Advertisement

Avrupalılar Euro Bölgesi'nin borçlanma maliyetlerini azaltmak için ortak euro tahvili çıkarılıp çıkarılmaması konusunda görüş ayrılığı yaşıyor.

Ödeyebilecekleri kredileri bulmakta sıkıntı çeken sorunlu euro ülkeleri için ortak euro bonolarının, Avrupa'nın birliğinin soylu bir göstergesi olacağını ve euroyu korumak için önemli bir araç olacağını savunuyor. Diğer yanda Almanlar ve diğer birkaç ülke, ortak euro bonolarını, "avantacı" akrabalarının borcunu ödeme anlaşması olarak görüyor.

New York Times gazetesinde yer alan değerlendirmede, ortak euro tahvilinin vaad ettiklerine, olası sorunlarına ve Almanya Başbakanı Angela Merkel'i de ikna ederek, bunun nasıl yapılabilebileceğinin yollarına dikkat çekti.

Geçtiğimiz dönemde Almanya tarafından ortak euro bonoların reddedilmesinin ardından Fransa'nın yeni cumhurbaşkanı François Hollande'ın büyüme yanlısı duruşu, ortak euro bonoları tartışmasını yeniden gündeme getirdi.

Ortak euro bonolarının çıkarılması, Euro Bölgesi'nin, ABD'nin hazine tahvillerine benzer bir oluşum içinde olması anlamına geliyor. Ortak tahviller bir yandan New York Times'ın tabiriyle Euro Bölgesi'ni "Birleşik Avrupa Devletleri" olma yoluna koyarken, diğer yandan borç yüklerinin de ortaklaşmasıyla, dolaylı olarak ülkelere birbirlerinin bütçelerine karışma hakkı da sağlayacak. Bu durum, şu anki Euro Bölgesi'nin siyasi ve ekonomik olarak transformasyonunu da gerektiriyor.

"KIRMIZI ve MAVİ TAHVİL"

Washington'daki Carnegie Enstitüsü Uluslararası Ekonomi Programı'nın direktörü Uri Dadush, ortak euro bonolarının büyük ihtimalle Avrupa Merkez Bankası tarafından çıkarılacağını söylüyor. Ancak Dadush, borç yüklerinin paylaşılmasını sağlayacak bu tahvillerin, ülkelerin kendi egemenliklerinden de vazgeçmesi anlamına gelebileceğinin altını çiziyor.

Dadush ile benzer görüşe sahip görünen Almanya Başbakanı Angela Merkel de Euro Bölgesi'nin "ortak borca" sahip olmadan önce daha sıkı bir siyasi ve ekonomik entegrasyonu sağlamasının gerektiğini savunuyor. Almanya aynı zamanda düşük faizlerin, İtalya ve Yunanistan gibi ülkeleri daha sorumsuzlaştırabileceğinden endişe ediyor.

Almanya ve Fransa kutuplarıyla oluşan 2 cephenin birleştirilmesi ve Merkel'in daha kabul edebileceği ortak bir paydada buluşulması için ise Delpla ve Von Weizsacker adında iki ekonomist "çift bütçeli" bir model öneriyor.

Bu model, ülkelerin borçlarının, GSYH'nin yüzde 60'ını aşmayacak kadar kısmını, tüm Euro Bölgesi ülkelerinin çıkardığı "Mavi tahvillere" koymasını ve bu tahvillerin çok düşük faizle işlem yapmasını öngörüyor.

Geri kalan ve "kırmızı tahvil" olarak bahsedilecek kısım ise ülkelerin inisiyatifine kalarak, büyük ihtimalle daha yüksek faize sahip olacak.

Böylece, bütçesini iyi idare eden ülkelerin "mavi tahvillere" erişimi olurken, kötü idare edenler mavilere erişemeyecek ve yalnızca kırmızı tahvillerden çıkarabilecek.

BORÇ HAVUZU

Öne çıkan diğer metodlardan biri ise Almanya Ekonomi Uzmanları Konseyi tarafından sunulan ERP metodu da (European Redemption Pact- Avrupa İtfa Anlaşması) GSYH'nin yüzde 60'ını aşan borçların ortak bir havuzda toplanarak, geri ödemelerin 25 yıla yayılarak yapılmasını öngörüyor. Bu plan, ülkelerinin yaklaşık 2.3 trilyon euroluk ekstra borcundan kurtarılmasını vaad ediyor.

Şu ana kadar Merkel yalnızca tüm Avrupalılara yarar sağlayacak altyapı projeleri için ortak tahvil çıkarılmasına destek verdi. Ancak ekonomistler, bu tür tahvillerin, Avrupa genelinde bir büyümeyi sağlayamayacağı konusunda hemfikir.