Advertisement

Dolar 2002’den bu yana ilk kez 1 euroya eşit olmaktan birkaç peni uzaklıkta. ABD üreticileri, güçlenen doların satışlarını olumsuz etkileyeceğinden endişe ediyor. Ancak Amerikalı politika yapıcılar bu durumdan usanmış görünüyor. ABD Hazine Bakanı Jacob Lew güçlenen doların Amerika’nın çıkarına olduğunu söylerken, Fed Başkanı Janet Yellen, 18 Mart’ta gerçekleşen basın toplantısında doların “ABD ekonomisinin gücünü yansıttığını” dile getirdi.

Peki ABD yetkilileri neden “kur savaşının” yanlış ucunda olmaktan şikayetçi değil? Bunun iki nedeni bulunuyor: İlki, dolardaki yükselişin esasen piyasa güçlerinin ve olağan para politikasının bir sonucu olması, piyasa manipülasyonu değil. İkincisi ise biraz sürpriz gelebilir: Aslında her şey dikkate alındığında dolar fazla yükseliş göstermedi. Washington’daki Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü kıdemli yetkililerinden William Cline, “Dolardaki yükseliş ile ilgili algı fazla abartılmaya meyilli” Dolardaki çalkantı ile ilgili tecrübeli olan Cline, ABD Hazine Bakanlığı’nda Eylül 1971’de başlayarak iki yıl çalışmış. Ağustos 1971’de o dönemin ABD Başkanı Richard Nixon, doların altına dönüştürülebilirliğini askıya alarak Döviz piyasasını alt üst etmişti. “Nixon Şoku” doların altın ve diğer para birimleri karşısında gerilemesine neden olarak ticaret ortaklarını sinirlendirmişti.

Doların geçtiğimiz yıl euro karşısında yüzde 29 değerlendiği doğru. Dolar euro karşısında 18 Mart itibarıyla 10.8 dolar seviyesine geldi. Ancak dolar diğer önemli para birimleri karşısında kayda değer şekilde daha düşük bir yükseliş gösterdi.Buna örnek olarak Çin yuanı gösterilebilir. Doların değerini doğru şekilde değerlendirmenin yolu, aradan bir iki ülkeyi seçmekten ve enflasyonu hesaba katmaktan ziyade uzun bir periyodu değerlendirerek ABD’nin ticaret yaptığı tüm ülkelere bakmaktan geçiyor. Fed’in geniş, enflasyona göre düzenlenmiş dolar endeksi, bu unsurların hepsini hesaplıyor. 1973’ten bu yana var olan endekse göre dolar 2011’deki düşük seviyesinden yüzde 15 yükseldi. Ancak 2002 başındaki seviyesinden hala yüzde 17 aşağıda seyrediyor. Mart 1985’teki seviyesinden ise yüzde 27 aşağıda. Doların 1985’teki ekstrem değerlemesi ABD üreticilerini oldukça olumsuz etkiliyordu. Washington’daki Uluslararası Finans Enstitüsü baş ekonomisti Charles Collyns, “Bu, katastropik bir şok değil.” dedi.

Eğer dolar aşırı güçlenmiş olsa idi, ABD’de işsizlik yükseliş gösterir ve üretim gerilerdi. İhracatlar, yabancı alıcıların ürünleri pahalı bulması ile düşüş gösterirdi. İthalatlar ise yabancı yapımı ürünlerin aniden ucuz hale gelmesi ile artardı. Kur savaşı, ülkelerin yurtiçinde istihdam yaratmak için para birimlerini aşağı itmeye çalışması ile gerçekleşir. Amerikalı politika yapıcıların dolardaki yükselişten şikayet etmemelerinin nedeni iyi bir duruma reaksiyon olarak gerçekleşmesinden kaynaklanıyor. Bu da ABD’nin görece güçlü ekonomik büyümesi.

BU HABERE YORUM YAZ
 
23 Mart 2015 Pazartesi, 01:21 Misafir Buda fakirin tesellisi olsa gerek
20 Mart 2015 Cuma, 15:47 Misafir gerçekte, tl ve bazı gelişen ülke paraları değer kaybetti.size borç veren, parasını almaya geldiğinde, ödeme gücünüz yani sizin paranızın küresel çapta alım gücü ortaya çıkar.
20 Mart 2015 Cuma, 14:02 Misafir sonuçta hepsi birer kağıt parçası...