Advertisement

İran'la sağlanan nükleer anlaşmanın ardından ülkenin petrol üretiminin toparlanma süreceğine gireceğine herkes kesin olarak bakıyor. Ancak toparlanma beklenenden hızlı gerçekleşebilir. Benzer örnekler bir ülkenin petrol üretimin önündeki engelin kalkmasıyla çok hızlı bir şekilde eski seviyelerine döndüğünü gösteriyor.

İran'ın petrol üretimi 2011'de başlayan yaptırımlarla günlük 3.8 milyon varilden bugün 2.8 milyon varile geriledi. Analistler benzer üretim seviyelerinin 1 yıldan önce yakalanamayacağını savunuyor.

Venezuela ve Libya örneklerini inceleyen Bloomberg ise sürenin daha kısa olabileceğini savunuyor. 2002 yılında kamu şirketi Petroleos'ta başlayan grevin ardından üretimi durma noktasına gelen Venezuela'da varılan anlaşmanın ardından üretimin kriz öncesi seviyeye yükselmesi sadece 4 ayı buldu. Üstelik bu hızlı toparlanma grev sırasında üretim makinelerinin büyük oranda zarar görmesi ve binlerce işçinin işten çıkarılmasına rağmen gerçekleşti. Uluslararası Enerji Ajansı üretim artışını "beklenenden hızlı" olarak tanımlamıştı.

Libya'da 2011'de Kaddafi'nin devrilmesiyle sonuçlanan isyan'da da petrol üretimi büyük oranda gerilemişti. Savaşta zarar gören üretim tesisleri de düşünüldüğünde ülkenin kriz öncesi petrol üretimi seviyelerine uzun süre erişemeyeceği düşünülüyordu. Ancak ülkenin petrol üretimi yalnızca 6 ayda kriz öncesi seviyeye yükseldi.

Küresel piyasalarda Çin talebinin azalması ve ABD'li kaya gazı üreticilerinin artan üretimi ile petrol bolluğu yaşanırken, İran'ın piyasalara ne kadar hızlı bir şekilde döneceği petrol fiyatı üzerinde belirleyici olacak.