Advertisement

Kur savaşları konusu tekrar gündemdeki yerine aldı. Ancak bu sefer temel amaç büyümeyi değil enflasyonu artırmak.

Hala tartışmalı olan kavramı popülerleştiren Brezilya Maliye Bakanı Guido Mantega, 2010’da yaptığı açıklamada, kur savaşını “Büyük merkez bankalarının kuru zayıflatma yolu ile rekabetçiliği artırarak ekonomik büyümeye destek olmaya çalışması” olarak tanımlamıştı. Şu an ise zayıf kur, düşük enflasyondan çıkma yolu olarak görülüyor.

Düşük fiyat artışı Euro Bölgesi’nden İsrail ve Japonya’ya kadar birçok ekonomiyi tehdit ediyor. En yaygın kullanılan 10 para biriminden 8’inde 2015 sonuna kadar düşüş öngörülüyor. Bu ülkelerin ortak özelliği ise enflasyonlarının düşük seviyede olması ve bundan çıkmak için para politikalarına başvurmaları.

HSBC’nin küresel kur stratejisti David Bloom, şu anda uygulanan ‘komşuna zarar verme’ politikasının yeniden dengelenme ya da büyüme ile alakalı olmadığını belirterek, “Konu tamamen deflasyon problemini başkasına ihraç etmeyle alakalı” dedi.

Avrupa ve Japonya merkez bankası başkanları, yaptıkları açıklamalarda düşük kurun enflasyonu yükselmek için önemli bir destek olacağını belirtiyor.

Analistler de 2015'te ara para birimleri içinde Japon Yeni ve Euro'nun en fazla kaybettiren para birimleri olacağını öngörüyor.