Advertisement

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Financial Times'a yaptığı değerlendirmede, yeni hükümetin önümüzdeki dört yıl boyunca, koalisyon ortaklarının engellemeleri ile karşılaşmaksızın, ekonomiyi canlandırmak ve yapısal sorunları gidermek amacıyla geniş bir reform paketini uygulayacağını söyledi.

Şimşek, reformların, devletin gelirlerini artırmak için vergi toplamanın daha da iyileştirilmesinden başlayarak, ekonominin tüm kısımları üzerinde odaklanacağını ve etkilerinin ilk 18 ayda görüleceğini söyledi. Diğer reformlar ise, rekabetçilik, kişisel tasarruflar, istihdam ve formal emeklilik planlarına sahip daha fazla vatandaş tabanı yaratmayı içerecek.

Şimşek ayrıca, Türkiye içinde sermaye piyasalarının derinleştirilmesi için reformları ve Türk şirketlerini lokal olarak borçlanmaya yöneltecek ve  büyümeyi fonlamak için kredi almak yerine hisse senedi satışını destekleyecek vergi kanunlarındaki değişiklikleri de tanımladı. Dışarıdan borçlanan Türk şirketlerinin borç geri ödemede maliyetleri, Türk Lirası'nın siyasi belirsizlikten dolayı, son iki yılda tüm küresel paralara karşı değer kaybetmesinden dolayı arttı.

Şimşek, "Şimdi yapabileceğimiz daha geniş bir değişiklikler setine bakıyoruz, zira politik belirsizlik artık yok" dedi.

Seçimden zaferle çıkan AK parti henüz yeni kabinesini açıklamadı. Siyasete atılmadan önce Merrill Lynch'te görev yapan Şimşek, Maliye Bakanı olarak yeni kabinede yer alıp almayacağını bilmediğini söyledi.

Türkiye ekonomisi, diğer gelişen ekonomier ile birlikte, ilk başlarda, 2009'da başlayan küresel resesyonla başa çıkabildi. Ancak daha sonra, son brikaç yıldır yavaşladı. Şimşek, bu yavaşlamanın önemli bölümünün büyük ticaret ortakları Avrupa ve Rusya'ya ihracatın düşmesinden kaynaklandığını belirtti.

Şimşek, Çin ve Hindistan dışında, Türkiye'nin halen diğer gelişen piyasalardan daha iyi performans gösterdiğini ve borçların gayrı safi yurt içi hasılaya oranının düşükkalmasının hükümete refrormları gerçekleştirebilmesi için imkan tanıdığını sözlerine ekledi.

Türkiye, ABD'nin gelecekte para politikasını sıkılaştırmasının gelişen piyasalar üzerindeki etkisine yönelik belirsizlik ve GSYİH'nın yaklaşık yüzde 30'una tekabül eden dış finansman ihtiyacı ve küresel ldolar likiditesine bağımlılıkla birlikte, önemli ekonomik zorluklarla karşı karşıya. Enflasyon hükümetin hedeflerinin üzerinde seyrederken, cari işlemler açığının yüksek seyretmesi, ülkeyi Morgan Stanley'in Kırılgan Beşli adını verdiği listeye sokuyor. Bakan Şimşek, reformların, petroldeki dalgalanmalara dayanan fiyat hareketleriyerine, iç talep ve ihracatın artan yüksek değeri üzerinde odaklanarak cari işlemler açığını kontrol altına alma üzerinde odaklanacağını söyledi.

Asgari ücretin artırılması ve tarım kesimine ödemeleri de içeren seçim vaatlerine ilişkin endişeler konusunda ise, Şimşek, bunların biraz abartıldığını, zira GSYİH'nın yalnızca yüzde 2'sine yakın bir meblağ olduğunu ve diğer alanlarda kontrollü harcamalarla birlikte 2016 bütçesi için hesaba katıldığını sözlerine ekledi. Şimşek, vaatlerin toplam tutarının yaklaşık 24 milyar lira (8.4 milyar dolar) olduğunu belirtti.  

Başkanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından faizleri yüksek tutarak enflasyonun yükselmesine neden olmakla suçlanan Merkez Bankası'nın bağımsızlığına ilişkin endişeler konusunda ise Şimşek, merkez bankalarına siyasi kesimden gelen eleştirilerin yalnızca Türkiye'ye özgü bir durum olmadığını söyledi.

Şimşek, son iki yıldır siyasi liderlerin karşı çıkmasına karşın yapılan faiz artırımlarını işaret ederek, "Merkez Bankası halen bağımsız karar alıyor," dedi ve "Nihayetinde, merkez bankasının performansını hedeflerine ne kadar ulaşabildiğine bakarak değerlendirmelisiniz" şeklinde konuştu.


BU HABERE YORUM YAZ
 
04 Kasım 2015 Çarşamba, 23:57 Misafir Demokratik reformlar olmaksızın yapılan mali ve ekonomik reformlar hiçbir işe yaramaz. Sosyal olmayan politikalar ile hiç bir uzun vadeli ve stabil mali başarı büyüme ile birarada saglanamaz