Advertisement

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türk bankacılık sisteminin bugün dünyaya örnek olabilecek bir sistem olduğunu belirterek, "Davos'ta uluslararası ortağı olan, Türkiye'de de faaliyet gösteren bazı global bankaların üst düzey yöneticileri gelip randevu istediler. Bazıları 'Biz Türkiye'den bu kadarını beklemiyorduk. Bir bankaya hissedar olduk, sistemleri o kadar ileri ki, bütün küresel ağımıza o sistemleri taşıdık' diyorlar" dedi.

Şimşek, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve Türkiye Bankalar Birliği (TBB) tarafından ortaklaşa düzenlenen "MASAK-TBB Çalıştayı"nın açılışında yaptığı konuşmada, bankaların bilgi paylaşımı ile ilgili, "Müşterilerinizi iyi tanıyacaksınız, gerektiğinde alınan bilgileri otorite ile paylaşacaksınız. Kayıtları sonradan istenebilir diye saklayacaksınız. En önemlisi de şüpheli işlem bildirimi..." ifadelerini kullandı.

Şimşek, 2016 yılı temmuz ayında, kara para aklanmasıyla mücadele amacıyla oluşturulan Egmont Grubu'nun Genel Kurulu'nun ilk defa Türkiye'de yapılacağını, buraya 150 ülkenin mali istihbarat birim temsilcinin katılacağını söyledi.

Türkiye'nin itibarının ve kredibilitesinin iyi olmasının, bankacılık sektörü açısından olmazsa olmaz olduğunu vurgulayan Şimşek, "Yani şöyle bir şey düşünebiliyor musunuz? Türkiye kötüye gidecek, bankalar hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam edecek. Böyle bir şey mümkün değil" şeklinde konuştu.

Dünyada yüzlerce, hatta binin üzerinde bankanın battığını anımsatan Şimşek, ülkelerin eğitimine, altyapısına, sağlığına gitmesi gereken kaynakların bankaların kurtarılmasına harcandığını dile getirdi.

Son yıllarda sektöre yönelik önemli düzenlemelerin yapıldığına işaret eden Şimşek, "Zaman zaman da şunu sormuyor değiliz aslında; küresel ölçekte acaba ipin ucu biraz kaçtı mı? Acaba düzenlemeler gerçek anlamda finansal aracılığı sınırlıyor mu?' " ifadelerini kullandı.

Şimşek, alanların denetiminin önemli olduğunu, ama bazı durumlarda aşırıya kaçıldığı zaman başka alanların açıldığını anlattı.

TBB Başkanı Hüseyin Aydın'ın konuşmasında değindiği hususları önemsediğini vurgulayan Şimşek, sözlerine şöyle devam etti:

"Sektörle birlikte çalışacağız, sektörün sağlığını önemsiyoruz. Sektör üzerinde bazı yüklerin aracılık noktasında etkinliği sınırladığının farkındayız. Bunların hepsi zaman meselesidir, mali alan meselesidir. Bütün reformlarda olduğu gibi zamanlama ve sıralama çok önemlidir. Doğru yaparsanız o zaman arzuladığınız sonuçları elde edersiniz. Doğru yapmazsanız maalesef bazen o reformlar ya sakat doğabiliyor ya da sonunu getiremiyorsunuz. Her ne kadar iyi niyetle yola çıksanız dahi, bu reformlardaki zamanlamayı ve sıralamayı iyi yapmak gerekiyor."

- "Bizim bugünkü hassasiyetimiz aslında sizin içindir"-

Şimşek, mali suçlar noktasında birlikte çalışma kültürünün önemine değinerek, "Mutlaka mükemmel değiliz. Öyle bir iddiamız yok. O zaman eksikliklerimizi gidermemiz lazım" dedi.

Bankaların tek tek değerlendirildiğini ve sonuçlarının da bankalarla paylaşıldığını belirten Şimşek, bu süreci yapıcı bir çerçevede gördüğünü ve yararlı olarak değerlendirdiğini kaydetti.

Türkiye'nin bu alandaki itibarını yükseltmek istediklerini aktaran Şimşek, iş aleminden zaman zaman Orta Asya'daki bazı ülkelerin bile Türk bankalarının teminat mektubunu kabul etmedikleri şeklinde sorunlarla karşılaştığında çok üzüldüğünü dile getirdi.

Türk bankacılık sisteminin bugün dünyaya örnek olabilecek bir sistem olduğunu vurgulayan Şimşek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Davos'ta uluslararası ortağı olan, Türkiye'de de faaliyet gösteren bazı global bankaların üst düzey yöneticileri gelip randevu istediler. Bazıları 'Biz Türkiye'den bu kadarını beklemiyorduk. Bir bankaya hissedar olduk, sistemleri o kadar ileri ki, bütün küresel ağımıza o sistemleri taşıdık' diyorlar. Bunu defalarca gördüm. Hal böyle iken bizim o nedenle itibar noktasına çok önem vermemiz lazım. Bizim bugünkü hassasiyetimiz aslında sizin içindir. Çünkü biz sistemi bundan sonra iyi kurgularsak, nasıl ki Türk bankacılık sistemi karlılık noktasında, sermaye yeterlilik noktasında, varlıklarının kalitesi noktasında sorgulanmıyorsa, muazzam bir güven varsa, o zaman uluslararası itibar anlamında ve aklama suçu ile mücadelede de aynı itibarı biz bekliyoruz."

- "İlerleme raporu yakında Başbakan Davutoğlu tarafından açıklanacak"-

Şimşek, sadece bu yıl BES fonları gelişsin diye bütçeden yapacakları harcamaların 2,4 milyar lira olacağını, bu rakamın geçmişte bir çok bakanlığın bütçesinden fazla olan bir para olduğunu söyledi.

Son bir kaç yıldır makro ihtiyati tedbirleri oturttuklarını, bunun karlı görülen bazı alanlardaki kredi genişlemesini daha makul düzeye çektiğini aktaran Şimşek, bankacılara seslenerek, "Bunu sizin için yapıyoruz. Çünkü çok güçlenmeniz lazım ki sakatlanmadan hızlı bir şekilde koşabilesiniz" dedi.

Daha önce açıkladıkları 25 dönüşüm programına dair hazırladıkları ilerleme raporunun yakında Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanacağını dile getiren Şimşek, bunun bir temenni paketi olmadığını, söz konusu programın Türkiye'yi tekrar yüksek büyüme patikasına taşıyacağını dile getirdi.

Büyüme değerlendirmelerini etrafta yaşananlardan bağımsız bir şekilde yapmanın büyük bir haksızlık olacağına dikkati çeken Şimşek, Türkiye'nin 2002-2007'de yüzde 7 büyüdüğünü, ama sonrasında son 80 yılın en büyük küresel krizin yaşandığını ifade etti.

Şimşek, "Siyasi istikrar ortamı olmasa, Türkiye bu dalgalar karşısında nasıl sallanır, tahayyül bile etmek istemiyorum" dedi.

Reformlar hayata geçtikçe mali alan kazanacaklarını bildiren Şimşek, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Bu mali alanın bir kısmı reformlara gidecek. Bence aracılık maliyetlerinin azaltılması da bir reformdur ve dolayısıyla bu talep son derece makul bir taleptir.

Gri alanların azaltılması noktasında onun fazla bir maliyeti yoktur. Benim bu konuda çok açık ve net talimatım vardır Gelir İdaresi'ne. ÖTV'ye ilişkin 2 aşamalı çok kapsamlı bir çalışma yaptık. Onun bir tanesini uygulamaya koyduk. İkincisi bitti, yakında onu da uygulamaya koyacağız.

Gri alanların minimize edilmesi noktasında en ufak bir tereddüt yok. Benim kapım açık. Gelin ben size yardımcı olayım. Biz sizin itibarınızı, sizin başarınızı ülke menfaatleri açısından sizden daha çok önemsiyoruz. Çünkü biz bu konuda gereken hassasiyetleri göstermezsek yarın öbür gün bunun faturasını millet ödüyor. Biz millete fatura ödetmedik, ödetmek istemiyoruz. O nedenle bu alanlarda en iyi şekilde birlikte çalışmak zorundayız."

AA