Advertisement

Bağış, Fransızların Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olmadığını belirterek, ''Fransa'nın içinde karşı olan birtakım ekol ve siyasiler olabilir. Onların da başına ne geldiğini görüyorsunuz. Türkiye'ye bulaşanlar iflah olmuyor'' dedi.

Türkiye'nin AB sürecini ve elde ettiği başarıları anlatan Bağış, 2005'ten bu yana 33 faslın 13'ünü açtıklarını dile getirerek, ''Geriye kalan 20 faslın 16'sını da açabilecek kadar açılış kriterlerini büyük ölçüde tamamladık. Ama siyasi engeller nedeniyle açılamıyor. Sarkozy'nin engellediği, Rumların engellediği fasıllar...'' dedi.

Fransızların, Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olduğu yönünde bir kanının söz konusu olduğunu ifade eden Bağış, ''Fransızlar karşı değil. Fransızlar, Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olsaydı, her yıl 2 milyondan fazla Fransız tatilini geçirmek için Türkiye'ye gelmezdi, 3 milyondan fazla Alman Türkiye'ye gelmezdi. Fransa'nın içinde karşı olan birtakım ekoller, siyasiler olabilir. Onların da başına ne geldiğinizi görüyorsunuz. Türkiye'ye bulaşanlar iflah olmuyor. Bundan da herkes üzerine çıkan payı alıyor'' diye konuştu.

-''AB üyesi ülkeler, Türkiye'yi çok önemli bir pazar olarak görüyor''-

Türkiye'nin, Avrupa'nın 6'ncı büyük ekonomisine sahip olduğunu vurgulayan Bağış, ''Bizden bir büyük olan Hollanda ekonomisi. Toplam nüfusu 16 milyon. Sadece bu yıl 16 milyon talebeye tablet bilgisayar vereceğiz. Yani Hollanda'nın toplam nüfusu kadar öğrencimiz var. Hollanda'nın tüm nüfusu kadar tablet bilgisayar üretecek 8 milyar dolarlık yeni bir projeyi başlatıyoruz, Fatih Projesi'ni... Böyle bir nesil geliyor arkadan. Elindeki tablet bilgisayarıyla dünyayla anında iletişim kurabilen bir nesil geliyor. Bunu başarabilen ender ülkelerden biri olacağız inşallah'' diye konuştu.

Bağış, Türkiye'nin her alanda çok önemli ve büyük gelişmeler gösterdiğini kaydederek ''Türkiye, şimdi neden çok daha ciddiye alınıyor. Çünkü demokrasisine, insan haklarına yaptığı yatırımlarla birlikte ekonomisi de güçlendi. AB üyesi ülkeler, Türkiye'yi çok önemli bir pazar olarak görüyor. Türkiye ile iyi geçinen tüm ülkelerin de çok yararlandığını görüyorlar. O gücümüzü, mutlaka birlikte pekiştirmemiz gerekir. Sizin AB'de yaptığınız her bir yatırım, Avrupa'ya yaptığınız her girişim benim işimi kolaylaştırıyor'' şeklinde konuştu.

-''Türkiye, Avrupa'nın ikinci büyük ekonomisi olacak''-

New York Times'ta dün Türkiye'nin AB ilişkileriyle ilgili bir analiz yayımlandığını anımsatan Bağış, ''Aynı noktaya onlar da parmak basmışlar. Hatta şöyle bir cümle kullanmışlar; 'Eğer sabır bir değerse, Türkiye'nin yeri kesinlikle meleklerin arasında olacaktır' demiş ve Türkiye'nin ekonomik gücünden bahsetmişler'' dedi.

Bağış, şu aşamadan sonra Türkiye'nin AB sürecinde önünü açacak olan şeyin ekonomik göstergeler olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

''Çünkü OECD, Türkiye'nin en az önümüzdeki 10 yıl boyunca Avrupa'nın en hızlı büyüyen ekonomisi olmaya devam edeceğini söylüyor. Bunu biz söylemiyoruz, Avrupa'nın en önemli kurumu söylüyor. Bu ekonomik büyüme oranıyla devam edersek, bu dinamizmi yakalarsak ve 2023 hedeflerimizi tutturabilirsek zaten 2050 yılına gelmeden Türkiye Avrupa'nın ikinci büyük ekonomisi olacak. Önümüz çok açık. Ama zamanı ve mekanı iyi değerlendirmemiz lazım.''