kaynaşmayı artıran bir zenginlik olarak gördüklerini vurgulayarak, ''AK Parti olarak ayrımcılık yapmayız. Yapsaydık yüzde 50 oy alamazdık'' dedi.



-Terörle mücadele-



Terörle mücadeleye de değinen Arınç, yıllardır süren terörle mücadelede en başarılı dönemi yaşadıklarını vurguladı.

Arınç, 4 aydan bu yana basılmayan in, patlatılmayan mağara, yakalanmayan katil kalmadığını belirterek, şunları kaydetti:

''Terörle mücadele ayrı bir şey. PKK bir terör örgütü. Elbette mücadelemiz devam edecek. Anayasal çerçevede bu ülkede kendilerini kendi kimlikleriyle ifade etmek isteyen herkese insan hakkı olarak değer vereceğiz. Eşit yurttaşlarımız olarak bakacağız. Unutmayın istiklal mücadelesini birlikte verdik. İnanmayan varsa Çanakkale'ye gitsin, İspirli Ahmet ile Manisalı Mehmet'in kucak kucağa yattığı yere bakın. İsteyen Türkiye'nin bütün şehitliklerine gitsin, Türkiye'nin dışındaki bütün şehitliklere uğrasın. En son Yemen'deki şehitliği ziyaret etmiştim. Doğusu ve batısı ile Kürt ve Türkü ile ta Mekke-i Mükerreme'nin koruyucusu olarak ta Yemen çöllerine giden insanlarımızın kucak kucağa yattığını görün.''

Kongreye, AK Parti Bursa İl Başkanı Sedat Yalçın, Bursa Milletvekilleri, partinin ilçe başkanları ve belediye başkanları ile çok sayıda davetli katıldı.