Advertisement

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Kürt kökenli kardeşlerime seslenmek istiyorum; BDP sizin haklarınızı, hukukunuzu koruma rüşdüne erememiş bir partidir. Kendi rüşdünü yakalayamamış bir siyasi partinin benim Kürt kökenli kardeşlerimin hakkını, hukukun korumak gibi bir derdi olabilir mi? Böyle bir partinin Kürt meselesinin çözümünde, Kürt kökenli kardeşlerimizin sorunlarına çözüm üretmesi asla ve asla mümkün değildir'' dedi.

Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan Erdoğan, Nevruz Bayramı'nı kutladı. ''Bugün 21 Mart. Bugün bu güneşli, aydınlık, sıcak günde baharı karşılıyor, toprağın uyanmasına, tabiatın yeniden dirilişine hep birlikte coşkuyla şahitlik ediyoruz'' diyen Erdoğan, Türkiye başta olmak üzere ortak coğrafyada kutlanan Nevruz Bayramı'nı tebrik ederek, Türk milletine, kardeş ülkelere tüm insanlığa hayırlı olmasını diledi.

Erdoğan, ''Ben sizlere gerçek Nevruz'u açıklıyorum. Çünkü bu Nevruz'da barış var, gerçek Nevruz'da silah yok, gerçek Nevruz'da çocukların eline molotofkokteylini, taşları vererek bu ülkenin polisine saldırtmak yok. Baharın müjdecisi olan Nevruz'un özelikle bugünlerde bir kez daha derin acılar yaşayan coğrafyamızda, yüreklerde, ruhlarda da bahara vesile olmasını niyaz ediyorum'' dedi.

Terör örgütü ve onun uzantısı olan siyasi partinin, bu yıl da Nevruz'u içeriğinden, havasından, sevincinden, coşkusundan kopartmak için çirkin provokasyonlara başvurduğunu belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

''Bu oyunu bozacak tek siyasi parti, AK Parti'dir. Bunu böyle bilin. Pazar günü başlayan, Pazartesi, Salı devam eden olaylarda başta İstanbul olmak üzere bir çok şehirde esnafa, kamu binalarına, sivil ve kamu araçlarına ciddi zararlar verildi. Allah aşkına Nevruz böyle mi kutlanır, bahar öyle mi karşılanır? Ne günahı var o insanların? Oradaki esnafın ne günahı var? Halk otobüsü, belediye otobüsünün, onun içindeki vatandaşların ne günahı var? Bunlar halka hizmet vermiyor mu? Ne yapmak istiyorsunuz? Emniyet güçlerimizin sağduyulu, sabırlı tavırlarına rağmen gerek göstericiler, gerek Emniyet mensupları arasında yararlananlar oldu.

Bir kere şunu hatırlatmak istiyorum; Nevruz'u taşla, sopayla, molotofkokteyliyle, kırarak, dökerek kutlamak Nevruz'un manasına, ruhuna, özellikle de barış ve bahar anlamlarına tamamen aykırıdır. Bir bayram gününü tahrik ve istismar yoluyla matem gününe, kırıp dökme, vurup parçalama gününe çevirmek, bu yönde çaba harcamak büyük bir sorumsuzluktur.

BDP bir defa daha en iyi yaptığı şeyi yapmış; kitleleri galeyana getirerek, kitleleri tahrik ederek yönlendirerek adeta şehirlerimizi savaş alanlarına çevirmenin provasını yapmıştır. BDP bir kez daha Kandil'den aldığı talimatla 2012 Nevruzu'nu bir gövde gösterisine çevirmek istemiş, tabii bunda istediği başarıyı sağlayamamıştır. Terör örgütü bir kez daha en iyi bildiğini yapmış, Bahar Bayramı'nı zehirleyerek örgütsel amaçları için istismara kalkışmıştır. Terör örgütünün aylardır yaptığı çağrılar, Nevruz'u bir isyana, bir başkaldırıya, bir direnişe dönüştürmeye yöneliktir.

BDP de terör örgütünün bu kirli oyununa artık alet olmuş demeyeceğim, çünkü bir uzantı olarak o da görevini ifa ediyor, tahrik ve tertiplerinin parçası haline gelmiştir. Bu Nevruz'da da BDP; barıştan, huzurdan, kardeşlikten, dayanışmadan yana değil, çatışmadan, kandan, gözyaşından yana olduğunu açık ve net şekilde ortaya koymuştur. Biz BDP'nin de onu yönlendiren Kandil'in de kan akması, halk ile Emniyet güçlerinin karşı karşıya gelmesi için büyük gayret gösterdiğini çok iyi biliyoruz.''

-''Şu anda Cudi dağlarında çatışma var''-

Erdoğan, şu anda Cudi dağlarında çatışma olduğunu belirterek, ''Cudi dağlarında şu anda terör örgütü ile güvenlik güçlerimiz çatışıyor. Durmak yok, sonuna kadar bu devam edecek. Bunu böyle bilsinler. BDP maalesef rüşdünü ispat edemediğini, terör örgütünün vesayetinden kurtulamadığını bu Nevruz'da bir kez daha göstermiştir. Arkadaşlarımızda yaptıkları görüşmelerde zaten bunu söylüyorlar; 'Ne yapalım bizim direnme gücümüz yok.' Söylüyorlar. Ama bunu gelip Meclis'te tabii söyleyemiyorlar. Orada bakıyorsun orada bayağı Kandil türü taktik uygulamanın gayreti içine giriyorlar'' diye konuştu.

Kürt meselesinin çözümünde inisiyatif almaktan kaçınan BDP'nin, bu Nevruz'da da çözümü değil, kanı, gözyaşını, çatışmayı tercih eden, sorunu derinleştirmeden medet uman bir tutum sergilediğini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Ben buradan özellikle Kürt kökenli kardeşlerime seslenmek istiyorum, bu çatının altından seslenmek istiyorum; Kardeşlerim BDP kendi ayakları üzerinde duramayan, kendi politikasını üretemeyen bir partidir. BDP sizin haklarınızı, hukukunuzu koruma rüşdüne erememiş bir partidir. BDP şu anda kendi rüşdünü yakalayamamış bir partidir. Kendi rüşdünü yakalayamamış bir siyasi partinin benim Kürt kökenli kardeşlerimin hakkını, hukukun korumak gibi bir derdi olabilir mi? Terörün boyunduruğundan, vesayetinden kendisini kurtaramamış bir partidir. Halkın iradesiyle seçilen milletvekillerinin halktan değil, Kandil'den emir ve talimat alarak hareket ettikleri bir partidir. Böyle bir partinin Kürt meselesinin çözümünde, Kürt kökenli kardeşlerimizin sorunlarına çözüm üretmesi asla ve asla mümkün değildir.

Değerli kardeşlerim, meselenizin çözüm adresi AK Parti'dir, AK Parti iktidarıdır. Biz 75 milyon için varız. Biz 780 bin kilometrekarelik vatan toprakları için varız. Benim Kürt kökenli kardeşim, BDP'nin gerçek yüzünü görmeli, gerçek niyetini anlamalı. BDP'nin kendisine ait bir iradesinin olmadığını artık fark etmelidir. Benim Kürt kökenli kardeşim, böyle bir Nevruz kutlamasını asla hak etmiyor. Doğu'da olsun, Batı'da olsun. Hiçbir şehirde, hiçbir esnaf kutlama altında camın, çerçevenin kırılmasını kabul etmiyor; bunu insani olarak da görmüyor. Nevruz'u kendi kirli ideolojileri için bir bahane, bir araç olarak görenleri, Kürt kökenli kardeşim iyi tanımalı ve bunlarla arasına artık herhalde mesafeyi koymalıdır.

Şunu da memnuniyetle ifade etmeliyim ki yapılan tüm tahriklere rağmen, Kürt kardeşlerim oyuna gelmemiştir. Aynı şekilde emniyet güçlerimiz bu tahrike prim vermemiş; sergilenmek istenen provokasyona geçit vermemiştir. Buradan, sabırlarından, sağduyularından, demokratik tavırlarından dolayı emniyet birimlerimizin tamamını özellikle kutluyor, hepsine teşekkür ediyorum. Tabii bu sabah şehit olan Ahmedimiz'e Allah'tan rahmet, ailesine sabırlar diliyorum, milletimizin başı sağ olsun.''