Advertisement

Yunanistan'da 6 Mayıs Pazar günü yapılacak erken genel seçimler için siyasi partilerin düzenledikleri seçim kampanyaları dün gece yarısından itibaren sona sona erdi.

Seçmenler yarın ülkeyi krizden çıkarması beklentisiyle, ülkeyi 4 yıl yönetecek siyasi parti ya da partileri seçmek üzere sandık başına gidecek.

Yunanistan'da kayıtlı toplam 9 milyon 850 bin 802 seçmenin 20 bin 255 sandıkta oy kullanacağı seçimlerde oy verme işlemi saat 07.00'da başlayacak ve 19.00'da sona erecek.

Oy sayımının sandıkların kapatılmasının hemen ardından başlaması ve seçime katılan 32 partinin aldıkları oylara ilişkin ilk sonuçların birkaç saat içinde açıklanması bekleniyor.

Seçim yasağı nedeniyle gizli olarak yapılan ve basına sızan son anketler, geçici hükümetin ortağı PASOK ve ND'nin 6 Mayıs'ta yapılacak seçimlerde hezimete uğrayacağını gösterirken, Yeni Demokrasi Partisi'nin (ND) başta geldiği bir koalisyon hükümetinin çıkması bekleniyor.

Pazar günü, "memorandum yanlısı" ve "memorandum karşıtı" partiler arasında bir seçim yapma durumunda kalacak vatandaşların sandığa siyasileri cezalandırmak için gitmesi bekleniyor.

Bu arada Yunanistan İçişleri Bakanlığı 18 yaşını doldurmuş her Yunan vatandaşının oy vermesi zorunlu olan seçimlerde, yeni seçmen sayısının 359 bin 959 kişi, seçmenlerin 2 milyon 208 bin 306'sının ise 71 yaşının üzerinde olduğunu açıkladı.

Yunanistan'da, en son 5 partinin parlamentoya girdiği 4 Ekim 2009 genel seçimlerinde, PASOK oyların yüzde 43.92'sini, ND ise yüzde 33.47'sini almıştı.

Bu oy oranlarına göre, 300 sandalyeli parlamentoda, PASOK 160, ND ise 91 milletvekilinden oluşan gruplar oluştururken, Yunanistan Komünist Partisi (KKE) 21, Ortodoks Halk Birliği Partisi (LAOS) 15 ve Radikal Sol İttifak Partisi (SYRİZA) da 13 üye ile temsil edilmişti.

-Seçim sistemi-

Yunan seçim sistemi, ülke genelinde belli bir oy oranını aştığı takdirde, az farkla da olsa yarışı önde bitiren partiye 300 sandalyeli parlamentoda çoğunluğa sahip olma ve tek başına hükümet kurma şansı tanıyor.

Seçim yasasında, bir önceki hükümet döneminde yapılan değişikliğe göre, birinci partiye 50 milletvekilliği verilirken kalan 250 milletvekili siyasi partilerin aldıkları oy oranlarına göre kademeli olarak dağıtılıyor.

Ülkedeki yerleşim merkezleri ve seçim bölgelerinde kullanılan oyların öncelikli olarak esas alındığı hesaplamalarda, bir parti, bir yerleşim merkezinde kullanılan geçerli oyların sayısının, o merkezin çıkaracağı milletvekili sayısına bölünmesiyle elde edilen bölge barajını aşabilmiş ise aldığı oy oranıyla doğru orantılı sayıda milletvekili çıkarıyor.

Kalan sandalyeler ise, artan oylar da hesaplanarak, yüzde 3'lük ülke barajını aşma başarısını gösteren partilerin seçim bölgelerinde aldığı oy oranı sıralamasına göre dağıtılıyor.

Oy pusulalarında adları alfabetik sıraya göre dizilmiş adayların parlamentoya girip giremeyecekleri, seçmenlerin isimleri hizasına koydukları artı işaretlerinin sayısı ve mensup oldukları partinin ülke genelinde aldığı oy oranına göre belirleniyor.

Partiler, ülke genelinde aldıkları oy oranına göre dağıtılmak üzere 12'şer kontenjan adayı da gösteriyorlar.

-Oy vermek zorunlu-

Bu arada Yunanistan'da seçimlere katılım oranını artırma amaçlı katı bir zorunlu oy kullanma sistemi yürürlükte bulunuyor.

Bu sistem gereği, oy kullanmayan kayıtlı seçmenler, her ne kadar bugüne kadar örneği görülmediyse de 1 aydan 1 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabiliyorlar.

Yunan seçim yasası, Türklerin bulunduğu Evros (Meriç), İskeçe, Rodop ve 12 Adalar'daki seçim merkezlerine bölge başkanları tarafından bir Türkçe çevirmen atanmasını da öngörüyor.

Seçim sistemi ayrıca, seçimlerden 2 ay önce İçişleri Bakanlığı'na ikamet adresine ilişkin bilgi vermemiş tüm seçmenlerin oturdukları değil, nüfusa kayıtlı oldukları yerleşim merkezinde oy verme yükümlülüğü getiriyor.

Yunanistan'ın yurt dışında yaşayan ve sayıları 5 milyonu bulan Yunanın oy vermesini sağlamaya yönelik bir düzenlemesi bulunmuyor.

-Seçim kampanyası-

Yunanistan'da daha önceki seçim öncesi dönemlere göre, kısa süreli olan ve heyecansız geçen 6 Mayıs seçim kampanyalarında, Türk-Yunan ilişkileri ilk kez belirgin bir şekilde yer almazken, siyasi partilerin söylemlerine ülke ekonomisi ve imzalanan ikinci memorandum çerçevesindeki kemer sıkma önlemleri damgasını vurdu.

Siyasi partiler, hükümetin uyguladığı ekonomik sert tedbirler nedeniyle nefes alamaz hale gelen vatandaşların fazla ilgi göstermediği seçim konuşmalarında, özellikle gençler arasında yüzde 50'yi bulan işsizlik oranına dikkati çekerek, büyüme odaklı bir ekonomi oluşturacakları vaatlerinde bulundu.

PASOK lideri Evangelos Venizelos, vatandaşların politikacılara karşı olan tepkilerinin sandıkta tüm ülkeyi cezalandırma hareketine dönüşmemesi gerektiğini ifade ederek, seçmenlerin kullanacakları oylarla Yunanistan'a yeni bir fırsat vermelerini istedi. Venizelos, Yunanistan'ın yeni bir aşamaya girmekte olduğunu belirterek, bugüne kadar yapılan özverilerin boşa gitmemesi gerektiğini kaydetti.

ND lideri Andonis Samaras da ülkenin kurtuluşunun, büyük oranda seçim sonrası güçlü bir hükümetin oluşmasına bağlı olduğunu savunarak, aksi halde yeniden seçime gidileceğini söyledi.

Partisinden, aralarında Altın Şafak (Hrisi Avgi) örgütünün de bulunduğu aşırı sağ partilere olan oy kaçışını bir türlü önleyemeyen Samaras, ülkedeki tüm sağ ve liberal kesime ND'de birleşme çağrısında bulundu.

Samaras, Atina'daki konuşmasında Altın Şafak örgütünü bir "canavar" olarak tanımlayarak, vatandaşların Nazileri dışlamalarını ve parlamentoya girmelerine izin vermemelerini istedi.

Görüş ayrılıkları nedeniyle kendi aralarında bir anlaşma sağlayamayan memorandum karşıtı sol partiler ise, ülkenin bugün içerisinde bulunduğu kötü durumdan yaklaşık 40 yıldır ülkeyi yöneten PASOK ve ND'nin sorumlu olduğunu belirterek, seçim sonrasında bu iki partinin tekrar iktidar olmasının ülkenin sonunu getireceğini savundular.

KKE, ülkenin, krizden kurtulup yeniden kalkınmaya geçmesi için, AB'den ve Avro kuşağından çıkılması gerektiği tezini savunurken, Sol İttifak Syriza ise, Yunanistan'ın ekonomik krizden kurtulmasının yegane yolunun seçim sonrasında memorandum karşıtı sol partilerden oluşacak bir işbirliği hükümeti kurulması olduğunu belirtti.

Teknokrat Başbakan Lukas Papadimos da gerçekleştirdiği son bakanlar kurulu toplantısında, Pazar günü yapılacak seçimlerde hangi parti ya da partilerin hükümet olacağından daha çok, Yunanistan'ın stratejik yörüngesinin ve önümüzdeki yıllar içerisindeki geleceğinin belirleneceğini söyledi.

Seçim konuşmalarında ülkenin içerisinde bulunduğu gerçeğin daha iyi anlaşılmasına odaklanılması gerektiğini ifade eden Papadimos, vatandaşların kararının, düne değil, yarına yönelik olmasını ümit ettiğini belirtti.

-Seçimlerin maliyeti 50 milyon euro-

Yunanistan'da, erken seçimlerinin maliyetinin yaklaşık 50 milyon euro olduğu bildirildi.

İçişleri Bakanlığı, seçimlerdeki harcamalarda, 2009 seçimlerine oranla büyük kesintiler yapıldığını açıkladı. Oy verme kabini, sandık, mühür ile sandık kurulu başkan ve üyelerine ödenecek ücretlerde yüzde 50'ye yakın kesintiler yapılmasının kararlaştırıldığı belirtilen açıklamada, seçimlerle ilgili bakanlıkta görev yapacak memur sayısının da 7 bin 898'den 3 bin 296'ya düşürüldüğü belirtildi.

Bakanlık açıklamasında ayrıca, ilk kez bu seçimlerde yer alan parlamentoda grubu bulunmayan siyasi partilere devlet ve özel televizyon kanallarında programlarının tanıtımı için devlet bütçesinden 20 bin 100'er euroluk ödenek ayrıldığı bildirildi.

-Yeni hükümeti zor görevler bekliyor-

Seçim sonrasında kurulacak yeni hükümeti ise, zor görevler bekliyor.

Yeni hükümetin, ikinci yardım paketinin bir sonraki taksitinin serbest bırakılması için, bir ay içerisinde acilen 3 milyar avroluk kesinti yapma yönüne gitmesi gerekiyor. Hükümetin ayrıca, Haziran'a kadar 2013-2014 dönemiyle ilgili harcamalarda 12 milyar avroluk kesinti öngören ayrıntılı bir rapor hazırlayarak Troyka'ya sunması gerekiyor. Ancak, bu yılki gayri safi milli hasılada (GSMH) 6,7'ye varan açık, hükümetin bu görevlerini yerine getirmesini neredeyse olanaksız kılıyor.

Hükümetin AB ve IMF ile imzaladığı memorandum gereği görevlerini yerine getirmemesi durumunda ise, ikinci yardım paketinin geçici olarak da olsa askıya alınacağı belirtiliyor.

Diğer yandan, likit para sıkıntısı çeken çeşitli bakanlıklarda bir süredir bazı ödemelerin geciktirildiği, bazılarının ise hiç yapılmadığı bildiriliyor. Yunan medyasında yapılan değerlendirmelerde, yeni hükümetin dış yardım olmadan kısa zamanda memur ve emekli maaşlarını ödeyemeyecek duruma geleceği, bunun da sosyal çalkantılara neden olacağı belirtiliyor.

-Batı Trakya-

Milletvekili genel seçimlerine Batı Trakya Türk azınlığından 18 aday katılıyor.

PASOK ve ND, Rodop ve İskeçe ilindeki 5 kişilik seçim listelerine ikişer Türk aday alırken, diğer siyasi partilerin aday listelerinde ise birer Türk aday bulunuyor. Türk nüfusun azaldığı Meriç (Evros) bölgesinde ise Türk milletvekili adayı bulunmuyor.

PASOK, Rodop ilinde mevcut milletvekili Ahmet Hacıosman'a aday listesinde yeniden yer verirken, bu listelerde yeni isimlerin de yer aldıkları görülüyor.

Rodop ilinde, PASOK listesinde ikinci isim olarak Serpil Karahüseyin bulunurken, geçen seçimlerde milletvekili çıkaramayan Yeni Demokrasi Partisi ND ise, bu seçimlere Erhan İmamoğlu ve Mehmet Eminoğlu isimli Türk adaylarla katılıyor.

Eski ND milletvekili avukat İlhan Ahmet bu seçimlerde, Dora Bakoyanni'nin başkanı olduğu Demokratik İttifak'ın (DİSY) aday listesinde yer alıyor. Sol İttifak SYRİZA listesinde Ayhan Karayusuf, Yunanistan Komünist Partisi (KKE) listesinde de İbrahim Kiracı bulunuyor.

İskeçe ilinde de PASOK listesinde Burhan Baran ve Fatma Kabza yeni isimler olarak yer alıyor. ND'de ise, Adnan Peçenek ile Şaban Bandak, SYRİZA'da Hüseyin Zeybek, DİSY'de Türkeş Hacımemiş, KKE'de Hasan Efendi ve DİMAR'da da Sami Karabıyık aday olarak yer alıyor.