Advertisement

İngiltere Başbakanı David Cameron, kaybedeceğini bile bile yanlış ata oynadı ve belki de en ciddi siyasi mağlubiyetini yaşadı. Avrupa Komisyonu başkanlığına kesin gözüyle bakılan Jean-Claude Juncker için Avrupalı liderler arasında bir oylama yapıldı. Sonuç Juncker'a karşı çıkan Cameron için adeta bir hezimetti. 28 devlet başkanının 26'sı Juncker'a evet dedi.

Juncker bu iş için doğru isim olmayabilir ancak Cameron'ın yaşadığı bu hezimet, İngiltere'yi AB'de tutmak için ülkesindeki 2015 seçimlerini kaybetmesini gerektirebilir. Cameron elinden gelen her şeyi yaptı. Ancak İngiliz medyasının desteği dahi Juncker seçimini değiştirmesini sağlayamadı.

Merkel'in aynı siyasi kanattan geldiği Juncker'ı desteklemesi çok doğal. Fakat diğer Avrupa'lı liderler bu seçimleriyle AB bütçesine en büyük 4. desteği veren Cameron'ı yüz üstü bıraktılar.

Genelde AB yanlısı bir görüntü çizen Cameron, ülkesindeki baskıya dayanamayarak bir sonraki seçimleri kazanması halinde 2017'de AB'den çıkış için referandum düzenleyeceğini duyurmuştu. Ülkedeki atmosferin AB karşıtı kalması ve Cameron'ın Muhafazakar-Liberal koalisyonunun anketlerde önde gitmesi; İngiltere'nin AB'den çıkışının yakın olduğunun habercisi.

Tüm bunlar Cameron'ın AB'de kalma isteğinin gerçekleşmesi için bir seçim mağlubiyetine ihtiyaç duyduğunu gösteriyor. Zira en büyük rakibi İşçi Partisi lideri Ed Miliband, AB konusunda benzer vaatlerde bulunmuş değil. Cameron'ın partisi Muhafazakar'ların seçimi kazanması halinde ise İngiltere'nin AB'ye veda etmesi kuvvetle muhtemel.