Advertisement

Avrupa’da Nisan ayı yıllık enflasyon rakamı yüzde 0,7 ile hala yüzde 2’lik hedefe oldukça uzak. Öte yandan hizmet, imalat ve bileşik PMI’lara baktığımızda her ne kadar 53-54 seviyeleri ile genişlemeye işaret etse de yüzde 0,30’luk büyüme rakamı, Avrupa resminin o kadar da pembe olmadığını gösteriyor. Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkanı Mario Draghi’nin bugünkü toplantıda bu resmi değiştirmek ve deflasyon endişelerini gidermek adına genişlemeci adımlar atıp atmayacağı ise merak konusu.

Peki Mayıs ayı başından bu yana değer kazanan Euro, zayıflayan endeksler ve gerileyen faizler ile Avrupa piyasaları neyi fiyatlıyor?

Kur;

Euro/Dolar paritesi 13 Mart tarihinde 1,3967 ile Kasım 2011’den bu yana en yüksek seviyeyi test etmişti.  Son günlerde ise 1,3950 seviyesinin üzerine fiyatlanmaların yaşandığı Euro/Dolar’da trader pozisyonlarına baktığımızda; Euro Haziran vadelilerde “ticari olmayan” (non commercial) pozisyonların Şubat ayından beri “alım” yani long ağırlıkta olduğunu, fakat “ticari” (commerical) pozisyonlarda Mart ayından beri “kısa” yani short ağırlıkta olduğunu görüyoruz. Öte yandan Euro vadeli pozisyonlarına ek olarak opsiyon tarafında ise önümüzdeki 1 aylık vadede 1.38 civarında her iki yönde de(call ve put) yoğunlaştığı görülürken; put opsiyonların 1.30-38 aralığında, call opsiyonların ise 1.38-42 aralığında yoğunlaştığı görülüyor. Özetle piyasa, şuan ki opsiyon pozisyonlarına bakıldığında, Euro/Dolar’ın olası bir 1.38 in altına hareketinde opsiyonların da etkisi ile daha hızlı düşeceğini beklemekte.



Faiz ve Endeksler;

Faizleri ele aldığımızda deflasyon fiyatlamasının o tarafta da olduğunu görüyoruz. Özellikle İtalya ve İspanya 10 yıllık tahvil faizlerinin %3’ün altına gerileyerek tarihi düşük seviyeleri test etmesi Avrupa’da risk on modunu ve getiri ihtiyacının ne kadar attığının sinyalini veriyor. STOXX 600 ise son 1 yıldır yükseliş trendine devam ediyor. Fakat son dönemlerde özellikle şirket birleşmeleri ve açıklanan bilançoların takip edildiği Avrupa endekslerinde piyasa kırılganlıkların arttığını konuşuyor.

Sonuç olarak ABD Merkez Bankası FED ve Japonya Merkez Bankası BOJ başta olmak üzere para tabanını genişleten gelişmiş ülke merkez bankalarının aksine Avrupa Merkez Bankası uzun süredir beklenen adımı atmıyor. Fakat son dönemlerde genişleme adımlarının meyvelerini istihdam piyasasından göreceli olarak alan FED, hala enflasyon tarafında kalıcı toparlanmaya ulaşamadan varlık alım miktarını azaltıyor. Tam olarak bu nedenden ötürü de Draghi başta faiz indirimi olmak üzere hala genişlemeci adımların enflasyona pozitif yönde etkisi konusunda şüpheli. Piyasa ise yüksek Euro ve düşük enflasyonun önüne geçmek için AMB’nin parasal genişleme ihtiyacında hem fikir gibi.. 

 

Bloomberg HT Araştırma Servisi
Güzem Yılmaz
gyilmaz@bloomberght.com

BU HABERE YORUM YAZ
 
10 Mayıs 2014 Cumartesi, 00:46 Misafir sanırım avrupa merkez bankası başkanı draghi sürdürülebilir bir ekonomi açısından euroyu değerli buluyor.