Advertisement

Türk lirası, ilk çeyrekteki yüzde 11'lik kaybın ardından ikinci çeyreği de yüzde 3'lük bir değer kaybı ile tamamladı. 2015'in ilk yarısındaki kaybı yüzde 15'e yaklaşan TL'nin seçim öncesi seviyelere geri dönmesi, siyasi belirsizliğin etkisini de bir nebze ortadan kaldırıyor. TL böylece ekonomik krizlerin dışındaki en kötü yarı performanslarından birini kaydedecek.

Dolar/TL , 2,33 seviyelerinden başladığı yılda, başta enflasyon olmak üzere makroekonomik verilerin kötüye gitmesi, Merkez Bankası üstünde kurulan düşük faiz baskısı ve siyasi belirsizlik gibi Türkiye'den kaynaklı sebeplerle, 2,80 seviyelerine kadar çıktı. Bu durumun bir başka nedeni de ABD ekonomisinin toparlanmasıyla Merkez Bankası Fed'in faiz artışına yaklaşmasıydı.

TL'nin değer kaybı daha çok içerideki gelişmelerle ilgili

İçeride yaşanan gerilim, Türk lirasının bu yıl yüzde 15'e yaklaşan düşüşle gelişen piyasalar arasında en fazla değer kaybeden iki para biriminden biri olmasını getirdi. Aynı dönemde dolar endeksinin yalnızca yüzde 5 yükselmesi, TL'deki artışın Türkiye'deki gelişmelerden kaynaklandığını görüşünü pekiştiriyor. TL'nin yanı sıra Borsada da yıl başından bu yana ciddi kayıp yaşandı. Borsa İstanbul 100 endeksi bu yıl dolar bazında yüzde 16'lık bir düşüş yaşadı. İki yıllık gösterge tahvil faizi ise yıla yüzde 8,10 seviyesinde başlamasının ardından 165 baz puan yükselerek bugün itibariyle yüzde 9,76'ya çıktı

Enflasyondaki düşüşün beklendiği oranda gerçekleşmemesi olumsuz etki yaptı

Analistler, ilk yarıda enerji fiyatlarındaki düşüş sayesinde enflasyonda gerçekleşmesi beklenen gerilemenin istenen oranda yaşanmamasının Türk varlıklarını olumsuz etkilediğini ifade ediyor. Enerji fiyatlarındaki düşüş TCMB'nin enflasyon görünümünde iyileştirme yapmasına yol açmış, ancak daha sonra siyasi tansiyonun artması nedeniyle döviz kurlarında yaşanan yükseliş ve gıda fiyatlarındaki artış, tüketici fiyatlarında istenen düşüşün sağlanamamasını getirmişti.

Ata Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Cemal Demirtaş, ilk çeyrekte olduğu gibi ikinci çeyrekte de TL'nin üzerindeki baskının devam ettiğini söyledi. Demirtaş "Enflasyondaki düşüşün beklendiği oranda gerçekleşmemesinin faizleri yukarı çekti" diye konuştu.

Uzmanlar, Fed'in Eylül'de faiz artışına gitme ihtimalinin de gelişen ülke para birimleri üzerinde ciddi baskıya yol açtığını belirtiyor. Destek Menkul Değerler Finansal Analisti Adnan Çekçen, şu anda gelişmekte olan ülkeler açısından en büyük riskin, Fed’in Eylül ayında faiz artırımına gitme ihtimali olduğunu söyledi.

Yılın ikinci yarısında da siyasi gelişmeler belirleyici olacak

Analistler, Türk varlıkların üzerinde son dönemde etkili olan siyasi belirsizliğin yılın ikinci yarısında da belirleyici olacağını ifade ediyor. Finansbank Ekonomisti Deniz Çiçek, ikinci çeyrekte finansal piyasalarda siyasi belirsizliğin belirleyici olduğunu söyledi.

Seçimden önce başlayan ve seçimden hemen sonra yaşanan satışlarla şiddetlenen kur ve faiz artışlarının koalisyona ilişkin iyimserlikle kısmen geri alındığını belirten Çiçek şöyle konuştu:

"Siyasi gelişmeler bundan sonraki piyasa hareketlerinde de belirleyici olacak. Kalıcı bir iyileşmeden söz edebilmek için, koalisyonun  kurulduğunu ve uyum içinde çalıştığını görmemiz gerekiyor. Türkiye'nin iç ve dış siyasi sorunlarına dair partiler arasında derin görüş ayrılıklarının olması; uyumlu, kurulacak koalisyon hükümetinin uzun süreli olmasının önündeki en büyük risk. Ayrıca Fed'in faiz artırımlarının yaklaştığı ve Yunanistan'ın borç krizinin euro bölgesini tehdit ettiği bir dönemde, dış konjonktür de bizim açımızdan destekleyici görünmüyor. Bu şartlarda Türk varlıklarında ciddi ve bir toparlanma ve TL'de güçlü bir değerlenme beklemiyorum."

Hükümetin kurulması olumlu etki yapabilir 

Çekçen, geldiğimiz noktada koalisyon sürecinde hükümetin kurulması durumunda yaşanan belirsizliğin yerini TL varlıklarının olumlu yönde ayrışmasına bırakabileceğini söyledi.

ALB Forex Analisti Enver Erkan da, bugün ilk iki turu gerçekleşecek Meclis Başkanlığı seçimlerinin önemine dikkat çekti. Kulislerde aksinin iddia edilmesine karşılık seçimin hükümet modeli açısından bir ön gösterge olarak algılanacağını kaydeden Erkan şunları söyledi:

"Eğer adaylardan birisi bu çoğunluğu sağlayabilirse koalisyon hükümetinin kısa sürede kurulabileceği beklentileri Türk varlıkları açısından olumlu fiyatlamalar görmemizi sağlayabilir. Tabii hükümet kurulduktan sonra, iyimserliğin uzun vadeye yayılabilmesi için uyumlu bir çalışma ortamı, ekonomi yönetiminde güven verici bir duruş ve para politikalarına yardımcı olacak mali politikalar uygulanması gereklidir. Bu kapsamda kısa vadede hükümetin kısa sürede kurulması ihtimalini artıran her gelişme pozitif fiyatlanacaktır."

Türk lirasının hükümetin kurulması ve siyasi belirsizliğin bir nebze ortadan kalkması ile toparlanacağı tahmin edilse de, yeni hükümet ekonominin temelindeki sorunları giderecek bir yol haritası ortaya koymadığı takdirde TL'nin kırılganlığı ve volatilitesi sürecektir. 

Türk lirasının son ilk çeyrekteki performansı:


BloombergHT.com Editörü
Enes Tunagür
etunagur@bloomberght.com