Advertisement

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, başkanlık sistemine ilişkin, "Bu kişisel bir mevzu, kişisel bir mesele de değil. Biz Sayın Erdoğan'a özel bir husumetten dolayı başkanlık sistemine karşı değiliz" dedi.

Demirtaş, İnşaat Mühendisleri Odasında partisinin milletvekili adaylarıyla yaptığı toplantı öncesinde gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı ve değerlendirmelerde bulundu.

Bir gazetecinin, "Başbakan Davutoğlu, 'Seçim sonuçları halkın başkanlık sistemini istemediğini ortaya koydu. Kırmızı çizgimiz yoktur ama cumhurbaşkanlığı ve sarayı tartıştırmayız' dedi. Bunu nasıl yorumluyorsunuz?" sorusu üzerine Demirtaş, bütün siyasi partilerin seçim sonuçlarını iyi değerlendirmesi gerektiğini belirtti.

Demirtaş, AK Partili yetkililerin de diğer parti yetkilileriyle çıkan sonuçları doğru değerlendirmesi gerektiğini dile getirerek, "Elbette ki bir başarı var, HDP'nin ciddi bir başarısı var. Toplumun çok önemli desteği, teveccühü var. Fakat bu aynı zamanda sorumluluktur. Bize, büyük bir başarı elde etmiş olmanın verdiği sevinçle daha yüksek bir oranda sorumluluk yüklediğimizin farkındayız. Bunun gereğini yerine getirmek için toplantılarımızı sürdürüyoruz" ifadesini kullandı.

Başkanlık sisteminin Türkiye'de tartışılabilecek ya da hayata geçebilecek bir durum olmadığına işaret eden Demirtaş, şunları söyledi:

"Israr ediliyor olması sistemin tıkanmasına, gerilimin artmasına yol açıyor. Dolayısıyla halkın istemediğini yukarıdan dayatmanın bir anlamı yok, bundan vazgeçilmesi lazım. Bu kişisel bir mevzu, kişisel bir mesele de değil. Biz Sayın Erdoğan'a özel bir husumetten dolayı başkanlık sistemine karşı değiliz. Başkanlık sistemi, Türkiye'nin bugünkü koşullarında uygulanamaz, uygulanması imkansız dayatma bir modeldir. Biz yine AKP'ye karşı özel bir husumetimiz olduğu için eleştirmiyoruz. Hataları, yanlışları vardı. Bu hatalardan, yanlışlardan dönüldüğü oranda tabi ki Türkiye'nin ve Türkiye halklarının yararına her türlü ortak işi, çalışmayı, adımı parlamento olarak birlikte atmaya hazırız."

- "Çözüm Süreci, Türkiye'nin geleceği açısından en önemli başlık"-

Demirtaş, en başta yeni anayasa ve Çözüm Süreci'nin kaldığı yerden mutlaka hızla devam etmesi gerektiğini vurgulayarak, "Eski Başbakan diyelim, Sayın Davutoğlu da farkındadır. Yani Çözüm Süreci, Türkiye'nin geleceği açısından en önemli başlık. Dolayısıyla heyetimiz bugün yarın başvuru yapacak, kapsamlı açıklama da yapacak. Bir kez daha İmralı Adası'na gitmek için bir değerlendirme yapacak arkadaşlarımız. Onu da çok ayrı bir yere koymamız ve önemsememiz lazım" değerlendirmesinde bulundu.

Selahattin Demirtaş, AK Parti'nin demokratik parlamenter sistemin güçlendirilmesi konusunda atılması gereken adımlarla ilgili bir iç sorgulamaya dönerse bunun Türkiye açısından iyi olacağını kaydetti.

Oluşacak koalisyon veya koalisyonların nasıl şekillenirse şekillensin, temennilerinin barış, adalet gibi mevzularda parlamentonun ortak çalışması gerektiğini vurgulayan Demirtaş, "Biz HDP olarak bu noktada seçim dönemindeki rekabeti bir kenara bırakıp, toplumun güveni, huzuru, beklentisi olan barışı gerçekleştirmek için elimizi taşın altına koymaya hazırız" dedi.

- "Tabii ki isteyen istediğiyle görüşür, bunda bir anormallik yok"-

Demirtaş, dün gerçekleşen CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal'ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan görüşmesiyle ilgili bir soru üzerine ise "Siyasette diyaloğu biz de önemsiyoruz, tabii ki isteyen istediğiyle görüşür, bunda bir anormallik yoktur. Cumhurbaşkanı, anayasal yetkileri çerçevesinde milletvekilleriyle de parti genel başkanlarıyla da görüşmeler yapabilir. Parlamento açılışı öncesi ikili görüş alışverişinde de bulunabilir, bunlar son derece siyasette doğal ilişkilerdir. Fakat mümkün olduğunca bütün bu tartışmaları parlamentoya, kamuoyuna, halka mal etmek, giderek açık bir tartışma yürütmek herkes açısından faydalı olur diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.

"Tekrar altını çizerek belirtiyorum, bizim Sayın Erdoğan'a karşı kişisel ne bir husumetimiz ne de kişisel bir tutumumuz vardır" diyen Demirtaş, şöyle devam etti:

"Parti olarak da şahsen de kişisel bir tutumdan dolayı biz eleştiri yönetmiyoruz. Anayasayı ihlal eden, anayasayı askıya alan, hukuku, adaleti ihlal eden bir cumhurbaşkanı bizim açımızdan her zaman eleştiri alacaktır. Fakat kendi sınırlarına çekilen, Türkiye'de siyasetin önünü açmaya çalışan bir tutum da bizden destek görecektir. Bu kadar net ifade ediyorum. Önümüzdeki dönem koalisyon tartışmaları başlayacak. Muhtemelen AKP'den başlayarak diğer partiler bu seçenekleri değerlendirecektir. Biz de her zaman şunu ifade ettik, parlamentoda nitelikli, sıkı bir muhalefet yapmaya hazırlanıyoruz.

Halkımızın bize iktidar olma verme görevi vermediğinin farkındayız ama böyle bir görev düşerse de koalisyon seçenekleri içerisinde bundan kaçmayacağımızı da belirttik. Hatta şunu da açıkça belirttik, biz kadrolarımızla bile Türkiye'yi yönetecek güce sahibiz ama halkın bize verdiği oy ve destek bunu getirmiyor beraberinde. Bu konuda gerçekçi olmak durumundayız."

Demirtaş, bugün 550 adayıyla son bir toplantı yapacaklarını, öğleden sonra da Meclis grubuyla görüşeceklerini bildirdi.

- "Koalisyondan korkmayalım"-

Herkesin içinin rahat olması çağrısında bulunan Demirtaş, şunları kaydetti:

"Koalisyonlardan korkmayalım, erken seçimden de korkmayalım. Fakat erken seçim şu anda Türkiye'nin tartışması gereken ilk seçenek değil. Daha seçim sonuçları resmileşmedi. İlan edilmemiş bir seçim sonucu var, Türkiye'yi bir an önce erken seçim tartışmasına çekmek hiç kimseye fayda getirmez. Buradan bir koalisyon çıkararak Türkiye'nin yoluna devam etmesinde biz fayda görüyoruz. Koalisyon kurma çalışmaları da partiler arasında olur, cumhurbaşkanlığı çatısı altında olmaz.

Şu aşamada cumhurbaşkanlığı makamının anayasadan kaynaklı ayrı bir yetkisi yoktur. Bunun da altını çizmek istiyorum. Biz, cumhurbaşkanlığı makamını tartışmaya açmıyoruz. Cumhurbaşkanlığı makamını tartışmaya açan makamda oturan kişinin kendisidir, Cumhurbaşkanı'nın kendisi orayı tartışmaya açmıştır. Cumhurbaşkanlığı makamının kapsayıcılığına, kucaklayıcılığına yakışır, kendisine tanınan anayasal yetkiler çerçevesindeki faaliyetlerine denk bir pratik ortaya konursa biz tabii ki cumhurbaşkanlığı makamına da yetkilerine de saygılı olur ve onun meşruiyetini tartışmak gibi bir şey söz konusu değil."

HDP lideri Demirtaş, koalisyondan kaçmayacaklarını söyledi.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, "Silahlar konusunda çağrı yapacak olan Sayın Öcalan'dır ve o da çağrı yapmaya hazır bir şekilde İmralı'da bekliyor. Eğer Sayın Davutoğlu bu konuda samimiyse, çağrı yapılmasını istiyorsa buyurun heyetimiz yarın İmralı adasına gitsin görüşme trafiği başlasın, kaldığımız yerden devam edelim, koalisyon da kurulduğunda koalisyon hükümeti de elini taşın altına koysun, müzakereleri sahiplensin, HDP de her türlü desteği sunmaya hazırdır" dedi.

Demirtaş, partisinin milletvekili adayları ile İnşaat Mühendisleri Odasında yaptığı toplantı öncesi gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Diğer siyasi partilerle koalisyon hakkında bir görüşme olup olmadığının sorulması üzerine Demirtaş, "Hayır, seçilen milletvekilleri birbirlerini arıyorlar kutlamak için. Resmi bir temasımız yok, gayri resmi bir temasımız var" ifadesini kullandı.

Demirtaş, CHP'nin önderliğinde bir geçici hükümet kurulmasına HDP'nin yaklaşımının nasıl olacağına ilişkin bir soruya "Parti olarak kapımız herkese açıktır. Bu fikirler partimize iletildiği zaman biz de yetkili kurullarımızla değerlendireceğiz. Hiçbir fikri öneriyi peşinen kapalı değiliz. Peşinen tartışmalara evet deme durumumuz da yok. Bunların hepsi tartışılabilir" karşılığını verdi.

Demirtaş, "MHP'nin içinde olduğu bir formüle destek verir misiniz?" sorusunu cevaplarken şöyle konuştu:

"MHP'nin ne yapacağına biz karar veremeyiz kendileri bilir. Seçenekler ortaya çıktığında da ne yapacağımıza biz karar veririz. Dolayısıyla şununla bir arada olmam, bununla olmam, partilerin bileceği iştir. İlla zorla bizimle gelip koalisyon yapsınlar yan yana dursunlar diye hiçbir partiyi zorlayacak halimiz yok. Her parti kendi düşüncesine göre hareket eder. Buradan yola çıkarak partimizin meşruiyetini sorgulayan, hakaret eden yaklaşımları da asla kabul edemeyiz. Onların meşruiyeti neyse HDP'nin de meşruiyeti odur. Ne bir fazla ne bir eksik, dikkat ederseniz. O yüzden biz kendi meşruiyetimizin özellikle bazı partiler tarafından alanen tartışmalı hale getirilmeye çalışılmasını yadırgadığımızı belirtmek istiyorum. Lafa geldiğinde milli iradesinden dem vuranlar, 'milletin iradesi üstünde irade yok' diyenler, HDP'nin arkasındaki milletin, halkın iradesine hakaret etme hakkını kendinde nasıl görebiliyorlar. Bu da onların çelişkisidir. Bütün koalisyon seçeneklerine dair seçenekler ortaya çıkmadan da peşinen bir şey söylemeyeceğiz."

AK Parti ile bir koalisyon yapmayacakları yönündeki açıklamalarının hatırlatılması üzerine Demirtaş, "O konuda bir değişiklik yok. AKP ile söylediğimizin arkasındayız" dedi.

-"Biz, barış için halkımıza söz verdik"-

"Başbakan Davutoğlu, 'Çözüm Süreci koalisyona göre yürütülecek. HDP çok istiyorsa bunun gereklerini yerine getirmeli' dedi. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna Demirtaş, şu yanıtı verdi:

"Doğru, Çözüm Süreci sonuçta koalisyon hükümeti kurulduktan sonra aktif olarak işlemeye devam edecek ama bu arada heyetimizin İmralı'ya gitmesinde büyük fayda görüyoruz. Bu, herkesin yararına olacak bir gelişme olur. Çözüm Süreci'nin en azından dondurulduğu yerden çıkarılması için iyi bir adım atılmış olur. Yeni parlamento, yeni döneme başlarken Çözüm Süreci'nin belki de yeniden canlanmış olması, umut yaratmış olmasının heyecanı ile çalışmasına başlamış olur."

Parti olarak sorumlulukları olduğunu aktaran Demirtaş, şunları söyledi:

"Sayın Davutoğlu'nun da ifade ettiği sorumluluklarımızın tamamının arkasındayız. Fakat, bunu tek taraflı sorumluluk gibi ifade etmeye çalışması da doğru değil. Çözüm Süreci'nde hangi aşamada olduğumuzu, nereye geldiğimizi, bizim kadar kendisi de biliyor. Çağrıların yapılma aşamasına gelindiğini kendisi de biliyor. Kimin bu aşamada hangi adımı atması gerektiğini kendisi de biliyor. Öyle gizli kapaklı değil. Dolmabahçe'deki 10 maddelik mutabakatın tartışmaya açılması, müzakereye açılması öbür taraftan da PKK'nın silahlara dair kongre tarihi belirleyip kongre çağrısı yapması, Sayın Öcalan'ın bu çağrıyı İmralı'dan yapması, karşılıklı senkronize eşzamanlı adımların atılması aşamasına gelmiştik zaten. HDP olarak biz sürecin kaldığı yerden devam etmesi konusunda sorumluluğumuzu biliyor ve daha fazla sorumluluk almaya da hazır olduğumuzu ifade ediyoruz. Kendileri de aynı noktadalar mı? Çünkü seçim döneminde 'Masa, Dolmabahçe mutabakatı, Kürt sorunu, müzakere, taraf yok' dediler, bütün bunlardan rücu etmiş olmaları lazım. Yani bunların hepsinin AKP yetkililerinden bir kez daha değiştiğini duymamız gerekiyor ve Çözüm Süreci'nin kaldığımız yerden başlamasını pratikte de izlememiz gerekiyor. Yapılacak çağrının muhatabı biz değiliz, Sayın Davutoğlu bunu daha iyi biliyor. Silahlar konusunda çağrı yapacak olan Sayın Öcalan'dır ve o da çağrı yapmaya hazır bir şekilde İmralı'da bekliyor. Eğer Sayın Davutoğlu bu konuda samimiyse, çağrı yapılmasını istiyorsa buyurun heyetimiz yarın İmralı adasına gitsin görüşme trafiği başlasın, kaldığımız yerden devam edelim, koalisyon da kurulduğunda koalisyon hükümeti de elini taşın altına koysun, müzakereleri sahiplensin. HDP de her türlü desteği sunmaya hazırdır. Bundan kaçacak halimiz yok. Biz, barış için halkımıza söz verdik. Bu konuda samimiyiz ve üzerimize düşen sorumluluğu da yerine getireceğiz."

Demirtaş, "Meclis dışı bir heyet oluşturulacağına ilişkin haberler var. Bununla ilgili temas var mı?" sorusuna "Önümüzdeki günlerde bütün bunları daha detaylı tartışırız, gelişmeler oldukça paylaşırız" yanıtını verdi.

AA