Advertisement

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2013 yılındaki bir defalık gelirler toplamının tahminen 12 milyar 50 milyon lira olduğunu bildirdi.


Şimşek, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, 2014 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı ve 2012 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanunu Tasarısı'nın tümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.


Özel sektörün dış borçlarına yönelik bir soru üzerine Şimşek, daha önce Gelir Vergisi Kanunu'nda özel sektörün özellikle dış kaynak noktasında borçlanmasını sınırlayacak, cazip olmaktan çıkaracak bir tedbir, yetki aldıklarını hatırlattı.


Genel olarak özel sektörün dış borcunda son 10 yılda çok hızlı bir artış yaşansa da ekonomideki tüm hususları dikkati alarak, henüz bu yetkiyi kullanmadıklarını anlatan Şimşek, "Doğrusu bizim özel sektörün borçluluğundaki artış çok ciddi durumlarda ama genel oranda borçluluk oranı dışarıya göre daha yönetilebilir düzeyde. Ancak tabii ki bu hususlarda dikkatli olmak lazım" diye konuştu.


Bu konuda daha önce de bir tedbir aldıklarını ve vatandaşın Döviz cinsinden borçlanmasını yasakladıklarını anımsatan Şimşek, reel sektörde ise biraz problem olduğunu söyledi.


Bakan Mehmet Şimşek, yapılan bir çalışmaya göre vatandaşların yurt dışında 130 milyar dolarlık kayıtlı bir varlığı olduğunu, bunun yanı sıra 280 milyar dolar civarında da altın stoku olduğuna dair tahminlerin bulunduğunu belirterek, "Aslında net uluslararası pozisyonda tabi büyük bir açık var, orada hiç tereddüt götürmez ama bankalara baktığımız zaman net bazda bir açık yok. Hanehalkının ve devletin fazlası var. Reel sektörün önemli bir açığı var ve biz zaten bunu gördüğümüz için böyle bir tedbir aldık" dedi.





- "Döviz kurunun yükselmesinin kamu dengelerine etkisi kalıcı değil ve sınırlı"





Döviz kurunun yükselmesinin kamu dengelerine etkilerinin nasıl olacağını da değerlendiren Şimşek, etkinin çok kalıcı olmadığını ve net olarak büyük bir etki de görmediğini bildirdi.


Buna karşın, kurda artış olmasaydı elbette dış dünyaya ödenecek faiz ve anaparada, lira cinsinden daha az bir miktarın ortaya çıkacağına işaret eden Şimşek, şunları kaydetti:


"İşin bir boyutu bu. İkinci boyutu ise ithalde alınan KDV. Tabii ki bir artış söz konusu ancak eninde sonunda genelde kurdaki artışın enflasyona bir geçişkenliği var. Eskiden bu 0,30 civarındaydı, şimdi 0,15. Yani Mayıs ayından bu yana TL, yüzde 7 değer kaybetti. Yüzde 10 olsa, enflasyonu 1,5 puan artıracak. Enflasyon artınca da tabii ki bazı şeylerden artık gelecek. Ancak 'net olarak Maliye'de bir model var mı?' derseniz, açık söyleyim bu işler Kalkınma Bakanlığı destekli gidiyor. Bizim bu kapasitemiz sınırlı ve o kapasiteyi inşa etmeye çalışıyoruz."





- 2013'te bir defalık gelir tahmini 12 milyar 50 milyon lira





Maliye'nin bir defalık gelirlerine ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Şimşek, şöyle devam etti:


"2013 yılı için BOTAŞ'tan 4,5 milyar lira bir stok ödeme söz konusu. TEDAŞ ve EÜAŞ üzerinden de geçmişte ödenmeyen bir takım yükümlülükler var, oradan 2,9 milyar lira. Yani buradan yaklaşık 7,4 milyar lira var. Biraz daha detay vereyim. Tek defalık gelirleri söylüyorum. 2010'un tamamında 525'i Varlık Barışı geliri olmak, özelleştirme geliri 3 milyar 79 milyon lira olmak üzere toplam 3,6 milyar liralık tek defalık gelir geldi bize. Bunun da toplam bütçe gelirlerimiz içindeki payı yüzde 1.4.


2011 yılında Varlık Barışı gelirleri 5 milyon lira, alacakların yeniden yapılandırılması gelirleri var, aslında böyle saymamak lazım, bu normal alacak ama 5 milyar lira, özelleştirme gelirleri 2 milyar 175 milyon lira, toplam gelir 7 milyar 180 milyon lira ve bunların toplam gelirler içindeki payı yüzde 2.4. 2012'ye geldiğimizde Varlık Barışı gelirleri 4 milyon lira, alacakların yeniden yapılandırılmasından gelen gelir 2 milyar lira, özelleştirme geliri 1 milyar 752 milyon lira ve toplamda 3 milyar 756 milyon lira. Bunun gelirler içindeki payı ise yüzde 1,1. Gelelim 2013 yılına, bu tahmin ancak. Varlık Barışı gelirleri şimdiye kadar 111 milyon lira olarak gerçekleşti. Alacakların yeniden yapılandırılması geliri 700 milyon lira, özelleştirme gelirleri 8 milyar 311 milyon lira, 2-B geliri yıl sonu tahmini olarak 3 milyar 39 milyon lira ve toplamı 12 milyar 50 milyon lira. Bu da toplam gelirlerin yüzde 3,1'i. olacak."


Bakan Şimşek, bir kerelik gelirler çıkarıldığı zaman bütçe gelirlerinin gelecek yıl yüzde 9,9 oranında artacağını ifade etti.

 

Sayıştay denetimi konusunda yapılan eleştirileri değerlendiren Şimşek, "Bir yolsuzluk yapılmışsa bu bizim verdiğimiz bütün verilerden rahat bir şekilde çıkartılabilir. O verilerin paylaşılmaması söz konusu değildir. Bütün verileri paylaştık, paylaşmaya da devam edeceğiz" dedi.

Şimşek, Sayıştay denetimlerinde bütün verileri paylaştıklarını ifade ederek, "Yani gider denetimi yapmak için ne gerekiyorsa bütün veriler var. 25 milyon kayıt vermişiz. Bütün tabloları vermişiz. Üretilmesinin anlamlı olmadığı tabloları dahi sırf yönetmeliklerinde var diye zorlama bir şekilde verdik" diye konuştu.


5018 sayılı kanunun 49. maddesinde "Genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinde uygulanacak muhasebe ve raponlama standartları devlet muhasebesi standartları kurulu tarafından belirlenir" şeklinde hükmün yer aldığını hatırlatan Şimşek, 3 Nisan 2013 tarihli devlet muhasebe standartlarının bir kararını paylaşmak istediğini söyledi. Söz konusu karar öncesinde mali tabloların sunulması konusunda oluşan tereddütlerin giderilmesi konusunda bir toplantı yapıldığını ve karar alındığını anlatan Şimşek, şöyle konuştu:


"Bu kararın altında imzalar var. Bu imzalarda Sayıştay'dan üye var, YÖK üyesi var, Kalkınma Bakanlığı var, Hazine Müsteşarlığı var, SGK üyesi var Maliye'den yetkililer var. Kararın sonucunda (dolayısıyla 5018 sayılı kanunun 6. 12. 45. maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde genel bütçe kapsamında kamu idarelerinin ayrı tüzel kişilikleri olmadığından tek bir raporlama birimi sayılması ve genel bütçe için tek bir mali tablo seti sunulması uygun olacaktır) diyor.


Bu konuda bizi haksız şekilde çok eleştirdiniz. Sayıştay bizim Sayıştayımız, bu ülkenin Sayıştayı. Ben de bir milletvekiliyim. Bugün bakanım yarın olmayabilirim. Sayıştay denetimini en az sizin kadar önemsiyorum. Hatta bizim bürokrasinin üst düzey yöneticisi daha çok önemsemeli. Çünkü bu rehberlik. Bir bakan olarak ben Milli Emlak'ın eksikliklerini bu sayede daha yakından öğreniyorum. Bu hususta devlet sistemini değiştirmeden yani her kurum adına ayrı ayrı borçlanma...Ha bunları yapın denilirse oturup çalışılır."


Bu konuyu Sayıştay ile birlikte çalışacaklarını belirten Şimşek, bu alandaki eksiklikleri şu veya bu şekilde gidereceklerini söyledi.


Şimşek, şöyle devam etti:


"Bir yolsuzluk yapılmışsa bu bizim verdiğimiz bütün verilerden rahat bir şekilde çıkartılabilir. O verilerin paylaşılmaması söz konusu değildir. Bütün verileri paylaştık, paylaşmaya da devam edeceğiz. Kalitesini de arttıracağız, beraber çalışacağız, eksiklikleri gidereceğiz. Bu Türkiye için bir fırsattır. Hiç bir şekilde bu konuda geri adım atılmaması lazım. Biz beraber çalışmaya razıyız. Çünkü biz bu konudaki eleştirileri çok ciddiye alıyoruz. Makro eleştirilerde anlaşamayabiliriz, tartışabiliriz. Çünkü o siyah beyaz değil. Ama Sayıştay eleştirisi çok önemlidir. O gri alan götürmez. Biz Sayıştayı çok önemsiyoruz."

Şimşek, 2B arazilerinin satışına ilişkin son rakamları açıkladı. Şimşek, 604 bin 433 kişinin satınalma başvurusunda bulunduğunu, bunlardan 390 bin kişiye tebligat yapıldığını, bugün itibarıyla 310 bin adet satış yapıldığını ve satış yapılan taşınmazlardan 1,3 milyar lira gelir elde edildiğini bildirdi.

Bakanlıklara ayrılan bütçelere ilişkin bir soru üzerine Şimşek, Maliye Bakanlığının transfer ödemeleri nedeniyle birinci, Hazine Müsteşarlığının faiz ödemeleri nedeniyle ikinci olduğunu söyledi.


İcracı bakanlık olarak bakıldığında ise Milli Eğitim Bakanlığının en yüksek payı aldığını belirten Şimşek, bütçenin yüzde 18'inin buraya ayrıldığını ifade etti.


Karayolları Genel Müdürlüğünde hizmet alımı yöntemiyle çalıştırılan işçiler hakkındaki yargı kararının hatırlatılması üzerine de Şimşek, bu konuda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının sorunun çözümü noktasında çalıştığını söyledi. Nihai olarak çözümün Maliye Bakanlığında olduğu ve "kadro ver, sorun çözülsün" gibi durduğunu ancak bunun böyle olmadığını dile getiren Şimşek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının tüm taraflarla görüştüğünü bildirdi. Şimşek, "Tabii ki bu işi çözmemiz lazım" dedi.


- "Sosyal güvenlik sisteminde beklentileri, açığı artıracak adımlardan uzak duruyorum"


Erken emeklilik beklentilerinin sorulması üzerine de Şimşek, şunları söyledi:


"Emekli olmak için bazı şartlar var. Biri prim gün sayısı, biri yaş, biri de hizmet süresi. Bizimki dünyanın en düşük yaşlarından biri. Sonuçta kamu finansman dengeleri var. Ben Hazine'ye ilk geldiğim zaman arkadaşlara şöyle bir şey söylemiştim, bu genç nüfusla biz son 20 yılda sosyal güvenlikte kendi kendimize yeter olsaydık ne kadarlık bir devlet fonumuz olurdu? diye bir hesap çıkarın demiştim. İnanın o günlerde yanlış hatırlamıyorsam 600 milyar dolar civarında bir rakam çıkmıştı, şimdi Allah bilir bu rakam kaça çıkmıştır. Önümüzdeki sene biz bütçeyle Sosyal Güvenlik Kurumuna prim desteği, diğer bir takım destekler ama bir de açık finansmanı olarak 77 milyar lira para aktaracağız. Türkiye'de yapılacak tüm yatırımlar ise 40 küsür milyar lira. O nedenle bunları hepimizin düşünmesi lazım. Sosyal güvenlik sisteminde beklentileri, açığı artıracak adımlardan bu gerekçelerle uzak duruyorum. Bizim gerçekten eğitim, araştırma için, yatırımcıyı, ihracatçıyı desteklemek için kaynağa ihtiyacımız var."


- "Yapabileceksek, genel olarak istihdam üzerindeki yükleri aşağı çekelim"


Belirli kesimlerin emeklilik maaşlarının az olduğuna ilişkin soruları da yanıtlayan Şimşek, bunu kabul ederek, bazı meslektekilerin çalışırken aldıkları maaşla emekli maaşları arasında önemli fark bulunduğunu söyledi.


Ancak, bu konudaki sorunun sadece bir mesleğe yönelik olmadığını dile getiren Şimşek, "Sadece tek bir kesimde olsa diyeceğiz ki bunun maliyeti bu çözelim ama araştırma görevlilerimiz bu kadar az maaş alırken... Yapabileceksek, genel olarak istihdam üzerindeki yükleri aşağı çekelim, ben ondan yanayım. Elimizde imkan olsa bu yükleri azaltalım ama sosyal güvenlik sisteminin yükünü, açığını artırırsak, samimi söylüyorum öyle bir gün gelecek ki o yükler artırılmak zorunda kalacak" dedi.


- "Akaryakıtın tüketimini teşvik edecek adımlar atamayız"


Akaryakıt üzerinden alınan vergilere de değinen Şimşek, Türkiye'de akaryakıtın yüzde 92'sinin ithal edildiğini söyledi.


Şimşek, Türkiye'nin en büyük sıkıntısı, en büyük kırılganlığının cari açık olduğunu belirterek, bunun tüketimini daha fazla teşvik edecek adımları atamayacaklarını ifade etti. Vergilerin yüksekliği nedeniyle kaçağın artacağı beklentilerine de cevap veren Şimşek, "Vergileri aşağı çekerek, bunun tüketimini teşvik edeceğimize kaçakçılıkla daha güçlü nasıl mücadele ederiz ona bakarız" dedi.


- Kaçak akaryakıta çipli çözüm önerisi


Bu konuda bir çalışmanın olduğunu aktaran Şimşek, şöyle konuştu:


"Karayolları Yüksek Kurulu var, orada bir öneri geldi. Biliyorsunuz bazı benzinliklerde bu kaçak akaryakıtın satış tarzı var. Şimdi biz diyoruz ki o pompanın ucuna bir okuyucu taksak ve o sadece arabanın benzin girişindeki çipi okuduktan sonra benzin akışı olsa ve bu doğrudan doğruya da bize bilgi olarak aksa... Bunu artık yapabiliyorsunuz. Benzini pompadan satıyorsa bize doğrudan bilgi gelecek ve dolayısıyla kaçak kullanamayacak."


- 2B'lerden bugüne kadar toplam 1,3 milyar lira gelir elde edildi"


2B arazilerinin satışına ilişkin son rakamları da açıklayan Şimşek, şu bilgileri verdi:


"604 bin 433 kişi satınalma başvurusunda bulunmuş. Bunlardan 390 bin kişiye tebligat yapıldı ve bugün itibarıyla 310 bin adet satış yapıldı. Satış yapılan taşınmazlardan 1,3 milyar lira gelir elde edilmiş fakat biz yıl sonuna kadar yaklaşık 3 milyar lira olarak öngörmüşüz. Açık konuşayım bu 2B bizim başımızı çok ağrıttı. Ben arkadaşlara hep, 'Bu bir sosyal sorun, bu sorunu çözelim' dedim. Dolayısıyla 'rayiç bedelleri belirlerken mutlaka adaletli ve tutarlı olalım' dedim. Şimdi şunu kabul edelim, 600 küsür bin parsel siz değerleme yapsanız, 'ben şimdi hiç hata yapılmadı' desem doğru olur mu? Mümkün mü? Değil ama mümkün olduğunca bunları en adilane şekilde yapmaya çalıştık."


Şimşek, "2B'lerden beklediğiniz sonucu alabildiniz mi?" sorusu üzerine de "Beklediğimiz sonucu alamadık ama vicdanen rahatız, elimden geldiğince tüm yönlerini düşündüğüm için çok rahatım" dedi.


- Bedelli askerliğe 69 bin kişi başvurdu, 2,2 milyar lira geldi


Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bedelli askerlikle ilgili rakamları da açıkladı. Şimşek, 12 Aralık 2012 itibarıyla bedelli askerliğe 69 bin 533 kişinin başvurduğunu ve bu kapsamda 2,2 milyar liranın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı adına açılmış özel hesapta olduğunu belirterek, bu paranın nasıl kullanılacağının da kanunlar ve yönetmeliklerle belirlendiğini ifade etti.


- "Taşıt Kanunu hazırladık, Başbakanlığa gönderdik"


Kamuda araçların tasarruf unsurları dikkate alınmadan kiralandığı ve kullanıldığı eleştirilerine de cevap veren Şimşek, şunları söyledi:


"Araç kiralama konusunda bu hassasiyetleri ben de taşıyorum ve o nedenle bir yeni Taşıt Kanun Taslağı hazırladık ve Başbakanlığa gönderdik. İnşallah onu çıkarırız ve bu işin yönetimi daha da kolay olur. Bu bir, fakat dedik ki madem o gelmedi, mal ve hizmet alımlarını reel bazda yüzde 4 düşürdük. Paranız yoksa neyi kiralayacaksınız? İnşallah bu model çalışır. Benim Maliye Bakanı olarak şu anda yapabileceğim şu. Bu Taşıt Kanunu'nda GPS'le takibinden tutun bir sürü husus var. Bu arada Başbakanlık derken, Başbakanlık tutuyor diye yanlış anlamayın lütfen. Başbakanlık, kurumların görüşüne sundu bunu. İnşallah çıkaracağız diye düşünüyorum."


- "Kamuda toplam 12 bin 151 adet araç hizmet alımı suretiyle kullanılıyor"


Kamudaki araç sayılarını da açıklayan Şimşek, 15 Ekim 2013 tarihi itibarıyla merkezi yönetim kapsamındaki kamu idarelerince 2 bin 686 adeti döner sermaye, 9 bin 465 adeti ise bütçe kaynaklı olmak üzere 12 bin 151 adet aracın hizmet alımı suretiyle kullanıldığını bildirdi.


Bakan Şimşek, söz konusu araçların 4 bin 720'sinin binek, 2 bin 421'inin minibüs, midibüs, 2 bin 779'unun pikap, panel, bin 730'unun otobüs, 501'inin ise diğer taşıtlardan oluştuğunu söyledi.


- "Suriyeli sığınmacılara bütçeden doğrudan harcanan rakam bir milyar 310 milyon lira"


Suriyeli sığınmacılara ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Şimşek, "Ülkemizde şu anda 10 ilde, 21 barınma merkezinde 2011 ortasından itibaren biz bir milyar 310 milyon lira doğrudan para harcamışız. Zaman zaman farklı rakamlar da duyabilirsiniz. Şu anda o kamplarda güvenliğinden tutun bir çok çalışanımız var. Uluslar arası normlara göre o arkadaşlarımızın da giderlerini hesaba katmamız lazım. Dolayısıyla doğrudan doğruya bütçeden verilen rakam bir milyar 310 milyon lira ama diğer kurumların bütçeleri üzerinden de tüm maliyeti en son rakam yaklaşık 2 milyar dolar" diye konuştu.


Bakan Mehmet Şimşek, "Silah yardımı yok mu?" sorusu üzerine ise böyle bir şeyin söz konusu olmadığını bildirdi.


- "Vergi indirimi gündemde değil"


Bir milletvekilinin, "Vergi indirimi var mı?" sorusu üzerine Bakan Şimşek, vergi indiriminin gündemde olmadığını söyledi.


Bakan Şimşek, bir başka soruyu yanıtlarken de kayıtdışı istihdamın TÜİK'e göre 2002'de yüzde 52 olarak belirlendiğini, şimdi bu oranın yüzde 38-39 civarına düştüğünü belirtti.


Bakan Şimşek, gelişmekte olan ekonomilere son yıllarda bir kaç sebepten dolayı çok büyük fon akışı olduğunu belirterek, "Gelişmiş ülkelerde faizler sıfır, gelişmekte olan ülkelerde nominal olarak faizler yüksek. Para nereye gidecek? Yani faiz farkı gelişmekte olan ülkelere, büyüme farkı gelişmekte olan ülkelere... Peki dengeleri en sağlam kim? Yine gelişmekte olan ülkeler. Bütün bunlar sonucunda ciddi para akışı oldu. Temelde önümüzdeki 10 yıla baktığımız zaman gelişmekte olan ülkeler muhtemelen son 10 yıldaki kadar hızlı büyümeyecek. Çünkü gelişmiş ülkelerde yapısal sorunlar var, dış talep zayıf. Emtia fiyatlarının artış hızı son 10 yıldaki gibi asla olmayacak. Buna enerji de dahil."


Türkiye'de istihdam alanında çok başarılı çalışmalar yapıldığını anlatan Şimşek, şöyle devam etti:


"Çok güzel ve doğru yaptığımız çok şeyler var. Batman'dan örnek vereyim. Biz diyoruz ki (gel kardeşim burada bir konfeksiyon atölyesi kur. Sen gelmeden önce bana kaç işçi çalıştıracağını söyle ben İşkur'a o makineleri aldırtayım. Senin atölyene benzer atölyede bütün o gençleri yetiştireyim o arada cep harçlıklarını vereyim. Sen bunları çalıştır, primini ben vereyim). Türkiye bu konuda başarılı."


Türkiye'nin savunma sanayinde çok ciddi yatırımlarının bulunduğunu ifade eden Şimşek, bunların sadece ithalatı kesmeyeceğini, ihracata da dönüşeceğini kaydetti. Şu anda TAI'nin 17 ayrı uçak tipine parça ürettiğini anlatan Şimşek, "Bunlar genişleyecek. Türkiye eskiden savunma sanayi ihtiyaçlarının yüzde 75'ini ithal ediyordu. Şimdi bu oran yüzde 40'lı rakamlara indi" dedi.

Akbulut: Sayıştay raporları standartlara uygun hazırlanıyor

Sayıştay Başkan Yardımcısı Erol Akbulut, Sayıştay raporlarının standartlara uygun olarak hazırlandığını söyledi.

Hazırlanan raporların mali tablolara ilişkin olduğunu belirten Akbulut, kamu zararı oluşan konuların parlamentoya gönderilmediğini, yargı dairelerine aktarıldığını kaydetti.


Yolsuzluk içeren konuların da adli yargıya gönderildiğini ifade eden Akbulut, "Benim de sizden bir talebim olacak: Parlamento ile Sayıştay iç içe çalışması gereken iki kurum. Sadece yılın sonunda bu raporlara bakarak değil, bu konuda bir ihtisas komisyonu olmasını biz öneriyoruz. Böyle bir komisyon olması halinde sadece bu zamanlarda değil yıl içerisinde de sürekli çalışabiliriz" diye konuştu.


Akbulut, "Bu yıl hazırlanan raporlar standartlara uygun olarak yapılmış, hazırlanmış bu raporlardır" dedi.


"Denetçi raporlarının değiştirilmesi, denetçilere baskı yapılması" ifadelerinin basında da yer aldığını anımsatan Akbulut, "Denetçilere herhangi bir baskı olması asla söz konusu olamaz" diye konuştu.


Akbulut, bir denetçinin yazdığı taslak raporun "Sayıştay raporu"olmadığını, bunun ham bir rapor olduğunu ve işlenmesi gerekeceğini kaydetti.


CHP İstanbul Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanılığı'na ait Sayıştay raporunu "Bu rapor değil. Bana hiçbir şey vermeyen raporu ben ne yapayım? Bizi kandırmayın" diyerek yırttı.


Komisyonda, 2014 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ve 2012 Yılı Merkezi Yönetim Kesinhesap Kanunu tasarıları ile Sayıştay tezkerelerinin tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.



AA