Advertisement

Euro Bölgesi ve Avrupa Birliği (AB), 2011'in son çeyreğinde, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,3 küçüldü.

AB istatistik kurumu Eurostat'ın verilerine göre son çeyrekte, bir önceki yılın aynı dönemine göre ise Euro Bölgesi yüzde 0,7 ve AB yüzde 0,9 büyüdü.

Euro Bölgesi geçen yıl ilk çeyrekte yüzde 0,8, ikinci çeyrekte yüzde 0,2 ve üçüncü çeyrekte yüzde 0,1 büyümüştü. Aynı dönemde AB'nin büyüme oranları ise birinci çeyrekte yüzde 0,7, ikinci çeyrekte yüzde 0,2 ve üçüncü çeyrekte yüzde 0,3 olarak açıklanmıştı.

Geçen yılın tamamını yüzde 3 büyümeyle kapatan Avrupa'nın en büyük ekonomisi Almanya, dördüncü çeyrekte yüzde 0,2 ile beklentilerin altında küçülürken aynı dönemde Fransa, aksi yöndeki beklentilere rağmen yüzde 0,2 büyüme açıkladı. Fransız ekonomisi geçen yılın tamamında ise yüzde 1,7 büyüme gerçekleştirdi.

Son çeyrekte İtalya ve Hollanda yüzde 0,7, İspanya yüzde 0,3, İngiltere ve Belçika yüzde 0,2 ve Avusturya yüzde 0,1 küçüldü.

AB Komisyonu, Fransa ve İngiltere dahil 12 üye ülkede makroekonomik dengesizlikleri incelemeye alarak uyarı ve yaptırımlara başvurabileceğini bildirdi.

AB Komisyonu'nun ekonomik ve parasal işlerden sorumlu Başkan Yardımcısı Olli Rehn, üye ülkelerdeki makroekonomik dengesizliklere çözüm bulunmasını hedefleyen uyarı mekanizması kapsamında hazırlanan ilk raporu açıkladı.

Amaçlarının listedeki ülkeleri mahcup etmek olmadığını belirten Rehn, ''Yıllarca Avrupa'da biriken tehlikeli dengesizlikleri tespit edip düzeltmek istediklerini'' söyledi.

AB ve IMF eliyle kurtarılan Yunanistan, Portekiz, İrlanda ve Romanya'nın dahil edilmediği raporda ''dengesiz'' ekonomiler Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Kıbrıs Rum kesimi, Belçika, Bulgaristan, Macaristan, Danimarka, Slovenya, Finlandiya ve İsveç olarak gösterildi.

AB Komisyonu'nun uyarı mekanizması kapsamında hazırlanan raporunda dengesiz bulduğu 12 ülkeye ekonomi politikalarını değiştirme çağrısı yapması ve uyum göstermeyenlere yaptırımlara başvurması bekleniyor.

Bu arada AB'nin yaptığı kamuoyu araştırmasına göre, Yunanistan ve Portekiz başta olmak üzere krizdeki ülkelerin tamamında halk yolsuzluğun temel sorun olduğunu düşünüyor.

Eurobarometre araştırmasında, ''Yolsuzluk ülkenizde ana sorun mu?'' sorusuna en yüksek ''evet'' yüzde 98'le Yunanistan, yüzde 97'yle Portekiz ve Kıbrıs Rum kesimi ve yüzde 96'yla Macaristan ve Romanya'dan çıktı. Bulgarların yüzde 95'i, İspanyolların yüzde 88'i, İtalyanların yüzde 87'si ve İrlandalıların yüzde 86'sı yolsuzluğu temel sorun olarak görürken bu oran AB ortalamasında yüzde 74 çıkıyor.

Araştırmaya göre, rüşvetin en yaygın olduğu ülkeler Bulgaristan, Romanya, Kıbrıs Rum kesimi, Letonya, Litvanya ve Yunanistan. Bulgarların yüzde 77'si, Rumenlerin yüzde 71'i, Rumların yüzde 64'ü ve Yunanların yüzde 63'ü gümrük memurlarının rüşvet aldığını belirtiyor.

-Yunanistan ekonomisi-

Yunanistan'a 130 milyar avroluk ikinci kurtarma paketini görüşmek için telekonferans yapan Euro Bölgesi maliye bakanları, Atina'dan borç geri ödemesinde özel mekanizma istedi.

Bu talep Almanya, Hollanda ve Finlandiya'dan geldi.

Euro Grubu Başkanı ve Lüksemburg Başbakanı Jean-Claude Juncker telekonferansın ardından yaptığı açıklamada, ''AB-IMF programının uygulanmasının denetlenmesini güçlendirecek ve borç ödemelerinin önceliğini güvence altına alacak özel mekanizmalar üzerinde yeni değerlendirmeler zorunlu'' dedi.

Yunanistan, Euro Bölgesi'nin paketi onaylamak için talep ettiği 3 şart olan kemer sıkma önlemlerine parlamento onayı, 325 milyon euroluk ek kesintilerin netleştirilmesi ve siyasi parti liderlerinden programa bağlı kalacakları yönünde yazılı güvence konusunda adım atmasına rağmen toplantıdan eli boş döndü.

AB, borç krizinin başlangıcından itibaren taahhütlerini yerine getirmeyen Yunanistan'a 130 milyar euroluk ikinci kurtarma paketini beklemeye aldı. Yunan parlamentosunun kemer sıkma önlemlerini onaylamasına rağmen paketi serbest bırakmayan Euro Bölgesi ekonomi ve maliye bakanları yeni yol haritası üzerinde çalışıyor.

AB'ye yakın kaynaklara göre, Yunanistan'ı daha fazla taşımak istemeyen Kuzey Avrupa ülkelerinin kurtarma paketinin bu ülkede yapılacak seçim sonrasına bırakılması yönünde tavır aldı.

Avrupa Parlamentosu (AP) Muhafazakarlar ve Reformcular Grubu Başkanı Martin Callanan, 1 Mart'ta toplanacak AB zirvesinde Yunanistan'ın eurodan çıkarılması çağrısında bulundu. AP genel kurulundaki konuşmasında ''Son paketin Yunanistan'ı kurtaracağına kimse inanmıyor'' diyen Callanan, Avrupalı liderlerin artık ayağı yere basan kararlar almasını istedi.

Euro Grubu, Yunanistan'dan ek 325 milyonluk tasarrufun kaynağının bulunmasını ve siyasi parti liderlerinden ikinci kredi için yapılacak yeni anlaşmayı uygulayacaklarına dair yazılı taahhüt istedi.

Yunanistan'da, hükümetin iki büyük ortağı PASOK ve Yeni Demokrasi Partisi liderleri Yorgo Papandreu ve Andonis Samaras, yeni yardım paketiyle ilgili parlamentoda onaylanan anlaşmayı uygulayacaklarına dair imzalı taahhütlerini Avro Grubu'na gönderdi.

Atina hükümeti ek 325 milyon euroluk tasarrufun ana ve ek emeklilik maaşlarından yapılacağını açıkladı.

Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble, Yunanistan ve halkına karşı sorumluluklarının bilincinde olduklarını ifade ederek, ''Yunanistan'a yardım etmek için elimizden geleni yapmak istiyoruz. Yardım edebiliriz ancak dipsiz bir kuyuya sürekli para akıtamayız'' dedi.

Avrupa'nın Yunanistan'ın iflastan kaçınmasına yardımcı olmak için her şeyi yaptığını, ''ancak Yunanistan'ın kendisinin bunu istemesi gerektiğini'' belirten Schaeuble, ''Yunanistan borçları yüzünden iflas ederse, Avrupa buna iki yıl önceye göre daha hazırlıklı'' ifadesini kullandı.

Yunanistan Kamu Düzeni Bakanı Hristos Papuçis ise, Yunan halkının, AB ve Uluslararası Para Fonunun (IMF) talep ettiği tasarruf önlemleri konusunda sınıra geldiğini söyledi. Papuçis, ''Yunan halkı daha fazlasını yapamaz. Hükümet insanüstü çaba gösteriyor, sosyal ve ekonomik sistemin sınırlarına dayandık. Yunanistan kendi sorumluluklarını yerine getirdi ve Yunan halkı büyük fedakarlık gösterdi. Şu andan itibaren Avrupa'nın sorumluluklarını yerine getirmesinin zamanı olduğuna inanıyorum'' diye konuştu.

Fransa Başbakanı Francois Fillon, Avrupa ülkelerinin mali krizle boğuşan Yunanistan'ı iflastan kurtarmak için elinden gelen yardımı yapması gerektiğini söyledi. Fillon, Yunanistan'ın temerrüte düşmesinin etkilerini küçümsemenin ''kesinlikle sorumsuzluk'' olacağı uyarasında bulundu.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Başkanı Angel Gurria, Yunanistan'ın iflasının Avrupa'nın geri kalanı ve dünya ekonomisi için beklenmedik sonuçlara yol açabileceğine işaret etti.

-Kredi derecelendirme kuruluşları-

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's 6 Avrupa ülkesinin kredi notunu düşürdü.

Moody's yaptığı açıklamada İtalya'nın kredi notunu ''A2''den ''A3''e, İspanya'nın kredi notunu ''A1''den ''A3''e, Portekiz'in kredi notunu ''Ba2''den ''Ba3''e, Slovakya ve Slovenya'nın kredi notlarını ''A1''den ''A2''ye ve Malta'nın kredi notunu ''A2''den ''A3''e indirdiğini bildirdi.

İspanya'nın kredi notunu iki kademe, diğer 5 ülkenin kredi notlarını ise birer kademe düşüren kuruluş, bu ülkelerin kredi notlarının görünümünü ise ''negatif'' olarak belirledi.

Fransa, İngiltere ve Avusturya'nın ''Aaa'' olan kredi notunu koruyan kuruluş, bu üç ülkenin kredi notları görünümünü ise ''durağan''dan ''negatif''e çevirdi. Moody's, Euro Bölgesi kurtarma fonu Avrupa Finansal İstikrar Fonu'nun (EFSF) ''Aaa'' olan kredi notunu korudu.

Moody's, Avrupa'nın 6 ülkesinin kredi notunu düşürmesine Avrupa Birliği (AB) finansal reformlarıyla ilgili belirsizliği, bölgenin zayıf ekonomik görünümü ve kırılgan piyasalardaki baskıyı gerekçe gösterdi.

Kredi derecelendirme kuruluşu Moody's ayrıca, 114 Avrupalı finans kuruluşunu olası bir indirim için izlemeye aldı.

Kuruluş, kararda Euro Bölgesi'ndeki borç krizi, bölgeye üye pek çok ülkenin kredi notunun düşürülmesi ve kredibilitesindeki kötüleşmenin etkili olduğunu açıkladı.

Küresel sermaye piyasalarında faaliyet gösteren 17 banka ve finansal kuruluşun kredi notlarını da muhtemel indirim için izlemeye alan Moody's, ''sermaye piyasaları şirketlerinin, daha kırılgan fonlama koşulları, geniş kredi faiz farkları, artan düzenleyici kurallar ve daha zorlu faaliyet koşulları gibi güçlüklerle mücadele ettiğine'' dikkati çekti.

Standard and Poor's (S&P) da, aralarında Santander, BBVA, Bankia ve CaixaBank'ın yer aldığı 15 İspanyol bankasının kredi notunu düşürdü.

Fitch de, geçen ay İspanya'nın uzun vadeli kredi notunu düşürmesine bağlı olarak bu ülkedeki Banco Bilbao Vizcaya Argentaria, Bankia, CaixaBank ve Caja de Ahorros y Pensiones de Barcelona bankalarının uzun vadeli kredi notlarını indirdi.

-ABD ekonomisi ve diğer-

ABD'de geçen hafta işsizlik maaşı başvuruları 4 yılın en düşük seviyesine geriledi.

ABD Çalışma Bakanlığı, geçen hafta işsizlik maaşı başvurularının 13 bin kişi azalarak 348 bin olduğunu açıkladı. İşsizlik maaşı başvuruları beş haftada dördüncü kez düştü ve bu, Mart 2008'den bu yana en düşük işsizlik maaşı başvuruları olarak kayıtlara geçti.

İşsizlik oranının yüzde 8,3 olduğu ABD'de, 13 milyon kadar işsiz bulunuyor.

Japonya ekonomisi geçen yıl son çeyrekte yüzde 2,3 daraldı.

Japon hükümeti, dünyanın üçüncü büyük ekonomisi Japonya'nın gayri safi yurtiçi hasılasının (GSYH) geçen yıl son çeyrekte bir yıl önce aynı çeyreğe göre yüzde 2,3, geçen yıl üçüncü çeyreğe göre ise yüzde 0,6 küçüldüğünü açıkladı. Japonya ekonomisi geçen yılın tamamında 2010 yılına göre yüzde 0,9 küçüldü.

Japon ekonomisinin daralmasında yenin değerinin yüksek olması, Avro Bölgesi borç krizi ve Tayland'daki sellerin etkisiyle zayıf ihracat talebinin yanı sıra 2011 yılının son çeyreğinde kamu yatırımlarındaki düşüş etkili oldu.

Japonya Merkez Bankası (BoJ), gösterge faiz oranını sıfıra yakın tutmaya devam ederken, varlık satın alma programını artırdı.

BoJ, Para Politikası Kurulu'nun toplantısında yüzde 0 ve yüzde 0,1 aralığındaki gösterge faiz oranının değiştirilmediğini, ekonomiye güçlü destek vermek amacıyla varlık satın alma programının büyüklüğünün 10 trilyon yen (130 milyar dolar) artırılmasına karar verildiğini açıkladı.

Bankanın varlık satın alma programı böylece 65 trilyon yene (832 milyar dolar) ulaşırken, banka ek fonları Japon Hazine tahvilleri satın almada kullanacak.

Çin, bu yıl Hindistan'ı geçerek dünyanın en büyük altın piyasası olmaya hazırlanıyor.

Londra merkezli Dünya Altın Konseyi'nin (WGC) yıllık raporunda, Çin'de geçen yıl satın alınan altın miktarının önceki yıla göre yüzde 20 artarak 770 tona ulaştığı belirtildi.

Çin, böylece geçen yıl 933 ton altın satın alan Hindistan'ı takip etti.

Raporda, ''Çin, muhtemelen 2012 yılında ilk kez dünyanın en büyük altın piyasası olacak'' denildi.

WGC, geçen yıl küresel çapta satın alınan altın miktarının yüzde 0,4 artışla 205,5 milyar doları bulduğunu kaydetti.

-Döviz piyasası-

ABD dolarının, uluslararası döviz Borsalarında önemli para birimleri karşısında, Pazartesi günü açılış ve Cuma günü kapanış değerleri şöyle oldu:



PARA BİRİMİ PAZARTESİ CUMA

----------- --------- ---------

Japon Yeni 77,54 79,47

İsviçre Frangı 0,915 0,9185

Kanada Doları 1,001 0,9958



Londra döviz piyasasında pazartesi günü 1,321 dolardan açılan euro, cuma kapanışta 1,3145 dolara geriledi.

Aynı borsada pazartesi günü 1,578 dolardan açılan İngiliz sterlini ise cuma kapanışta 1,583 dolar oldu.

New York borsasında, altının ons fiyatı pazertesi günü 1.727,40 dolardan açılırken, cuma günü kapanışta 1.725,90 dolar oldu.

-ABD, Avrupa ve Asya borsaları-

ABD'de dün New York Borsası'nda Dow Jones Endeksi yüzde 0,4 değer kazanarak, haftayı 12.949,87 puandan kapattı. Standard and Poor's 500 Endeksi aynı gün yüzde 0,2 artarak 1.361,23 puana çıktı. Nasdaq Bileşik Endeksi ise yüzde 0,3 düşerek 2.951,78 puana indi.

Amerika kıtasında ayrıca Brezilya Borsasında Bovespa Endeksi yüzde 0,09 ve Arjantin Borsası'nda Merval Endeksi yüzde 1,13 değer kazanırken, Kanada Borsası yüzde 0,22 ve Meksika Borsası'nda IPC Endeksi yüzde 0,78 düştü.

Avrupa'da borsalar haftanın son işlem gününde yükselişle kapandı.

Londra Borsası'nda FTSE-100 Endeksi yüzde 0,33 değer kazanarak 5.905,07 puandan haftayı kapattı.

Frankfurt Borsası'nda Dax Endeksi yüzde 1,42 artışla 6.848,03 puandan ve Paris Borsası'nda Cac 40 Endeksi de yüzde 1,37 değer kazanarak 3.439,62 puandan haftayı tamamladı.

Avrupa'da ayrıca İspanya'da Madrid Borsası'nda IBEX 35 Endeksi yüzde 1,16, İtalya'da Milano Borsası yüzde 1,08, Hollanda'da Amsterdam Borsası'nda AEX Endeksi yüzde 0,85, İsveç Borsası'nda OMX 30 Endeksi yüzde 1,04 ve İsviçre'de Zürih Borsası yüzde 0,33 yükseldi.

Asya'da ise Japonya'da Tokyo Borsası'nda Nikkei 225 Endeksi haftayı yüzde 1,58 artarak 9.384,17 puandan kapattı.

Asya'da ayrıca Tayvan Borsası yüzde 0,31, Hong Kong Borsası yüzde 1,01, Hindistan Borsası'nda BSE Sensex 30 Endeksi yüzde 0,75, Çin'de Şanghay Borsasında SE Composite endeksi yüzde 0,01, Tayland Borsası yüzde 0,86, Singapur Borsası yüzde 0,58, Avustralya Borsası yüzde 0,34, Güney Kore Borsası yüzde 1,30 ve Endonezya Borsası yüzde 1,25 değer kazandı.

-Petrol piyasası-

ABD ham petrolünün varil fiyatı bu haftayı yılın en yüksek seviyesinden kapattı.

ABD ham petrolünün Mart ayı teslimi varil fiyatı haftayı 103,24 dolardan ve Londra Brent tipi ham petrolün Mart ayı teslimi varil fiyatı da 119,58 dolardan tamamladı.

ABD Batı Teksas tipi ham petrolünün Mart ayı teslimi varil fiyatı dün haftanın son işlem gününde 93 sent artarak 103,24 dolar, Londra Brent tipi ham petrolün Mart ayı teslimi varil fiyatı ise 53 sent düşüşle 119,58 dolar oldu.

Ham petrolün varil fiyatının haftayı yükselişle tamamlamasında ABD'de Ocak ayında tarım dışı istihdamın beklentilerin üzerinde 243 bin artması rol oynadı.