Advertisement

Euro Bölgesi'ndeki borç krizinin, ekonomiyi 3 yıl içinde ikinci resesyona doğru sürüklemesiyle Avrupa Merkez Bankası Başkanı Draghi, faiz oranlarını ilk kez yüzde 1'in altına indirerek, göreve geldiği 1 Kasım tarihinden bu yana yüzde 17 artmış olan bankanın bilanço tablosunu, bankalara yardımcı olmak için daha da şişirebilir.

AMB Başkanı Mario Draghi'nin 2012'de, Jean-Claude Trichet'ye kıyasla daha çok Fed Başkanı Ben Bernanke'nin yolundan gidebileceği düşünülüyor.

Draghi'nin böyle bir hamlede bulunması, bir yıl önce Trichet başkanlığındaki AMB'de uygulanan politikalardan dönüşe işaret edebileceği gibi,Jefferies International Ltd.'dan Bank of America Corp.'a kadar birçok ekonomistin, Draghi, Trichet'den çok, Bernanke'ye benzetmesine yol açıyor. Krizin, Avrupa'nın en büyük ekonomisi Almanya'yı da aşağı çekmesi ve deflasyonu tetiklemesi hâlinde, AMB, ülkeleri rahatlatmak için Fed'inkine benzer bir tahvil alım programını bile değerlendirebilir.

Trichet ve Draghi arasındaki 2 ayda bile oldukça önemli farklılıkların olduğuna dikkat çeken Paris'teki Bank of America Merrill Lynch'in baş Avrupa ekonomisti Laurence Boone, "eğer skalanın bir ucuna Bernanke'yi, diğer ucuna da Trichet'yi koyarsanız, Draghi, Bernanke'ye doğru seyredecektir" dedi.

Daha gevşek para politikası ihtimali, UBS AG'nin, euronun bu yıl da dolar karşısında değer kaybedeceği tahminini yapmasına neden oluyor. İsviçre'nin en büyük bankası UBS'in Döviz stratejisti Beat Siegenthaler, euronun arada iyimserlikle hareket edebileceğini, ancak dolar karşısında yılı 1.25 seviyesinden tamamlayacağını öngördü.