Advertisement

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2012'yi büyümenin biraz daha dengeli hale geldiği, sürdürülebilirliğin sağlandığı makul bir yıl olarak öngördüklerini söyledi.

Maliye Bakanı Şimşek, TÜGİK'in 4. Olağanüstü Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada, verginin tabana yayılması konusunda da bir çalışma yaptıklarını belirtti.

''Vergiler bu kadar yüksek olmasa kayıt dışılık olmaz'' gibi bir algılamanın söz konusu olduğunu ifade eden Şimşek, istihdam üzerindeki vergilerin, prim yükünün yüksek olduğunu, ancak bunların dışında Türkiye'de birkaç ürün hariç vergi yükünün çok kötü olmadığını kaydetti.

Vergi yükünü 2002 yılı ile kıyaslayan Şimşek, ''Kurumlar vergisi önceden yüzde 33'tü, şimdi ise yüzde 20. Gelir vergisinde de en yüksek vergi dilimi yüzde 49.5'ti, en düşük ise yüzde 22'ydi. Bugün ise en yüksek yüzde 35, en düşük ise yüzde 15'' dedi.

Dolaylı vergilerin ise Türkiye'de yüksek olduğunu söyleyen Şimşek, vergi adaleti açısından bunun düşürülmesi gerektiğini belirtti. Son yıllarda KDV'sini artırdıkları bir sektör olmadığına işaret eden Şimşek, bazı sektörlerde oranı yüzde 18'den yüzde 8'e düşürdüklerini, hatta bazı temel gıda maddelerinde ise yüzde 1'e kadar indirdiklerini kaydetti.

Genel olarak bakıldığında kayıt dışılığının sebebinin vergiler olarak gösterildiğini ifade eden Şimşek, ''KDV'nin yüzde 1 olduğu bazı ürünlerde kayıp kaçaklarının çok yüksek olduğunu rakamlarla görebiliyorum. Son yıllarda vergiler ciddi bir şekilde aşağıya çekildi, yapılması gerekenler varsa da mali imkanlar el verildiği ölçüde yaparız. Borçlanarak vergi indirimine gitmek doğru değil, Türkiye bundan zarar görür'' dedi.

Enerji sektörünün çok önemli ve rekabeti belirleyici olduğunu belirten Şimşek, şunları söyledi:

''Geçen yılki ithalatımız 240 milyar dolar, bunun yaklaşık 140 milyar doları ülkemizde hiç üretilmeyen ya da bulunmayan bazı ürünler doğalgaz, petrol gibi. 100 milyar dolar ise aslında bizim üretebileceğimiz ama üretemediğimiz ürünler. Bu 100 milyar dolarlık açığın en önemli sebebi enerjidir. Enerjide biz rekabetçi bir yapıda olsak bugün üretilmeyen birçok şey üretilebilir. Amacımız ucuz enerji. Bunun için elektrik dağıtım şirketlerini özel sektörlere devrediyoruz, kayıp, kaçaklar azaltılsın, enerji ucuzlasın.''

-2012 öngörüsü-

Bakan Şimşek, 2012 yılı için Türkiye için makul bir hızla büyümeyi öngördüklerini bildirdi.Türkiye'nin büyümede önemli bir yol kaydettiğini ancak bunun sürdürülebilir olması için tedbirli adımlar atılması gerektiğini ifade eden Şimşek, ''Büyümenin biraz daha dengeli bir hale geldiği, sürdürülebilirliğin sağlandığı makul bir yıl olarak öngörüyoruz. Biz temkinli bir yapı içindeyiz. 2009 yılını bir kenara bırakırsanız hedefleri paralel bütçe ile gideriyoruz. Son birkaç yıldır Türkiye muazzam bir performansa sahip, büyüme çok iyi ama bunu devam ettirmek önemli. Bu reformları yapıp Türkiye'nin rekabet gücünü artırdığımız ölçüde daha rahat büyüme olacaktır'' diye konuştu.

Cari açığın da çok kapsamlı bir konu olduğunu dile getiren Şimşek, ''Eğitimde, altyapıda, enerjide, iş ortamını iyileştirmede biz mesafe kaydedersek cari açık sorunu kökten çözülür. Zaten kalıcı olması için de köklü çözümler gerekiyor'' dedi.

Cari açığın aşağılara çekilmesi için AR-GE çalışmalarına ağırlık verdiklerini söyleyen Şimşek, şirketlerin de bu konuda desteklendiğini belirtti.

AR-GE çalışmasına 100 lira harcayan bir şirkete 225 liralık vergi indirimi uygulanacağı yönünde taahhütte bulunulduğunu kaydeden Şimşek, hatta istihdam edilen insanların sosyal güvenlik primlerini de 5 yıl devlet olarak ödeme garantisi verdiklerini bildirdi. Kamu alanında AR-GE çalışmasının istenilen düzeyde olduğunu söyleyen Şimşek, özel sektörde ise bekledikleri performansı yakalayamadıklarını bildirdi.

-Başarı grafiği-

Türkiye'nin markalaşma yolunda da emin adımlarla ilerlediğini ifade eden Şimşek, geçen yıl Avrupa'da birinci olduğunu, patent başvurularının da 10 binlere ulaştığını kaydetti.

Türkiye'nin ihracat yaptığı ülke sayısının 8'den 30'lara, ürün sayısının da 9'dan 32'lere yükseldiğini dile getiren Şimşek, yeni teşvik sisteminin de cari açığı azaltacak nitelikte olduğunu belirtti.

Ayrıca Türkiye'nin yurt dışından doğrudan yatırımı çekebilmesi gerektiğini savunan Şimşek, yabancı insanların Türkiye'de mülk sahibi olmalarının yadırganmaması gerektiğinin altını çizdi. Şimşek, ''Egemenlik Türk Milleti'nin. Mülkiyet hakkı onun bunun olabilir, siz istemezseniz vize bile vermezsiniz ama doğrudan yatırımdan Türkiye fayda görür. İnsanların gelip Türkiye'de mülk edinmesinin önünü açmamız lazım'' dedi.

Türkiye'nin ekonomik açıdan son yıllarda başarı grafiğini üst sınırlara çektiğini ifade eden Şimşek, bu grafiğin daha da tırmanacağına işaret etti. Şimşek, ''Siyasi istikrar var, reformlarla kurumsal altyapıyı, beşeriyi, fiziki altyapıyı daima ileriye götürmemiz lazım'' diye konuştu.

-TÜGİK Genel Başkanı Erkan Güral-

TÜGİK Genel Başkanı Erkan Güral da Türkiye'nin ekonomik büyüme açısından Çin ile yarıştığını söyledi.

Ekonominin Cumhuriyet tarihinde en parlak dönemi yaşadığını ifade eden Güral, ''Geçen yıl ihracatımız yüzde 18'in üzerinde arttı. Bu yıl büyüme oranımızda bütün dünyayı kıskandıracağımız şüphesizdir. 2012 yılında Türkiye ekonomisinin yüzde 6- 6,5 aralığında büyüdüğünü gördüğünüzde sakın şaşırmayın'' dedi.

Ekonomiyi ve toplumu olumsuz yönde etkileyecek söylemlerden uzak durduklarını ve bu nedenle kriz söylemlerine itibar etmediklerini belirten Güral, genç işadamları olarak işlerini yapmaya ve büyütmeye devam ettiklerini kaydetti. Güral, ''Demokrasiden, anayasadan ve diğer sosyal olaylardan şikayetçi olmak yerine katkı sunmayı tercih ediyoruz'' diye konuştu.

Gelişmiş ülkelerin büyük ekonomilerin sağlam ve kapsamlı bir ticaret kanununa sahip olduğunu vurgulayan Güral, yeni Türk Ticaret Kanunu ile ticari hayatın, şirketlerinin, ekonominin daha da güçleneceğini kaydetti.

TÜGİK olarak son bir yıl içinde 35 bin ek istihdam yaratarak Türkiye genelindeki işsizlik oranının tek haneye düşmesine katkıda bulunduklarını söyleyen Güral, bu başarıya Türkiye ekonomisinin istikrarlı büyümesine borçlu olduklarını bildirdi.

Türkiye'deki işsizliğin temel nedenini mesleksizlik, iş beğenmeme ve yanlış meslek transferleri olduğunu ileri süren Güral, bu doğrultuda eğitim politikalarının yeniden yapılandırılması gerektiğini belirtti.

-Yastık altı-

Girişimciliğin istihdam ve ekonominin canlı tutulması anlamı taşıdığını söyleyen Erkan Güral, ''Girişimciliğin önündeki en büyük engellerden biri, ülkedeki birikimin sermayeye dönüşmemesidir. Yastık altı olarak tabir ettiğimiz ve mutlak surette ekonomiye kazandırılması gereken paradan söz ediyorum. Vatandaşlarımız parasını mevduata yönlendirmek yerine altına yatırıp, evinde ve banka kasalarında saklıyor. Vatandaşımızın evinde sakladığı altının miktarı 5 bin tonu aşıyor. Bugünkü fiyat değerlendirmesiyle 500 milyar lirayı buluyor. Bu yöntem o kadar çok tercih ediliyor ki, bankalarda özel kasa bulunamadığını görüyoruz'' dedi.

TÜGİK'in 395 farklı sektörü temsil eden 9 bin üyeye sahip dev bir konfederasyon olduğunu hatırlatan Güral, üye şirketlerin portföy değerinin 100 milyar doları aştığını belirtti.

Kongrede mevcut başkan Erkan Güral, tek aday olarak yer aldı.

Konuşmaların ardından Bakan Şimşek tarafından eski başkanlara plaket verildi. Genel Başkan Erkan Güral da Bakan Şimşek'e TÜGİK anısına hediye verdi.