Advertisement

New York Times gazetesi yazarlarından ve Nobel ödüllü ekonomist Paul Krugman, Danimarkan'nın genel sosyal yardım modelinden vazgeçmesi ve İsveç'in vergi indirimini, harcamalarının önüne koymaya başlamasının ardından İskandinavya'nın sosyal refah modelini kontrol altına alma çabalarını sorguladı.

Oslo'da yaptığı konuşmasında, krizin bu tedbirleri gerektirip  gerektirmediğinin belirsiz olduğunu dile getiren Krugman, "İsveçliler'in vergi indirimlerine öncelik vermelerini gerektirecek bir şey olup olmadığı belirsiz" diye konuştu.

Yatırımcıların Avrupa'daki borç krizinden sığınılacak liman olarak algıladıkları İskandinavya uzun yıllardır bir yandan vatandaşlarına sağlık ve eğitimi ücretsiz sağlarken, aynı zamanda kamu borcunu Euro Bölgesi'nin yarısının ortalamasının altında tutuyor. Danimarka ve İsveçliler, hizmetlere, GSYH'ye oranla ABD'nin iki katı seviyede vergi ödüyor.

İskandinav hükümetleri, vergi indirimlerinin, istihdam yaratımı için kamu harcamalarından daha etkili olduğunu söylemesiyle, borç krizi döneminde işsizlik yardımları, eğitim bursu ve çocuk yardımları gibi İskandinavya'daki bazı hizmetler azaltıldı.

Danimarka Maliye Bakanı Bjarne Corydon 7 Ocak'ta Kopenhag'da yaptığı konuşmasında, "Modeli en uygun hâle getirmek için önceliklerimizi ve finansmanı sürekli olarak değiştiriyoruz" demişti.

BU HABERE YORUM YAZ
 
09 Ocak 2014 Perşembe, 19:53 Misafir bence abd nin hedefi ve hayali kesinlikle bu model değil. bir çok bilinçli tercih böyle olmadığının kanıtı. abd nin, "kendisi üretmeyen ve kazanmayanın bedava bir şey elde etmemesi" fikri kesinlikle bilinçli bir tercihi bence. çok temel şeyler örneğin ilköğretim bedava, ondan sonra hiçbirşey. bence bunun da bazı güçlü artıları var. abd dünyanın en büyük ekonomisi ve 23 milyon evsiz açlık sınırında insan yaşıyor. istese qe ye ayırdığı 85 milyar usd nin 23 milyar usd si ile bu kişilere ayda bin dolar para verebilir.qe yi 62 milyar usd ile götürür ama bence bunu tercih etmiyor.hayali bu değil.