Advertisement

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, "TL'nin değer kaybı" ifadesinin kullanılmasını yanlış bulduğunu, konunun doların değerlenmesi olduğunu ifade etti. 

Zeybekci, KKTC Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş ve beraberindeki heyetle görüştü. Burada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Zeybekci, "TL'de değer kaybı demek yanlış, konu doların değerlenmesi" ifadelerini kullanırken, "Merkez Bankası'nın ne yapması gerektiğini söylemenin doğru olduğunu düşünmüyorum" ifadelerini kullandı ve Banka'nın büyümeyi desteklemek için bazı adımlar atabileceğini söyledi. 

Faiz ve kurla ilgili bir tedbir alınması görüşünde olmadığını da belirten Zeybekci, dün açıklanan ve artması beklendiği halde sert düşüş açıklanan sanayi üretimindeki düşüşün ise kurla ilgili olmadığını, Euro/Dolar paritesinden kaynaklandığını ifade etti. 

- "Finansal anlamda bazı tedbirler almamı gerekiyor"

Zeybekci, "Üretimi, istihdamı, yatırımları ve büyümeyi destekleyen, finansal anlamda bazı tedbirler almamız gerektiğine inanıyorum" dedi.

Zeybekci ayrıca bugün Başbakan Ahmet Davutoğlu başkanlığında düzenlenecek Ekonomi Değerlendirme Toplantısından somut bir sonuç beklemediğini söyledi.

Faiz ve kurla ilgili bir adımın atılması görüşünde olmadığını kaydeden Zeybekci, "Üretimi, istihdamı, yatırımları ve büyümeyi destekleyen, finansal anlamda bazı tedbirler almamız gerektiğine inanıyorum. Piyasaların beklentilerini dikkate alacağımız bazı görüşmeler yapabiliriz diye düşünüyorum" dedi.

- "Şu anda ihracat ve dış ticarette de düşüş var"

Sanayi üretimindeki düşüşü de değerlendiren Zeybekci, bunun kurla ilgisi olmadığını kaydetti.

Zeybekci, üretimde miktar bazında bir düşme yaşandığını vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Şu anda ihracat ve dış ticarette de düşüş var. Miktar bazındaki bu düşüşün ilkbahardan sonra toparlanma sürecine gireceğini, yılın ikinci yarısında da yükselme trendine geçeceğine inanıyorum. Ocak ve şubatta da ihracat rakamlarında düşüş görüyorsunuz. Bundaki en büyük etki pariteden kaynaklanıyor. Geçen yıl ocak ayında euro/dolar paritesi 1,36 idi, bu sene ise ortalama 1,16. Bugün 1,10'un altında. Eğer bu yıl parite geçen senedeki gibi olsaydı, şu anda ihracatta ortalama yüzde 3,5'lik düşüş değil yüzde 4,5 oranında artış olacaktı.

Ocak ve şubatta sadece pariteden kaynaklanan düşüş 1,8 milyar dolar. Onun için ihracatta pariteden kaynaklanan bir düşüş, ithalatta da parite kaynaklı 1,7 milyar dolarlık bir gerileme var. Ayrıca enerji ve ham madde fiyatlarındaki gerilemeden ötürü de ihracat ve ithalatta da düşme beklentimiz var. İthalattaki düşüşü sabit tutup, ihracattaki kaybı minimize etmek için çalışmalarımız devam ediyor."

Bakan Zeybekci, sanayi üretimindeki düşüşün bu yıl büyümeye bir etkisinin olacağını ancak bunun tehdit olarak görülmemesi gerektiğini kaydetti.

- "Fed'in faiz artışı beklentisi doları daha değerli hale getirdi"

Zeybekci, "Doların dünya paralarında yani dünyanın en güçlü para birimleri karşısında değer kazanması karşısında Merkez Bankamızın bu konuda bir müdahalesinin ben gereksiz olduğuna inanıyorum" dedi.

Piyasada son dönemdeki gelişmelerle ilgili Türkiye'nin ekonomi açısından endişe duyulacak bir noktada bulunmadığını belirten Zeybekci, "Özellikle son dönemlerde kurla ilgili yaratılmaya çalışılan bu suni ortam aslında dünyanın, dünya ekonomisinin yaşadığı gelişmedir" diye konuştu.

Geçen yıl haziran ayından itibaren bugüne kadarki sürece bakıldığında doların dünyada değer kazanmasının beklenen bir gelişme olduğunu anlatan Zeybekci, şöyle konuştu:

"Amerikan Merkez Bankası'nın (Fed) parasal genişlemeyi durdurması ve faiz artışıyla ilgili beklenti yaratması, ABD dolarının daha değerli hale gelmesi, dolara talebin artması, doların değerinin yükselmesinin kaçınılmaz bir tetikleyicisi oldu. Euro bu 8 aylık dönemde ABD doları karşısında yüzde 25 değer kaybederken, Türk lirası yüzde 23 değer kaybetti. Yine en büyük göstergelerden bir tanesi dolar endeksi diye bakabileceğimiz bir endeks, dünyanın en güçlü 6 para birimi Euro, Sterlin, Japon Yeni, İsviçre Frangı, İsveç Kronu gibi 6 ayrı para biriminden oluşan sepet dolar karşısında yüzde 22,5 değer kaybederken, Türk lirası yüzde 23 değer kaybetti. Bire bir hareket var ve genel itibarıyla baktığımız zaman da kurdaki bu oynama demek yanlış olur. Doların dünya paralarında yani dünyanın en güçlü para birimleri karşısında değer kazanması karşısında Merkez Bankamızın bu konuda bir müdahalesinin ben gereksiz olduğuna inanıyorum. Bununla ilgili dünya piyasalarındaki hareketlenmeye uygun bir şekilde Türk lirasının hareketlenmesini endişe duyulacak bir hareketlenme olarak görmüyorum." 

-"Merkez Bankasının kararlarıyla ilgili söz söylemeyi doğru bulmuyorum" 

Faizle ilgili Merkez Bankasının önümüzdeki dönem nasıl hareket etmesinin beklendiğinin sorulması üzerine Zeybekci, Merkez Bankasının 24 Şubat'ta faizdeki 3 göstergenin birden aşağıya doğru çekilmesi hareketini doğru bir hareket olarak gördüğünü söyledi.

Merkez Bankasının 24 Şubat'taki kararından sonra başta Cumhurbaşkanı, Başbakan ve kendilerinin bunu doğru ama yetersiz bulduğunu anlatan Zeybekci, daha fazla indirimin olması gerektiğine yönelik görüşlerini beyan ettiklerini kaydetti.

Merkez Bankasının bu alanda kendi doğrularıyla hareket edebilme kabiliyeti olduğunu vurgulayan Zeybekci, şöyle devam etti:

"Onun için önümüzdeki dönemde Merkez Bankasının faizle ilgili 'şunu yapması gerekiyor, bunu yapması gerekiyor' anlamında söz söylemeyi ben doğru bulmuyorum ama ben kendi doğrumu söylüyorum. Şu anda bu seviye dünya veya Türkiye'de paranın finans sistemine girişteki maliyetinin yüzde 6,5-7'ler seviyesinde olduğu bir ortamda, ticari kredilerin yüzde 14'ler seviyesinde olması, tüketici kredilerinin yüzde 15-16'lar seviyesinde olmasını kabul edilebilir bulmuyorum. Türkiye olarak 2015 yılında daha çok yatırım yapmak, daha çok üretim yapmak daha çok istihdam ve büyüme için faizlerle ilgili alınacak daha çok mesafenin olduğunu düşünüyorum ve Ekonomi Bakanı olarak da bunu söylemek hakkım."

BU HABERE YORUM YAZ
 
10 Mart 2015 Salı, 21:58 Misafir 2015 krizi geliyor
10 Mart 2015 Salı, 14:51 turgut-2@hotmail.com hani çok güçlü ekonomimiz vardı,ımf'ye borç para veriyorduk,kişi başına düşen milli gelirimiz rekor kırmıştı.demek ki bunlar bize ait olmayan paralarla olup pembe hayal dünyasında yaşatılmışız.kaptan durgun sularda değil,azgın sularda kendini ispatlamalı olumsuzlukların ardına gizlenmemeli.
10 Mart 2015 Salı, 14:40 Misafir kırılgan tc ekonomisinin ayakta kalabilmesi sıcak para ile sağlanıyorsa geçicide olsa faizlerin arttırılması kanaatindeyim,yoksa hem ekonomi daha kötüleşecek hemde iktidar partisi tutumundan dolayı seçimde kan kaybı yaşayacak.