Advertisement

ABD Başkanı Barack Obama, 2008 seçimlerinde kendisine zaferi getiren coşku ve enerjiyi yeniden yaratmak için, ilk mitinglerini, seçimlerde çekişmeye sahne olması beklenen Virginia ve Ohio eyaletlerinde başlattı.

AA, Kasım ayında düzenlenecek başkanlık seçimleri için kampanya mitinglerine Virginia ve Ohio eyaletleriyle resmen başlayan Obama'nın mitingini izledi. Obama'nın ilk miting için seçtiği Virginia ve Ohio, Demokrat ve Cumhuriyetçilerin çekişmeli mücadeleye sahne olduğu kritik ''değişken'' eyaletler arasında. Nitekim, 2008 seçimlerinde Virginia'da 1964'ten bu yana eyaleti kazanan ilk Demokrat başkan adayı olan Obama'nın, başkanlığı almasında bu iki eyaletin de önemli rolü olmuştu. Ancak başkanlık seçimleri sonrasındaki bu iki eyaletin valilik seçimlerini Cumhuriyetçilere kaptırmaları nedeniyle Virginia ve Ohio, Demokratlar için yine kazanılması gereken önemli eyaletler arasında bulunuyor.

Virginia ve Ohio'daki son kamuoyu yoklamaları Obama'yı, muhtemel rakibi Mitt Romney'nin önünde gösteriyor, ancak seçim gününe daha 6 ay gibi uzun sürenin olması, bu tip tespitleri güçleştiriyor. O açıdan Obama'nın, kampanya başlangıcını bu eyalette yapması önem taşıyor.

Virginia eyaletinin başkenti Richmond'daki mitingde, Obama'nın 2008 seçimlerindeki ''Değişim'' ve ''Yapabiliriz'' sloganlarıyla yola çıkarak, kendisine zaferi getiren coşku ve ivmeyi tekrar yaratma çabası kendisini hissettirdi.

Virginia Commonwealth Üniversitesi'ndeki miting salonunun önünde yağmurlu havaya rağmen uzun kuyruklar oluştu. Richmond ve çevre bölgelerden Obama'yı izlemek için gelen 8 bin seçmen salonu tıka basa doldurdu.

Daha Obama kürsüye gelmeden tezahüratlara başlayan kalabalık, 2008 seçim kampanyasında da kullanılan ''Coşkuluyuz ve harekete geçmeye hazırız'' (Fired Up and Ready To Go), ''Evet yapabiliriz'' (Yes We Can) sloganları attı. Bunun yanında seçmenin, Obama'nın kampanyasının en yeni sloganı olan ''İleri'' (Forward), ''Geri Değil'' (Not Back) ve ''Bir Dört Yıl Daha'' (Four More Years) şeklindeki sloganları da benimsediği görüldü.

Seçmenlerin yapısına bakıldığında ise salonu özellikle Afro-Amerikalıların, öğrencilerin, yaşlıların ve göçmenlerin doldurduğu dikkati çekti. Obama'yı izlemeye gelen Amerikalılar arasında genelde düşük ve orta gelirli grupların ağırlıklı olduğu, ayrıca çok sayıda izleyicinin mitinge ailesiyle geldiği gözlendi.

Bunun yanında, 2008'de olduğu gibi Obama'nın kampanya ekibinde yine çok sayıda gönüllü gencin olması dikkati çekti.

-AA, nabzı tuttu...-

Obama'nın Richmond'daki mitingini yerinde izleyen AA ekibi, salonda bulunan Amerikalıların da nabzını tuttu.

AA mikrofonlarına konuşan izleyicilerin ortak görüşü, Obama'nın, karşısına çıkan tüm engelleme çabalarına rağmen, sadece zenginlerden oluşan belirli bir zümrenin değil, yoksul ve orta gelirli Amerikalıları da içine alacak şekilde toplumun tüm kesimlerini gözeten politikaları hayata geçirdiği yönünde...

Mitingi izlemeye gelen Amerikalılar, Obama'nın 1929 Büyük Buhran'dan bu yanaki en ciddi finansal krizin atlatılması yolunda doğru işler yaptığı ve gerçek değişimin sahada görülmesi için zamanın gerektiği fikrinde birleşiyorlar.

Amerikalılar ayrıca, Obama'nın, bir önceki ABD Başkanı George W.Bush zamanında ABD'nin dünyada bozulan imajını düzeltme yolunda da önemli ilerleme katettiğine vurgu yapıyor.

Mitinge gelenlerin Romney hakkında dile getirdikleri ortak görüş ise Obama'nın tersine Romney'nin halktan uzak bir kişi olduğu ve yoksul ve orta gelirlilerin halinden anlamadığı şeklinde.

Edith adlı Amerikalı, ''Obama'nın ilk dönemki performansını çok beğendim. Muazzam işler çıkardı, ülkeyi ileri götürdü. Tabii ki daha yapacakları var, tekrar seçileceğinden çok umutluyum'' derken, Alford Douglas, Obama'nın ''prensipli politika izlediğini'' ifade ederek, ''Tekrar kazanacağına eminim, çünkü çok iyi işler yapıyor. Finansal krizden toparlanma sürecinde de başarılı icraat ortaya koydu, bir nevi ağacın tohumunu ekti, şimdi bunun meyvelerini vermesi tabii ki biraz zaman alacak'' diye konuştu.

-''Yüzde 1'i değil, yüzde 99'u temsil ediyor''-

Elinde taşıdığı Obama posteri ve Obama aksesuarlı giysileriyle salondaki renkli izleyicilerden biri olan Danny Carlo, Obama'nın ülkeyi rayına oturttuğunu belirterek, ''Kesinlikle doğru yolda ilerliyoruz. Obama, halkını gerçekten düşünen bir başkan, yüzde 1'i değil, yüzde 99'u temsil ediyor'' dedi. Cumhuriyetçileri de zenginlere vergi kesintisi konusunda eleştiren Carlo, ''Romney bir aylığına sokaklara inip, halkın yanında yaşamalı, buna ne kadar dayanır merak ediyorum'' diye konuştu.

Florence adlı yaşlı Amerikalı, ABD'nin başına bir nesildir Obama kadar akıllı, dürüst ve ifade yeteneği yüksek bir liderin gelmediği belirterek, ''Obama ABD'yi yeni bir Büyük Buhran'a girmekten kurtardı. Sadece zenginleri değil, tüm halkı temsil ediyor. Romney'nin ise çok ciddi karakter problemi var, hiç kimse onun neyi savunduğunu gerçekten bilmiyor'' dedi.

-''Romney sıradan halktan uzak''-

Gwen adlı bir diğer Amerikalı da Obama'nın 2008 yılında ''bir enkaz'' devraldığını, bu enkazın temizlenmesi için ona yardım etmeleri gerektiğini söyledi. Diğerleri gibi Romney'nin ''sıradan halktan uzak'' olduğu görüşünde olan Gwen, ''Finansal kriz yüzünden insanlar acı çekiyor ve Romney bunu pek anlamış gibi gelmiyor bana'' diye konuştu.

Shanka Iyer adlı Hint asıllı Amerikalı da ''Bence Obama'nın finansal krizin zorlu dönemlerinde attığı doğru adımlar onun en önemli icraatıydı. Birçok doğru iş yaptı. ABD'nin dünyadaki 'kabadayı' imajını değiştirerek, ülkeyi dünyada tekrar güvenilen lider olma konumuna geri döndürdü'' derken, Cumhuriyetçilerin ise sadece kendilerini ve belirli çıkar çevrelerini düşündüğünü savundu. Iyer, ''Romney'ye oy verecekleri gerçekten anlamıyorum. Romney tüm Amerikalıları gözetmiyor, Obama ise herkesi kucaklıyor'' dedi.

-Salondan notlar...-

Öte yandan, Obama çifti kürsüye çıkmadan önce, salonun dört bir köşesinde yer alan ekranlarda, ABD Başkanı'nın 2008 seçim kampanyasından manzaralar, başkanlık dönemindeki önemli konuşmaları, halkla diyalogları gibi görüntüler gösterildi. Görüntülerde, Obama'nın sağlık reformu, otomotiv endüstrisini kurtarma planı, istihdam paketi gibi finansal krizden toparlanma yönünde hayata geçirdiği icraatlar anlatıldı.

Mitingden önce Virginia eyaletini temsil eden Kongre üyesi Robert Scott, Virginia'nın eski Demokrat Valisi, Richmond Belediye Başkanı, üniversitenin çok sevilen basketbol antrenörü gibi isimler Obama'ya destek veren konuşmalar yaptı.

Obama'yı da eşi Michelle Obama sahneye çağırdı. Eşinden önce kürsüye gelerek kısa bir konuşma yapan Michelle Obama, seçmenlerden seçim kampanyasında aktif rol almalarını istedi ve çevrelerini Demokrat Parti'ye kayıt olmaları için teşvik etmeleri çağrısında bulundu.

Obama çiftinin giysilerindeki mavi ağırlıklı ton dikkati çekerken, Barack Obama'nın kravat ve ceketsiz olduğu gözlendi.

Ellerinde ''İleri'', ''Geri Değil'' ve ''Obama-Biden'' yazılı pankartlar ve Obama çiftinin posterlerini taşıyan izleyiciler, Obama'nın sözlerini sık sık alkışlarla kesti, Romney'den bahsedilen bölümlerde yuhaladı.

ABD Başkanı Barack Obama, seçmenlerine, bu yıl Kasım ayında yapılacak ABD başkanlık seçimlerinin, ''yeni bir başkanlık'' yarışı değil, Amerika'nın geleceğinin belirleneceği kritik ''tercihler seçimi'' olduğu mesajını veriyor.

Seçim tartışmasını da ''orta sınıf/zengin mücadelesi'' eksenine çekmeye çalışan Obama, orta sınıfa ''Bu seçim sizin kazanma/kaybetme'' anınız diye seslenirken, kampanyasının ''hala umut ve değişim'' üzerine olduğunu vurgulayarak, seçmenden ''kendisine inanmaya devam etmesini'' istiyor.

Obama'nın seçim stratejisi, her ne kadar son aylarda katıldığı toplantı ve yaptığı açıklamalarda belirginleşmeye başlamış olsa da resmi olarak başlattığı ilk seçim durağında daha açık görülmeye başlandı.

Ülkenin hala ekonomik krizin etkisinden kurtulmaya çalıştığı bir ortamda seçimlerin ana konusunun ekonomi olacağı biliniyordu. Ancak AA olarak, daha önceki bir analizimizde ortaya koyduğumuz gibi, Obama'nın tartışmaları ''orta sınıf-zengin mücadelesi'' eksenine çekmeye çalışacağı, Ohio ve Virginia'daki konuşmalarında neredeyse netlik kazandı.

Bu noktada Obama, ilk olarak, bu seçimin, aslında başkanlık değil, bir ''tercihler seçimi'' olduğu savını ortaya attı. Obama'ya göre bu ''tercih'', Amerikalıların, siyasetten ekonomiye, eğitimden sağlığa, gelecekte nasıl bir ABD istediklerine karar vermesiyle ilgili bir tercih. Bu kararı alacak olan da orta sınıf.

Obama'nın bu savı şu sözlerinde açıkça beliriyor:

''2008 yılında hayal ettiğimiz, herkesin adil paylaşıma, adil fırsatlara sahip olduğu, aynı kurallara tabi olduğu bir geleceğe ilerliyoruz ve bir seçimle yüz yüzeyiz. Bu sadece bir başka başkanlık seçimi değil. Bu, orta sınıfın kazanma-kaybetme anı.'' Dolayısıyla kendisini ''orta sınıfın savunucusu'', Cumhuriyetçileri ve rakibi Mitt Romney'yi de ''zengin''lerin koruyucusu olarak nitelendiren Obama, Cumhuriyetçileri, politikalarıyla orta sınıfı düşünmemekle suçluyor. Obama'nın konuşmasında bu görüş kendini şöyle gösteriyor:

''(Cumhuriyetçilerin istediği) Kanser gibi hastalıkların araştırılmasında kullanılacak projelerin ortadan kaldırılmasını, çocukların eğitiminin engellenmesini, öğrencilerin üniversite için daha fazla harç ödemesini, fakir ve yaşlılara yönelik sağlık sigortasının yok edilmesini, milyonerlere yeni bir vergi muafiyetini reddediyorum ve ABD Başkanı olduğum sürece bunlara izin vermeyeceğim.''

-Cumhuriyetçilere karşı ''idealist başkan'' imajı...-

Obama, böylelikle bir yandan da kendisini zenginlerin değil, tüm Amerikalıların hayallerinin gerçekleşmesi için çabalayan ''ideal bir başkan'' olarak tanımladı.

Bu açıdan Obama'nın her yeni konuya şu cümlelerle başlaması dikkat çekiciydi:

''-Biz cesur, rekabetçi, ileriye yönelen Amerika için savaşıyoruz, bunun için tekrar yarışıyorum.

-Bu on yılın sonunda, dünyanın tüm diğer ülkelerinden daha fazla şekilde, daha fazla Amerikalının üniversite diplomasına sahip olduğundan emin olmak için yarışıyorum.

-Yeni nesil yüksek teknoloji üretiminin köklerinin saldığını görmek için yarışıyorum.

-Kendi enerjimizi kendimizin kontrol ettiği geleceğe doğru ilerlemeyi sürdürmemiz için yarışıyorum.

-Irak ve Afganistan savaşları yerine o paraları evde altyapımızı onarmamız için yarışıyorum.

-Borcun dengeli ve sorumlu biçimde azaltılmasını sağlamak için yarışıyorum.''

Tüm bu bölümlerin sonunda ise ''Ama karşı tarafın bu konulardaki görüşleri farklı'' ve ''Bu seçimdeki tercih budur'' diyen Obama, Amerikan halkının önüne iki başkan adayı değil, iki farklı ''Amerikan geleceği'' seçimini bir kez daha koydu.

-Romney'ye ''damga memuru'' yakıştırması...-

Rakibi Romney'ye yüklenen Obama, Romney'nin başkan olması halinde, Kongre'deki Cumhuriyetçilerin isteklerini yerine getirecek ''damga memuru'' olacağını ima etti.

''Orta sınıf/zengin'' tezatlığı üzerinden işleyecek seçimlerde Romney'yi de ''zenginliğiyle'' de vuracağa benzeyen Obama, bunu seçim konuşmasında şu sözlerle açıkça gösterdi:

''(Eski Massachusetts Valisi) Vali Romney, ülkesini seven bir Amerikalı. Harika bir aile yetiştirdi, gurur duyacağı çok şey var. Büyük bir finansal şirketi işletiyor, eyalet yönetti. Ama bu deneyimlerinden yanlış dersler çıkardı. Romney, içtenlikle inanıyor ki eğer kendisi gibi CEO'lar ve zengin yatırımcılar para kazanırsa geri kalan herkes de otomatik olarak refaha erecek.''

Obama, ''İşletmeleri insan'' olarak tanımlayan Romney'ye de ''Şirketler insan değil, insanlar insandır. Biz, refahımızı yalnızca GSMH'ye, kaç tane milyonerimiz olduğuna bakarak hesaplamıyoruz, aynı zamanda normal bir ailenin hayallerini ne kadar gerçekleştirebildiğine, yaşantılarına bakarak hesaplıyoruz" diyerek sert yanıt verdi.

Romney ve Cumhuriyetçilerle ilgili bölümlerde zaman zaman salondakilerin yuhalama sesleri duyulurken, Obama için ''Bir dört yıl daha'' sloganları atıldı.

-''Kampanya hala umut ve değişim üzerine''-

Seçimlerde Obama'nın dış politika ayağı ise oldukça güçlü görünüyor. Bu noktada şu cümleleri gelecek günlerde Obama'dan sıkça duyacak gibiyiz:

''-9 yıldır ilk kez Irak'ta hiçbir Amerikalı savaşmıyor

-Usame Bin Ladin artık bu ülke için bir tehdit değil, El Kaide yenilgi yolunda

-2014 yılına kadar Afganistan'daki savaş da bitecek.''

Dış politika başarıları sayesinde ABD'nin daha güçlü olduğunu vurgulayan Obama, bunu ekonomiye de bağlayarak, seçmene şu mesajı da veriyor: ''Irak ve Afganistan'da savaşı bitirip, orada harcanan paraları ülkenin borcu ve altyapısı gibi kalkınma için mi harcamak istiyorsunuz, yoksa Romney ile savaş için harcamak mı?''

Obama'nın kampanyasındaki en önemli mesajlarından biri de hala 2008'de çıktığı yola aynı sözlerle devam ettiği yönünde. Obama, bunu şu sözlerle özetliyor:

''Bu kampanya hala umut ve değişim üzerine. Ben hala buna inanıyorum, hala size inanıyorum ve sizden de hala bana inanmaya devam etmenizi istiyorum. 2008'de söyledim: mükemmel bir insan değilim, hiçbir zaman da mükemmel bir başkan olmayacağım. Ama her gün sizin için en güçlü şekilde mücadele edeceğimi, düşüncelerimi hep paylaşacağımı söylemiştim. Sözümü tuttum ve sizin başkanınız olma onurunu devam ettirdiğim sürece de tutmaya devam edeceğim. Benimle kalmanızı, benimle mücadele etmenizi ve benimle birlikte devam etmenizi istiyorum...''