Advertisement

Türkiye Katılım Bankaları Birliği (TKBB) Başkanı Fahrettin Yahşi, 10 yıl içinde bankacılık sektöründeki paylarını yüzde 10'a çıkarmayı hedeflediklerini belirterek, ''Katılım Bankaları olarak, yüzde 5 olan sektördeki payımızı önce, 10 yıllık süreç içinde yüzde 10'a, sonra yüzde 20'lere çıkarma çabası ve tartışması içindeyiz'' dedi.

AA muhabirine bilgi veren Yahşi, katılım bankaları olarak, bankacılık sektöründeki paylarını artırmanın çabası içinde olduklarını kaydetti.

Dünyada, hem klasik bankacılık hem katılım bankacılığının ikisini de uygulayan ülkelerde, katılım bankacılığının oranının yüzde 20'ler seviyesine çıktığını vurgulayan Yahşi, ''Bu seviyenin de bir anlamda sınır olduğunu gördük. Demek ki bizim Türkiye'de katılım bankacılığını yüzde 20'lere çıkartmamız gerekiyor. Tabi bunun gereklerini de yerine getirmemiz gerekiyor'' diye konuştu.

Bankacılığın yüzde 20'sine ulaşmanın kolay olmadığına işaret eden Yahşi, bunun için daha fazla banka ve şube açılması, daha fazla müşteriye ulaşılmasının önemli olduğunu dile getirdi.

Yahşi, yasal alt yapının oluşturulması ve ürün çeşitliliğine yönelik düzenlemelerin eş zamanlı olarak gerçekleştirilmesi gereğini de vurguladı.

Kalkınma bankalarının büyük ölçüde reel sektörün finansman ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurgulanmış bir sektör olduğunu vurgulayan Yahşi, ''Reel sektörle bu kadar iç içe olan bir sektörün yaşatılması çok önemli. Çünkü ülkeler reel sektörleriyle var. Eğer reel sektörünüz güçlü değilse, günün birinde sıkıntıların sizi bulmaması mümkün değil'' diye konuştu.

-''Dünya Bankası ve IMF, İslami bankacılık üzerinde çalışıyor''-

Şu anda hem Dünya Bankasının hem de IMF'nin İslami Bankacılık üzerine çalışmalar yaptığını ifade eden Yahşi, Katılım bankacılığı, uluslararası kabul görmüş bir bankacılık modeli ama diğer bankacılıklara göre işletilmesi epey meşakkatli. Salt ekonomik faaliyetlere özgülenmiş olması, onun dışındaki alanlarda fon kullandıramıyor olması, bir diğer tarafta da kar ve zarara katılma yöntemiyle fon topluyor olması ve bu tarz bir yönteme fonlarını emanet edecek kişi ve kuruluşların her toplumda belli bir düzeyde olması, tabi ki bunların kısıtları arasında yer alıyor. İşte bu nedenle yüzde 20 hedefleniyor'' şeklinde konuştu.

-Katılım bankalarının yurt dışından fon getirme çabaları-

Katılım bankalarının eskiden tamamen yurt içi kaynaklı çalıştığını anımsatan Yahşi, şu anda ise yurt dışı kaynaklı olarak çok ciddi mesafe aldıklarını anlattı.

Katılım bankalarının, ürün ihraç etmek suretiyle dışarıdan fon sağladıklarını belirten Yahşi, ''Doğrudan katılım hesabıyla diğer bankaların fonlarını Türkiye'ye getirme çabaları var. Yurt dışında teşkilatlar aracılığıyla, faaliyette bulundukları piyasalarda Türkiye'ye fon getirme çabaları var'' dedi.

-''10 yıllık süreç içerisinde yüzde 10'a ulaşılabilir''-

Katılım bankacılığının, toplam bankacılık sektöründe klasik bankacılıktan daha hızlı büyüme potansiyeline sahip olduğunu vurgulayan Yahşi, şunları kaydetti:

''Bu da toplumda bir anlamda bu kurumlara talebin olduğu anlamına geliyor. Hem yurt içine hem de yurt dışına yönelik yapılanmalar, önümüzdeki süreçte sektördeki payımızı yüzde 10'lar seviyesine çıkaracaktır. 10 yıllık süreç içerisinde yüzde 10'a ulaşılabilir. Türkiye'de katılım bankacılığı yüzde 5 civarında sektörden pay alıyor.

Bu, 27 yıllık katılım bankacılığı serüveninde azımsanmayacak bir pay olmakla birlikte arzu edilen bir pay olduğunu söylemekte pek mümkün değil. Katılım bankaları olarak, yüzde 5 olan sektördeki payımızı önce, 10 yıllık süreç içinde yüzde 10'a, sonra yüzde 20'lere çıkarma çabası ve tartışması içindeyiz.''

-''Katılım bankacılığının büyümesi, cari açığı da azaltır''-

Yahşi, reel sektörün bizzat içinde olan katılım bankacılığının bankacılıktaki payının yükselmesinin, cari açığın azaltılmasına katkı sağlayacağını da sözlerine ekledi.