Advertisement

Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Ben bir partiyle yapacağım koalisyonun benim tabanımdaki karşılığını da görmek isterim. O anlamda HDP'ye dönük olarak tabandan gelen istişarelerde bir şey olmadı. Olmadı yani ben bunu dürüstçe ortaya koymak durumundayım" dedi.

Davutoğlu, Başbakanlık Resmi Konutu'ndan ilk kez gerçekleştirilen bir televizyon kanalının canlı yayın programına katıldı. Davutoğlu, NTV'nin canlı yayınında, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

Hükümet ortaklığı sürecinde yöntemi doğru tespit etmenin önemine işaret eden Davutoğlu, "Eğer biz evvelki gün 'Sayın Kılıçdaroğlu ile oturup biz karar verdik hükümet ortaklığı yapmaya' deseydik emin olun sağlam bir başlangıç olmazdı. Belki büyük heyecan uyandırır, sizin de soru sormanıza gerek kalmazdı şimdi ama sağlam bir başlangıç olmazdı. Tabiri caizse Süleymaniye Camii'nin temeli 7 yıl bekletilmiştir sağlam otursun diye. Önemli olan doğruyu yapmak" diye konuştu.

"O kadar bekletmeyeceksiniz" sözleri üzerine, Davutoğlu, "Hayır bu söz konusu değil. Bir şaheseri, bir mimariyi inşa etmiyoruz. Bir hükümet kuracağız" ifadesini kullandı.

Davutoğlu, şöyle konuştu:

"Burada yöntemde anlaştık. Ekiplerimiz çalışacak, bayram sonrasında biraraya gelip detaya inecekler. Biz bu detayda da konuları ikiye ayırdık. İlk etapta konuşulması gerekenler, ikinci etapta konuşulması gerekenler... İki lider, ayrı ayrı veya birlikte oturacağız, dinleyeceğiz. 'Siz ne yaptınız?' diye. Orada yavaş yavaş sondajlar bir ürün var mı bir şey çıkacak mı bu madendene dönüşecek. Bu açıdan CHP ile daha ileri bir aşamadayız. Çünkü CHP böyle bir yöntemi uygun gördü ve 'başlayabiliriz' dedi."

Bunun MHP'ye uzak oldukları anlamına gelmeyeceğini, HDP'ye de koptukları anlamına gelmeyeceğini ifade eden Davutoğlu, "Ama süreçte anlaştığımız için yöntemde, süreci yönetmek daha kolay artık. Şimdi ne yapacağını herkes biliyor" diye konuştu.

"Bahçeli, 7 Haziran akşamı ne söylediyse aynı pozisyonu söyledi"

Başbakan Davutoğlu, MHP ile gelinen noktaya ilişkin şu değerlendirmede bulundu:

"(MHP kapıyı kapattı) gibi başlıklar gördüm. Bu benim algım bakımından çok doğru değil, açık söyleyeyim. Sayın Bahçeli, 7 Haziran akşamı ne söylediyse aynı pozisyonu söyledi. Ben onu değerlendirecek durumda değilim. O kendi kanaati saygı da duyarım. Yeni bir şey, bize kapıyı kapatan bir şey söylemedi. Aksine 'ben kendime muhalefet rolü halkın verdiğini düşünüyorum ve muhalefette kalmayı tercih ediyorum, hükümet olmak istemiyorum şu aşamada' dedi. Bizim için onu yargılamak doğru bir husus değil. O, onun tercihi. Peki şunu dedi mi? 'Artık dolayısıyla konuşacak bir şey kalmadı.' Demedi. Arkadaşlarımız temas etsinler mi? 'İyi olur, temas etmekte fayda var' dedi. Tekrar biraraya gelmemizde bir fayda görür müsün, beraber bunları değerlendirmemiz lazım, ülkenin bir çok meselesi var. 'Memnuniyetle' dedi. Seçim sonrasında da tekrar Sayın Bahçeli'yle de biraraya ihtiyaç olması halinde geleceğiz.

Dolayısıyla burada da bir kapı kapatma tavrı yok. Onun için de ben açık şekilde her iki lidere de bu anlamda teşekkür ediyorum. Çünkü kendi pozisyonlarıyla benim getirdiğim yöntem arasında bir ilişki kurdular. Sayın Kılıçdaroğlu, 'Hemen bu yöntemi birlikte yapabiliriz' dedi ve görevlendirmeler yaptık. Sayın Bahçeli de ona kapıyı kapatmadan kendi pozisyonunu ifade etti 'ama' dedi; 'Çözüm, yani ülkeyi de hükümetsiz bırakmayız', bunu zikretmiş."

"MHP, kendi pozisyonunu söyledi. 'Ben muhalefette kalacağım' dedi"

Gazetecinin HDP'yi kastederek, "Buzlar eridi galiba" denilmesi üzerine Davutoğlu, "Hayır buzların erimesi değil" diyerek, şöyle devam etti:

"Bizde buz zaten yoktu ama HDP'ye hani ben hükümet ortaklığı bağlamında, MHP ve CHP'ye öncelik veriyorum. Bunun sebepleri var. Bir sebebi, Sayın Demirtaş daha hemen ertesi günü çıktı, AK Parti demedi ama bizim terminolojiyi kullanıyorum. 'AK Parti'yle herhangi içeriden veya dışarıdan herhangi bir işbirliği içinde olmayacağız' dedi. Şu varsayımla bunu yaptı: Kendisine gelen oyların önemli bir kısmının AK Parti karşıtlığına dayandığı varsayımıyla bunu söyleme ihtiyacı hissetti kendince belki. Ama bu pozisyon, birisi bize bunu dediğinde illa ve mutlaka bir şey yapacağız diye bir arayış içinde olmayız. Ha şu denilse, 'MHP de böyle dedi'. Hayır, MHP böyle demedi, biz böyle okumadık. MHP, kendi pozisyonunu söyledi. 'Ben muhalefette kalacağım' dedi. 'Şu partiyle görüşmem, şu partiyle işbirliği yapmam' demedi. Ayırmadı AK Parti'yi, karşı bir tarafa koymadı."

CHP ve HDP'nin en önemli hatası başta, AK Parti karşıtlığı gibi bir vehim üzerinden, büyük bir blok oluşturup Meclis Başkanlığını seçmek gibi. MHP ise beğenirsiniz beğenmezsiniz kendi tutumunu çizgisini sürdürdü."

"Şimdi ben bu açıklamayı unutmam"

Başbakan Davutoğlu, bir sivil toplum istişaresinde bir bilim adamının, "İleriye dönük vehmedilen bir şey için elde mevcut olan terkedilmez" şeklindeki sözlerin çok hoşuna gittiğini dile getirdi. Bunun üzerine, gazetecinin "Eldeki bir kuş, daldaki iki kuş" yorumu üzerine Davutoğlu, "Onun gibi, ama bu usulü bir kuraldır. Biz şuna baktık, elimizde ne var 258. Karşı taraf ise kendi elindekine bakmadı, başkasının elindekini de kendi cebine saydı. Yani CHP, 'benim şu kadar milletvekilim var' demedi. 'MHP'nin de HDP'nin de 80 milletvekili var, hep beraber 292 yapıyoruz' dedi. Peki sen bunu HDP'ye sordun mu, MHP'ye sordun mu? Yok" diye konuştu.

Bu değerlendirme hatasının HDP'de yapıldığını ifade eden Davutoğlu, "Sayın Cumhurbaşkanımıza olan karşıtlığın, AK Parti'ye olan karşıtlığın, ki bütününü ona odakladıkları için Türkiye'de prim yaptığını kendilerince düşündüğü için 8 Haziran'da bunu ilk deklare etti" dedi.

"Şimdi ben bu açıklamayı unutmam" ifadesini kullanan Davutoğlu, "Gitmeden önce tekrar o arkadaşların getirdiği dosyayı okuduğumda, hatta bu yüzden de Kandil'den hafif bir ayar mı diyeyim? Tabiri şey görmek istemiyorum ama 'böyle söylemek doğru değil' gibi açıklamalar da geldi" değerlendirmesinde bulundu.

MKYK'da hükümet ortaklığı görüşmeleri için resmi olarak, yazılı olarak da yetkilendirildiğini dile getiren Davutoğlu, herkesin tek tek söz alıp ya da genel ifadelerle "Sayın Genel Başkanım, Başbakanım, 'Ne karar verirsen biz arkanızdayız' denildiğini aktardı. Davutoğlu, ancak bunun tek başına karar vermesini gerektirmediğini vurguladı.

Davutoğlu, "Ben bir partiyle yapacağım koalisyonun benim tabanımdaki karşılığını da görmek isterim. O anlamda HDP'ye dönük olarak tabandan gelen istişarelerde bir şey olmadı. Olmadı yani ben bunu dürüstçe ortaya koymak durumundayım. Buna rağmen biz HDP'ye dönük olarak 40 küsur gün oldu, hiçbir partiye dönük olumsuz bir açıklama yapmadık, onların bütün olumsuz açıklamalarına rağmen. Bize her tür şeyi söylemelerine rağmen, ilgisiz konularla gündeme getirmelerine rağmen biz yapmadık, yapmayacağız da. Çünkü nihayet önemli olan pozitifi gündeme getirdik" açıklamasını yaptı.

"Şiddetle terörle aralarına net bir tavır koyma ihtiyacı var"

Hala bir MHP olasılığının olup olmayacağı sorulan Davutoğlu, şunları kaydetti:

"Oraya gelebiliriz. Yani MHP olasılığı tabii onların tayin edeceği ama HDP ile ilgili bugün gördüğüm orada gördüğüm iyi, daha doğrusu değişen tutumda ise…" diye konuştu.

Bu sözlerinin ardından, Demirtaş'ın açıklamalarının anımsatılması üzerine Davutoğlu, sahura kadar çalıştığını, akşam televizyon programlarını takip edemediğini, tekrarı olduğu için sahur esnasında ve sonrasında kanalı izlediğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Oturdum izledim, görüşeceğimiz için. Burada ilk açıklamadan farklı bir tutum... Açıkçası 'bunu netliğine kavuşturmak da gerekir' diye kendilerine de söyledim. Bir tutum görülüyor yani 'AK Parti'yle bir diyaloğun ötesinde bir şey yapabilir miyiz' diye bir arayış, daha doğrusu tabloyu yeni yeni 258'in ne anlama geldiğini, yüzde 41'in ne anlama geldiğini matematiğini ve psikolojisini yeni farkediyor bazı arkadaşlar.

Ama hala HDP ile bugün de konuştuk, ben de açıklamamda da söyledim. Şiddetle terörle aralarına net bir tavır koyma ihtiyacı var. Dün Sayın Demirtaş'ın zikretmiş olduğu 'keşke ben söylediğimde yapsa.' Böyle olmaz. Sen söylediğinde yapıp yapmamaları değil, net olarak, 'biz parti olarak Türkiye'de halktan meşruiyetini almış hükümetin emrinde olan silahlı güç, meşru güç hariç, hiçbir silahlı gücün bulunması kabul edilemez ve bu konuda da tavrımız açıktır' demeleri ve bunun gereğini yapmaları sadece demeleri değil. Ama bir şey görüyorum orada da en azından diyalog..."

"MHP ile de temas kopmayacak"

Ufukta ne olacağının sorulması üzerine Davutoğlu, Ramazan Bayramı'nda bayramlaşmada mutat temasların yapılacağını ancak görüşme tarzı bir şeyin olmayacağını bildirdi.

Seçimden sonra ramazana hemen girmenin iyi olduğunu ve böylece seçimden sonra bir iç muhasebe imkanının bulunduğunu dile getiren Davutoğlu, şimdi de ilk turdan sonra bir ara verip herkesin bunu hazmetmesinde fayda olacağını söyledi. Bayramdan sonra Ömer Çelik'in ve Haluk Koç'un temas yapacaklarını, istikşafi görüşmelere başlayacaklarını belirten Davutoğlu, bunun ne kadar sürecinin tespitinin zor olduğunu, ondan sonra kendilerine aktaracağını ve o süreci sürekli takip edeceklerini anlattı.

"Önceliği CHP'ye vermiş durumdasınız" ifadeleri üzerine Davutoğlu, "Süreç onu gerektiriyor. Yani CHP'nin aldığımız cevap. Bizim tercihimiz değil bu, CHP'nin verdiği tepkinin doğurduğu doğal sonuç. MHP, aynı tutumu sergileseydi onunla yapardık ama MHP ile de temas kopmayacak. Faruk Çelik, zaten biz gitmeden bu görevlendirmeleri kendi içimizde yapmıştık. Ama onu da ben sordum muhataplarıma yani Faruk ve Ömer beyi düşünüyorum, sizden kim olacak deselerdi ki yani başka arkadaşlar yapsın. Onu da, nihayet bütün arkadaşlarımıza saygımız sonsuz. O temaslar da sürecek" diye konuştu.

AA