Advertisement

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, yerli otomobil çalışmalarına ilişkin, "Babalar var ama o kadar yiğit değiller, bu konuda yiğitlik göstermediler şimdiye kadar. Yiğitler var aşağıda ama onlar da baba değiller. Ya onlardan biri, ikisi birleşecek baba olacaklar. Ya da gerçekten bu işin babası olanlar bir yiğitlik yapacaklar, Türkiye'de markalaşma konusunda adım atacaklar" dedi.

TÜSİAD Başkanı Muharrem Yılmaz ve beraberindeki heyeti Bakanlıkta kabul eden Ergün, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Yerli otomobil çalışmalarının sorulması üzerine Ergün, Türkiye'de bu alanda çok önemli bir kapasite olduğunu söyledi. Bu alandaki mühendislik ve Ar-Ge kabiliyetinin, Türkiye'de çok gelişmiş olduğuna dikkati çeken Ergün, şunları kaydetti:

"Biz bu potansiyelin bir markalaşmaya dönmesi için sektörü destekliyoruz, motive ediyoruz. Marka yaratmak da tabi ki bir süreçtir. Biz bunun için gereken destekleri verelim. Bir babayiğit adı takıldı biliyorsunuz. Aslında sektör, toptan bu işin babayiğidi ama üretim konusunda babayiğit olan sektörün, markalaşma konusunda da bu babayiğitliği göstermesini bekliyoruz. Toplumda bu işe çok büyük bir istek var. Bu destek ve beklentiyi görmek lazım, biz onu sağlamaya çalışıyoruz. Şimdi babalar var ama o kadar yiğit değiller, bu konuda yiğitlik göstermediler şimdiye kadar. Yiğitler var aşağıda ama onlar da baba değiller. Ya onlardan biri, ikisi birleşecek baba olacaklar. Ya da gerçekten bu işin babası olanlar bir yiğitlik yapacaklar, Türkiye'de markalaşma konusunda adım atacaklar."

Bu konuda bazı çalışmaların yapıldığını, bazılarının da hala sürdüğünü anlatan Ergün, "Hem fosil yakıtlı araçlarla ilgili hem de elektrikli araçlarla ilgili çalışmalar var. Belki elektrikli araç markalaşması süreci, daha hızlı bir şekilde hareketlenebilir. Çünkü TÜBİTAK da bu konuda bir çağrıya çıktı ve önemli bir Ar-Ge desteği vereceğini ilan etti. Zannedersem 20 konsorsiyum buna teklif vermişti. Bunlardan 10'u uygun bulunarak ikinci elemeye tabi tutulacaklar. Ondan sonra da elektrikli araç teknolojilerinin üretilmesi ve geliştirilmesi sürecinde, ötekine nazaran daha hızlı bir çalışma başlamış olacak" diye konuştu.

- "Burada kararı verecek olan piyasa"-

TÜSİAD Başkanı Yılmaz da konuya ilişkin, şunları söyledi:

"Tabi biz piyasa ekonomisinin girişimcilerimize yol göstermesini, kaynaklarımızın en etkin şekilde kullanılacağı piyasa ekonomisinin gelişmesini sağlamak mecburiyetindeyiz. Piyasa ekonomisinin tüm kurum ve kurallarıyla gelişmesi, işlemesi, yatırımcıların, girişimcilerin doğru kararlar vermesi için ön şart. O bakımdan Türkiye, piyasa ekonomisini geliştirme konusundaki kararlılığını, bunun kurumlarını, kurallarını istikrar içinde geliştirme yönündeki kararlılığını sürdürürse, bunun adı istikrardır. İstikrarını sürdürürse piyasa da yatırımcılara fırsatları daha etkin şekilde kullanma sinyallerini verecektir. Türkiye'de piyasalar, Türkiye'de yatırımcıların yeni bir araç markası, otomobil markası yaratmalarına uygun hale geldiği gün, göreceksiniz bu da olacak. Burada kararı verecek olan piyasa."

- "Büyüme hedefinde değişiklik yapmayı gerektirecek bir durum görmüyorum"-

Merkez Bankası'nın, faiz koridorunun üst bandında 75 baz puan artışa gitmesinin sorulması üzerine de Ergün, bankanın, Türkiye'nin orta vadeli hedefleri ve dünyadaki gelişmelere göre para politikasını belirlediğini söyledi.

Bu kapsamda da çeşitli adımlar atan Merkez Bankası'nın dünkü kararın da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ergün, "Kuşkusuz, büyümeye sadece bunun etkisi olmaz. Büyümeye etki eden unsurlardan biri budur ama tek başına bu değildir. İhracat pazarlarımızdaki olumlu gelişmeler, bizim büyümemizi daha da hızlandırabilir ama ihracat pazarlarımızdaki olumsuz gelişmeler, içeride faiz oranlarımız ne olursa olsun, sizin üretim gücünüzü son derece önemli oranda etkileyebilir. Dolayısıyla ben Türkiye'nin, orta vadeli hedefleri istikametinde ilerleyeceğini düşünüyorum. Bugün itibarıyla orta vadeli hedeflerde, yüzde 4'lük büyüme hedefinde herhangi bir değişiklik yapmayı gerektirecek bir durum görmüyorum" yanıtını verdi.

AA

BU HABERE YORUM YAZ
 
24 Temmuz 2013 Çarşamba, 14:15 Misafir 1950'li yaıllardaki zihniyet ne ise şimdide aynı,biz yapamayız,yapsak ne olacak türü yaklaşımlar bizi bir yere götürmez,bu işi eni sonu başarmamız lazım,övündüğümüz otomotiv sektörü bizim değil bunu unutmayalım,elin otomobili ile övünmeyede gerek yok.