Advertisement

TBB, "Türkiye Bankacılık Sistemi Haziran 2014" raporunu yayımladı.

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) gelişmiş ülke merkez bankalarının küresel ekonomi açısından belirleyici olmaya devam ettiğini belirtiyor.

Rapora göre, 2014 yılının ikinci çeyreğinde ABD ekonomisinde başta iş gücü piyasası olmak üzere genel ekonomik görünümde yaşanan toparlanma varlık alımlarının azaltılması sürecinin devam etmesini sağlarken, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) beklenenden daha erken faiz artırımına gidebileceği tartışmalarının da sürmesine neden oldu.

Raporda, Avrupa'da ise ekonomik toparlanmaya ilişkin göstergelerin hala zayıf bir performansa işaret etmesinin, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) gevşek para politikasını devam ettirmesine neden olduğu belirtilirken, bu çerçevede, ECB'nin 5 Haziran 2014 tarihinde para piyasalarında faizlerin daha da düşerek kredi arz ve talebinin canlanması amacıyla yeni bir uzun vadeli yeniden finansman olanağını uygulamaya koyduğu anımsatıldı.

Gelişmiş ülkelerin merkez bankalarının para politika uygulamalarına ilişkin gerçekleşme ve beklentilerin gelişmekte olan ülkeler üzerindeki etkisinin yılın ikinci yarısında da hissedildiği ifade edilen raporda, "Fed'in varlık alımlarını azaltması ve faiz artırım beklentilerinin öne çekilmesi gelişmekte olan ülkelere sermaye akımlarını sınırlandırırken, ECB'nin attığı adımlar söz konusu ülkelerdeki risk algılamalarının artmasının önüne geçti. Bununla birlikte, artan jeopolitik riskler de makroekonomik görünüm açısından fon akımları ve emtia fiyatları üzerinde etkili oldu" denildi.

Rapora göre Türkiye'de, 2014 yılının ilk çeyreğinde, ekonomik büyüme beklentilerden daha yüksek seyretti. Yılın ilk çeyreğini yüzde 4,3'lük büyümeyle tamamlayan Türkiye ekonomisinde enflasyon ise yüksek kalmaya devam etti. Politika yapıcılar tarafından alınan son önlemlerin de etkisiyle jeopolitik risklerin ihracat üzerinde negatif etki doğurmasına karşın, cari işlemler açığında düzelme devam etti.

Raporda, son dönemde gerek Merkez Bankası gerekse BDDK tarafından alınan önlemlerle birlikte kredi büyümesinin referans olarak ifade edilen seviyelere gerilemesi, cari işlemler açığındaki toparlanmanın sürmesi ve döviz kurunun enflasyon üzerindeki birikimli etkisinin giderek azalmasıyla Merkez Bankası'nın faiz oranlarında indirime gittiği, politika faiz oranının mayıs ve haziran ayı toplantılarında 50'şer baz puan indirildiği hatırlatıldı.

"Alınan önlemlerin etkisiyle kurumsal kredi büyümesi ile bireysel kredi büyümesi arasında ayrışma yaşandı"

Rapora göre, bankacılık sektörünün fonlama maliyetlerinin yüksek seyretmeye devam etmesi ve özellikle bireysel kredilere ilişkin olarak vade düzenlemeleri sonucunda kredi büyümesindeki yavaşlama yılın ikinci çeyreğinde de devam etti. Buna ek olarak, kurumsal krediler ile bireysel krediler arasındaki ayrışma da devam etti.

Kaynak maliyetinin yüksek oluşuyla birlikte bankacılık sektöründeki vade uyumsuzluğunun yarattığı etkinin sürmesi karlılıktaki gerilemenin devam etmesine neden oldu. Yılın ikinci çeyreğinde kar hacmi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7 azaldı. Yıllık bazda değerlendirildiğinde kar hacmindeki düşüş yüzde 11 seviyesinde gerçekleşti. Yıllık bazda ortalama özkaynak karlılığı Haziran 2014'te yüzde 11,7, ortalama aktif karlılığı ise yüzde 1,3 seviyesinde gerçekleşti.

Rapora göre, yılın ilk çeyreğinde yüzde 4 büyüyen toplam aktifler ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 2 (28 milyar TL) büyüdü. Krediler aktif büyümesinde belirleyici olmayı sürdürürken, menkul kıymetler portföyün yüzde 2 azaldı.

Bankacılık sektörünün fon kaynaklarına bakıldığında mevduatların toplam içindeki payı bir önceki çeyreğe göre değişmeyerek yüzde 53 seviyesinde gerçekleşti. Mevduat dışı kaynakların payı ise yüzde 27 oldu. Bankacılık sektörünün sermaye yeterlilik rasyosu yüzde 16,3 seviyesinde gerçekleşti.

"Kar hacmi yılın ilk altı aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre TL bazında yüzde 10 geriledi"

Rapora göre bilanço toplamı, Haziran 2014 itibariyle geçen yılın aynı dönemine göre TL bazında yüzde 20 oranında büyüyerek 1 trilyon 730 milyar TL oldu. Haziran 2013'e kıyasla, toplam aktifler mevduat bankalarında yüzde 20, kalkınma ve yatırım bankalarında ise yüzde 33 oranında arttı.

Haziran 2014 itibariyle, geçen yılın aynı dönemine göre toplam aktifler içinde kamu bankalarının payı 1 puan artarken, özel bankaların payı 2 puan geriledi. İlk çeyrekte payı 2 puan artan yabancı bankaların payı ise 1 puan arttı. Kredi stoku içinde özel bankalarının payındaki düşüş 3 puana ulaştı. Yabancı bankalar toplam aktiflere paralel olarak mevduat ve krediler içindeki payını 1'er puan arttırdı.

Rapora göre, alınan kamusal tedbirler nedeniyle başta bireysel krediler olmak üzere, kredi stoku büyüme hızı yavaşlamaya devam etti ve Haziran 2014 itibariyle yüzde 23 seviyesine geriledi. Kredilerin toplam aktiflere oranı bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 puan artarak yüzde 63 oldu. Mevduatın krediye dönüşme oranı, Haziran 2013'e göre 6 puan artarak yüzde 117'ye yükseldi. Haziran 2014 itibariyle bu oran kamu bankalarında yüzde 102, özel bankalarda yüzde 115 ve yabancı sermayeli bankalarda yüzde 117 oldu.

Takipteki krediler beklentilerden daha olumlu bir performans gösterdi. Takipteki kredilerin toplam kredilere oranı yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre önemli bir değişim göstermedi ve yüzde 2,8 seviyesinde gerçekleşti. Aynı dönemde, özel karşılıkların takipteki kredileri karşılama oranı yüzde 77 oldu.

Toplam mevduatın toplam aktiflere oranı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla değişmeyerek yüzde 53 oldu. Mevduat dışı kaynakların toplam aktiflere oranı ise yüzde 27 oldu. Bankalar tarafından ihraç edilen tahvil ve bonolardaki artış devam etmiş ve toplam kaynakların yüzde 4'ünü oluşturdu.

Özkaynak büyümesi, yılın ikinci çeyreği itibariyle hızlandı. Menkul değerler değer farkındaki artış özkaynak büyümesini olumlu etkiledi. Sektör özkaynakları, bir yıl önceye göre yüzde 16 artarak, Haziran 2014 itibariyle 205 milyar TL'ye yükseldi.

2014 yılının ilk yarısında bankacılık sektörünün faiz gelirleri yüzde 26, faiz giderleri yüzde 56 oranında arttı. Buna bağlı olarak, net faiz gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre TL bazında yüzde 3 oranında arttı. Net faiz gelirleri aynı dönemde dolar bazında yüzde 13 geriledi.

Kar hacmi, yılın ilk altı aylık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre TL bazında yüzde 10, dolar bazında ise yüzde 18 geriledi. Net kar marjının daralmaya devam etmesi, ticari kar zarar kaleminin eksi bakiye vermesi ve kambiyo karlarının azalması, kar hacminin daralmasına neden oldu.

Yıllık bazda karlılık Haziran 2013'e göre geriledi ve ortalama özkaynak karlılığı Haziran 2014'te yüzde 11,7, ortalama aktif karlılığı ise yüzde 1,3 seviyesinde gerçekleşti. Yabancı para (YP) aktiflerin TL karşılığının toplam aktifler içindeki payı yüzde 34, YP pasiflerin TL karşılığının toplam pasifler içindeki payı ise yüzde 41 düzeyinde gerçekleşti.

Toplam aktiflerin yüzde 52'si, kaynakların ise yüzde 77'si 1 yıldan daha kısa vadeli; 5 yıl ve üzerindeki kalemlerin aktif içindeki payı yüzde 16 seviyesinde iken, bu kalemin toplam pasifler içindeki payı yüzde 3 seviyesinde oldu.

"İlk beş bankanın toplam aktifler içindeki payı yüzde 58"

Rapora göre, Haziran 2014 itibariyle faaliyet gösteren banka sayısı 44 oldu. Mart 2014 dönemine göre, şube sayısı 79 adet artarak 11 bin 131'e yükseldi. Personel sayısı ise 569 kişi artarak 198 bin 640'a yükseldi.

Haziran 2014 itibariyle, ilk beş bankanın toplam aktifler içindeki payı yüzde 58, mevduat içindeki payı yüzde 60 ve krediler içindeki payı ise yüzde 56 düzeyinde gerçekleşti. İlk on bankanın toplam aktifler içindeki payı yüzde 85, mevduat içindeki payı yüzde 90 düzeyinde gerçekleşti. Krediler içindeki payı ise yüzde 84 oldu.

AA