Advertisement

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner, ''(Suriye meselesinde) Türkiye kamuoyu hassasiyetlerini gözetmek zorunda. Uluslararası boyutta kendimizi çok da öne atmamalıyız. Uluslararası anlaşmalara uygun ve Türkiye'nin de çıkarlarını göz önüne koyacak şekilde hareket etmek uzun vadede daha yapıcı olacaktır'' dedi.

Boyner, ABD'nin başkenti Washington'daki temaslarının ardından TÜSİAD'ın Washington Temsilciliği'nde basın toplantısı düzenledi.

Boyner, Suriye hakkında bir soru üzerine, ''ABD'de, Suriye'ye doğrudan müdahale gündemde varmış gibi hissetmedik ama çözüm konusunda Türkiye ile birlikte çalışmak istedikleri çok ortada'' dedi.

Türkiye'deki Suriyeli sığınmacılara dair soru üzerine Boyner, ''(Suriye sorunu) çözülmedikçe, Türkiye bu konudan direkt olarak en fazla etkilenen ülke konumunda. O açıdan çözümü empoze etmesinde ve çözümü ABD ile birlikte üretmesinde açıkçası yarar var gibi görünüyor'' diye konuştu.

Boyner, ''Siz Türkiye'nin Suriye politikasını nasıl görüyorsunuz?'' sorusu üzerine, şunları kaydetti:

''Dış politika açıkçası ülkelerin kendi çıkarlarını veya güvenliklerini azami ölçüde olumlamak üzerine yapılması gereken bir şey, ama tabi ki Arap Baharı ile birlikte bölgemizde demokratikleşme ile uzun vadede daha olumlu, daha istikrarlı bir ortama kavuşacağımızı hepimiz düşündük. Zannediyorum Arap Baharı'nın başlangıcındaki beklentimiz ve pozisyonumuzla, şimdi bölgenin geldiği konum arasında bir fark var. Dış politika da biraz bunu yönetmeyi gerektiriyor. Açıkçası, Türkiye burada kamuoyu hassasiyetlerini gözetmek zorunda. Uluslararası boyutta kendimizi çok da öne atmamalıyız, burada uluslararası anlaşmalara uygun ve Türkiye'nin de çıkarlarını göz önüne koyacak şekilde hareket etmek uzun vadede daha yapıcı olacaktır''.



-''İsrail gündeme getirilmedi''

Boyner, bir soru üzerine, Türkiye-İsrail ilişkilerinin Kongre temaslarında gündeme pek gelmediğini belirterek, ''Sadece olumlama adına, Türkiye ile İsrail ilişkileri normalleşirse, bu Türkiye'nin bölgedeki konumu ve bölgedeki karar vericilerden biri olarak öne çıkması açısından Türkiye'nin işini kolaylaştıracağı konusunda bir temenni şeklinde gündeme geldi. Direkt olarak İsrail ile arayı düzeltin gibi bir yaklaşımla karşılaşmadık. Sanırım burada Türkiye'nin hassasiyetleri göz önüne alınıyor. Genelde hem Kongre hem yönetimden duyduğumuz, aradaki ilişkilerin normalleşmesinin en fazla Türkiye'nin işine yarayacağı şeklinde bir telkin'' dedi.



-''1990'ların atmosferine dönmenin Türkiye'ye yararı olmaz''

Başka bir soru üzerine, Türkiye'nin iç politikası veya Cumhurbaşkanlığı seçimleri gibi konulara dair sorularla pek karşılaşmadıklarını kaydeden Boyner, milletvekilliği dokunulmazlığının kaldırılmasına yönelik soruya, ''Biz bu sorunun çözümünde 1990'lı yılların atmosferine dönmenin Türkiye açısından yararlı olmayacağını düşünüyoruz. Ama bu açıkçası hukuki bir konu. Kürt sorununun çözümü biraz yeni bir yaklaşım ve biraz cesaret gerektiriyor, bence 1990'lı yılların bazı alışkanlıklarından veya 1990'lı yılları hatırlatacak bir takım şeylerden kaçınmak Türkiye için daha olumlu olur'' yanıtını verdi.

Diğer taraftan ABD ile Türkiye arasındaki ekonomik gelişmelerin de programlarında yer aldığını belirten Boyner, ikili ticaret dengesinin Türkiye aleyhine devam ettiğini ifade ederek, bu konularda yapılabileceklerin gündeme geldiğini söyledi. Boyner, ''ABD'nin Türkiye ile ekonomik ilişkileri geliştirme adına da ciddi bir gayreti var. Burada görüştüğümüz neredeyse her temsilciyle bu konu öncelikli olarak gündeme geldi'' dedi.

Boyner, görüşmelerinde ABD ile Türkiye arasında serbest ticaret anlaşması veya serbest ticaret bölgeleri konularının da gündeme geldiğini, bunun yanında Washington temasları kapsamında, TÜSİAD-Brookings Enstitüsü'nün işbirliğiyle Brookings Enstitüsü'nde oluşturulan ''TÜSİAD Türk Amerikan Forumu''nun da tanıtımını yaptıklarını kaydetti.

BU HABERE YORUM YAZ
 
06 Aralık 2012 Perşembe, 18:19 Misafir sorarim sana hangi̇ güç ve ekonomi̇yle karişacaksin. var mi türki̇ye olarak o kadar gücün. türki̇ye mi̇ dünyanin süper gücü ki̇ savaş ri̇ski̇ne gi̇rsi̇n. alttaki̇ yorumu beğenm edi̇m. s eni̇n bahsetti̇ği̇n ülkeler dünya da söz sahi̇bi̇ ekonomi̇leri̇ güçlü ülkeler. bi̇z ancak sadece sözle karişiriz o kadar.
06 Aralık 2012 Perşembe, 15:42 Misafir "kendimizi çok da öne atmamalıyız." söylemi kendine güveni olmayan birilerinin korku söylemidir. bu söylemin büyük türkiye kazandıracağı zırnık bir şey yok. korkularınızın esiri olmayın. türkiye güçlü bir devlettir. pısırık ve çekingen söylemlerle sizi hiç bir ülke muhatap almaz.
06 Aralık 2012 Perşembe, 14:58 Misafir orta doğuda dar alana sıkışıp politika yapmak ülkenin stratejik çıkarlarına zarar verir.dünya nın umurunda hatta arabların bile umurunda olma dığı oluyorsada göstermelik olduğu durumda türki ye özellikle filistin sorununda aşırıya kaçması ülke çıkarı acısindan doğru değildir.israilin yaptıkları son derece insanlık dışıdır ve amacı da bellidir.ancak tüm dünya olan bitenler karşısında ölçülü tepki verirken türkiye'nin aşırı tepkisi algı acısında özellikle abd e ayağındaki çıkarlar acısından sakıncalar doğrur abd açıktan olmasa da çaktırma dan türkiye'nin cıkarlarını zedeleme eğilimine girer.