Advertisement

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Washington Post'a verdiği demeçte, Washington Post'un, ''Cumhurbaşkanı olmak gibi bir isteğimiz var mı?'' sorusu üzerine, ''Talebe bağlı olarak, eğer halktan talep olursa ve siyasi partimin kararına bağlı olarak, göreceğiz. Türkiye'de bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimleri, cumhurbaşkanının halk oyuyla seçileceği ilk seçimler olacak'' diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, Washington Post'tan Lally Weymouth'a röportaj verdi.

Gazatenin internet sitesinde yayınlanan röportajda Erdoğan, Türkiye-İsrail ilişkilerine dair bir soru üzerine, İsrail'in, Türkiye'nin özür, tazminat ve Gazze'den blokajın kaldırılması konularındaki şartları kabul etmesi halinde, iki ülke arasında normalleşme sürecinin başlayabileceğini söyledi.

Konuyla ilgili başka bir soru üzerine Erdoğan, bu üç şartın eş zamanlı olarak yerine getirilmesi gerektiğini ve bu olduğu zaman da normalizasyon sürecinin büyükelçinin İsrail'e dönmesi ve diğer adımları içerdiğini kaydetti.

Erdoğan, ''İran'ın nükleer silah üretmesi konusunda kaygılarınız var mı?'' sorusu üzerine, ''Nükleer silah terimini kullanmak istemiyorum, çünkü İran'daki yetkili kişiler nükleer silah üretmediklerini söylüyorlar'' dedi.

Nükleer silahları olan ülkelerin kendilerini nükleer tehdit olarak düşünmediklerini belirten Erdoğan, ''Ama nükleer silaha sahip olmayan bir ülke diyelim, bunu üretme işine giriyor, o zaman zaten nükleer silaha sahip olanlar, onlara, (böyle bir gelişmeye) karşı olduklarını söylüyor. Adalet bunun neresinde?'' ifadelerini kullandı.

Gazetenin, ''Bir farklılık şu ki, nükleer silaha sahip ülkelerin hiçbiri, BM üyesi bir ülkeyi, dünya yüzeyinden silme tehdidinde bulunmuyor, İran'ın İsrail'e bunu yapma tehdidini yönelttiği gibi'' yorumu üzerine Erdoğan, ''İsrail de aynısını İran için söylüyor'' dedi.

Gazetenin, ''Onlar, İran'ı nükleer programını durdurmak için vurabileceğini söylüyor'' sözleri üzerine Erdoğan, ''Size daha fazlasını söyleyeyim, Filistin'de hiçbir silah olmamalı. İsrail, Gazze gibi bir yeri 15 gün boyunca fosfor bombalarıyla vurdu'' diye konuştu.



-''Babası çocukları katletti ve şimdi de oğlu aynı şeyleri yapıyor''

Gazetenin, Başbakan Erdoğan'a, Suriye'deki olaylar ilk başladığında ''Esed'e reform yapması için bir şans tanımaya çalışmasını'' sorması üzerine, şunları kaydetti:

''Devlet Başkanı Esed'e, 2011 yılının Ocak ayından itibaren, eğer reformlara gitmek isterse, kendisine destek vereceğimizi söyledik. O dönem, kendisiyle 3 saatlik görüşme yaptım. Sonra temsilcilerimi gönderdim. Bunun yanında (Esed ile) telefon görüşmeleri yaptık. Suriye bizim yardımımızı istedi ve biz o yardımı gönderdik, ama hiçbir şey değişmedi. Ne yazık ki, Esed, kendi halkını, kendi tank, uçak ve helikopterleriyle öldürmeye devam etti.''

Başbakan Erdoğan, ''Suriye'nin geleceği hakkında düşündüğünüzde sizi ne endişelendiriyor?'' sorusu üzerine, ölümlerin çok üzücü olduğunu, Suriye'deki manzaralara, tarihi alanların bombalarla yıkımına tanık olmanın çok üzücü olduğunu belirtti.

Hafız Esed'in 30 yıl önce yaptığını şimdi oğlu Esed'in yaptığını kaydeden Erdoğan, ''Babası çocukları katletti ve şimdi de oğlu aynı şeyleri yapıyor'' dedi.

Erdoğan, ''Sizce Esed gidecek mi? Onu yakından tanıyorsunuz'' sorusunu da, ''Kendisi için en uygun çıkış yolunu seçeceğini, böylece Suriye halkının, onun eziyetlerinden mümkün olan en kısa sürede kurtulacağını ümit ediyorum'' diye yanıtladı.

''Esed'in isterse gidebileceği ülke var mı?'' sorusu üzerine, ''olabilir'' diyen Erdoğan, ''Katar olabilir mi?'' sorusunu da, ''Evet, Tunus da bir öneride bulundu'' yanıtını verdi.



-Cumhurbaşkanlığı

Başbakan Erdoğan, ''Cumhurbaşkanı olmak gibi bir isteğiniz var mı?'' sorusu üzerine, ''Şimdiye kadar, geldiğim hiçbir pozisyona, orada olmayı istediğim için gelmedim, insanlar benim o görevlere gelmemi istedi. Şu ana kadarki tüm görevlerimden bahsediyorum; İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı, Parti Genel Başkanı, Başbakan... Cumhurbaşkanlığı konusuna gelince, talebe bağlı olarak, eğer halktan talep olursa ve siyasi partimin kararına bağlı olarak, bakacağız. Türkiye'de bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimleri, cumhurbaşkanının halk oyuyla seçileceği ilk seçimler olacak'' diye konuştu.

Gazetecinin, ''Ülkede nereye gidersem gideyim, hiçbir suçlama yöneltilmeden hapiste tutulan gazetecileri işitiyorum. Niçin onları hapisten çıkarmıyorsunuz? Bu Türkiye için iyi değil. Niçin onların istediklerini ifade etmelerine izin vermiyorsunuz?'' sorusu üzerine Başbakan Erdoğan şunları kaydetti:

''Bu konuda bilgi kaynağınızın ne olduğunu bilmiyorum. Yayın organınızın, bu asılsız fikir ve iddiaları böyle bir sorunun temeline oturtması üzücü. Bu gazeteciler, sarı basın kartı olan gazeteciler değil. Dokuz tanesi var. Bunlar, terör örgütleriyle temasları olmuş ya da birlikte çalışmış kişiler. Diğerleri, bir terör örgütüne üye olmak ya da silah taşımak gibi nedenlerle cezaevindeler. Siz şimdi bu kişilerin gazeteci oldukları için serbest bırakılmaları gerektiğini mi söylüyorsunuz? Bu kişiler sarı basın kartı taşıyan kişiler olmasa bile?''.

Kendisinin de sırf bir şiir okuduğu için hapse atıldığını hatırlatan Erdoğan, ''Evet ama bu da yanlıştı, öyle değil mi?'' sorusu üzerine de şunları kaydetti:

''Dolayısıyla cezaevinde olmanın ne demek olduğunu bilirim. Ancak bu insanların yaptığı şeylerin, benim bir şiir okuma davranışımla hiçbir alakası yok. Benim durumumda, birini yaralama ya da öldürme veya silah taşıma gibi bir eyleme karışmamıştım. İstanbul'un belediye başkanıydım ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından onaylanmış bir şiiri okuyordum, hapse atılmamın nedeni buydu. Bugünün Türkiyesi, ilk kez hükümete geldiğimiz 10 yıl önceki Türkiye'ye göre çok farklı. Şimdi ifade özgürlüğünün zirvede olduğu bir dönemden geçiyoruz.''

BU HABERE YORUM YAZ
 
24 Eylül 2012 Pazartesi, 12:05 Misafir benzin 4.80, motorin 4.35 oldu. seçimlerin üzerinden 1 yıl geçti tl %20 değer kaybetti, yumurta bile %82 zamlandı. sen bunlardan bahset ya bunlardan. benim cebimden dünya kadar para çekiyosun, maceralarına harcadığın yetmiyor gibi 10 milyon insanı da bedava yaşatıyorsun. kominist ülke mi burası 10 milyon insan için herşey bedava. okul harçlarını kaldır, 7 milyon insana kömür, gıda, maaş bağla, 650 bin ev kadınına, 750 bin gence maaş bağla, sağlık masrafları uçsun gitsin. yaptığın yollara 3. asfaltı at sonra da benzin 4.80. daha sen suriye de, yok ya...
21 Eylül 2012 Cuma, 11:14 Misafir geçen sene beşar yine hafızın oğluydu, ama sen ona kardeşim diye sarılıyordun. demek daha önce babası bebek katili olan birine rahatlıkla "kardeşim" diyebilirken şimdi nedense abd beşar'ı istemeyince ona muhalif olan teröristleri ülkende silahlandırıp onun halkını öldürmeye gönderebiliyorsun. tarih hepsine tanıklık ediyor ama bu tarihin doğru yazılması ancak bu diktatör ve emperyalistlerin güç kaybetmesiyle mümkün.
21 Eylül 2012 Cuma, 10:21 Misafir ifade özgürlüğünün zirvesinde olduğumuz dönemde gazeteciler hüküm giymeden yıllardır hapiste, işadamlarına kimin neye karışacağına biz karar veririz mesajı veriliyor... maşaallah zirvenin de ötesine geçmişiz tepetaklak aşağı yuvarlanıyoruz ama kimsenin gık dediği yok... bize de bir türk baharı yaşatmaz abd yakında umarım bu diktatörü devirmek için. zira sıra bize yaklaşıyor...