Advertisement

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ticaret hacminin son 10 yılda yüzde 100'den fazla arttığını belirterek, ''En kısa zamanda ticaret hacmini 10 milyar dolar seviyesine çıkarmalıyız dedik. 2015 sonu itibariyle kararlılığımızı ortaya koyalım ve 10 milyar dolar seviyesini gerçekleştirelim'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Ekonomi Bakanlığı koordinasyonu ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) işbirliğinde gerçekleştirilen Türk-Yunan İş Forumu'nda yaptığı konuşmada, Türkiye-Yunanistan 2. Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi toplantısında çeşitli alanlarda 25 belgenin imzalandığını hatırlattı.

Atina'da daha önce 22 belge imzalandığına değinen Erdoğan, ''Böylece 47 belge, değişik alanlarda Türkiye ile Yunanistan arasında attığımız ve atacağımız adımların kayıt altına alınması oldu'' dedi.

Erdoğan, Türkiye ile Yunanistan'ın ilişkilerini örnek bir seviyede ilerlettiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
''İki ülke arasındaki ticaret hacmini, son 10 yılda yüzde 100'den fazla artırdık. Son dönemde, küresel kriz ortamına rağmen, küresel krizin dünya ticareti üzerindeki olumsuz etkilerine rağmen, ikili ticaret hacmimizi yükseltmeye devam ediyoruz.

2011 yılında Türkiye ile Yunanistan'ın ticaret hacmi 4 milyar dolar civarındaydı. 2012 yılında krizin artmasına rağmen bu rakam, 5 milyar dolara ulaştı. Tabii bunların yeterli olmadığını, bu seviyelerin Türkiye ve Yunanistan arasında istediğimiz rakamı ifade etmediğini, henüz istediğimiz seviyeler olmadığını ortak iradeyle belirledik. Ve dedik ki, en kısa zamanda biz bu ticaret hacmini 10 milyar dolar seviyesine çıkarmalıyız dedik.

Şu anda 10 milyar dolar seviyesine çıkaracak olan kadrolar burada. Gerek Yunanistan'dan gelen iş adamlarımız gerekse ülkemizden iş adamlarımız hep birlikte burada. Biz yol açacağız, sizler de adımları atacaksınız. Gerek yatırımlarla gerek ticaret hacmini artırmak suretiyle inanıyorum ki bu adım atılır. 2015 sonu itibariyle kararlılığımızı ortaya koyalım ve 10 milyar dolar seviyesini gerçekleştirelim.''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin sorunları çözme yönündeki kararlılığına Yunanistan'ın da 10 yıl boyunca destek verdiğini, katkı sağladığını belirterek, ''Bizler gelip geçiciyiz, faniyiz ama ülkeler, milletler bu süreci devam ettirecek olanlar. Ben de gidiciyim. Benden sonra gelecek olanların da bu ilişkileri attığımız o temel taşlar üzerinde devam ettirmesi, yükseltmesi gerekir'' dedi.

Başbakan Erdoğan, Ekonomi Bakanlığı koordinasyonu ile Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) işbirliğinde gerçekleştirilen Türk-Yunan İş Forumu'nda yaptığı konuşmada, dünya üzerinde, geçmiş yüzyıllarda, birbiriyle sorunlar yaşamış, çatışmanın, savaşın eşiğine gelmiş çok sayıda ülke olduğunu anlattı.

Bunun en yakın örneklerinden birinin Avrupa olduğunu kaydeden Erdoğan, ''Bugün Avrupa Birliği'ni oluşturan birçok ülke, hem tarih boyunca hem de geride bıraktığımız yüzyıl içinde birbiriyle çok kanlı savaşlar yaşadı. Bugün ise o ülkeler, aralarındaki sorunları çözerek, anlaşmazlıkları hallederek, husumetleri ortadan kaldırarak, Avrupa Birliği gibi dünyanın en önemli barış ve refah projesini hayata geçirdiler'' diye konuştu.

Erdoğan, şu anda tesis ettiği barış sayesinde, sahip olduğu refah düzeyine ulaşmış bir oluşum olan AB'nin siyasi, sosyal, ekonomik yapısı bulunduğunu belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Bir kere şunu görmek durumundayız. Ülkeler için, çekişmenin, husumetin maliyeti her açıdan çok ağırdır. Bu maliyet kimi zaman candır, kimi zaman maldır, kimi zaman vakittir. Ama barış, uzlaşma ve diyalog, bunun tam tersine ülkelerin refahını artıran, ekonomisini güçlendiren, demokrasisine ufuk kazandıran fırsatlardır.

Geçmişte yaşananları geleceğe taşımak, geçmişte yaşanmış olumsuzlukların üzerine bir gelecek inşa etmek, yeryüzünde hiçbir ülke için bir çıkış yolu olmadı. Bir kere şunu görmek zorundayız. Türkiye, geçen yüzyılın başında savaştığı hemen her ülke ile barış tesis etmiş, bu barışın üzerine de hem kendisinin hem diğer ülkenin refahını inşa etmiştir. Ancak, acıları, olumsuzlukları, elemleri sıcak tutan, kin, intikam ve öç alma duygusuyla hareket eden ülkelerle bu barış ortamı tesis edilememiş, karşılıklı işbirliği geliştirilememiş, özellikle de o ülkelerin kalkınma seviyeleri ciddi manada geri kalmıştır.''

-''İlişkilerimizi olması gereken seviyeye ulaştırmak için yoğun şekilde çalışıyoruz''-

Türkiye'nin 10 yıldır son derece samimi şekilde, bölgedeki husumetlerin sona ermesi için mücadele verdiğinin altını çizen Erdoğan, ''(Sıfır Sorun) adını verdiğimiz dış politikamızla, komşularımızla aramızdaki meselelerin üzerine cesaretle, kararlılıkla, samimiyetle gidiyor; bunları çözüp, bunları aşıp, geleceğe bakmak için yoğun gayret gösteriyoruz'' dedi.
Başbakan Erdoğan, başarı sağlanan, ilerleme kaydedilen ve umutların artığı konular olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:
''Bu anlayıştan hareketle, Yunanistan'la ilişkilerimizi de aslında olması gereken bir seviyeye ulaştırmak için gerçekten yoğun şekilde çalışıyoruz. Bizim, sorunları çözme yönündeki bu kararlılığımıza Yunanistan da 10 yıl boyunca destek verdi, katkı sağladı. Bu süre içerisinde gerek sayın Simitis gerek sayın Karamanlis gerek sayın Papandreu ve şimdi de sayın Samaras yönetimleriyle hep iyi niyet içerisinde çalışmalarımızı sürdürdük.

Bizler gelip geçiciyiz, faniyiz ama ülkeler, milletler bu süreci devam ettirecek olanlar. Ben de gidiciyim. Benden sonra gelecek olanların da bu ilişkileri attığımız o temel taşlar üzerinde devam ettirmesi, yükseltmesi gerekir. Devletlerin devamlılığı esastır anlayışı, zaten buradan kaynaklanıyor. Bu, esas ise buna gerekli desteği, gücü vermemiz, katmamız gerekiyor. Bunu başardığımız anda aşırı uçların ülkeler içerisinde yer bulması da mümkün değil.''

-''Biz, geleceğe barışı taşımalıyız''-

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yunanistan'da olduğu gibi Türkiye'de de aşırı uçlar bulunduğunu belirterek, şöyle dedi:

''Attığımız bu adımları kıskanan, bunlara tahammül edemeyenler var. 'Türk iş adamlarıyla Yunan iş adamları nasıl bir araya gelir?' Bunu diyenler de vardır. Ama biz bunlara asla kulak asmamalıyız. Niye? Ülkelerimizin geleceği için, gelecek nesiller için, gelecek kuşaklar için... Biz, geleceğe barışı taşımalıyız, dayanışmayı taşımalıyız, el birliğini, işbirliğini taşımalıyız. Bir tarafta Batı Trakya'da bizim soydaşlar var bir tarafta ülkemde, benim Rum vatandaşlarım var. Rum vatandaşlarımla, Batı Trakya'daki soydaşlarımızın aslında bizim gönül köprülerimiz olması gerekir, bunu başarmamız lazım.''

AA