Advertisement

Çin'in geriye çektiği minimum büyüme oranı da halen yüksek kalmış olabilir. Bloomberg'in anketine katılan ekonomistlerin önemli bir azınlığı da bu şekilde düşünüyor.

Geçen yılın sonlarından buyana yapıla altı faiz indirimi ile somutlaşan parasal gevşeme, 2015 yılı için belirlenen yüzde 7 büyüme hedefine ulaşamama riski taşıyan ekonomiyi canlandırmaya yetmedi. Bu yavaşlamanın kendisi, vergi gelirleri ve uzun süredir harcamalara bel bağlayan yerel yönetimlerin arazi satışlarından gelen gelir üzerinde oluşturduğu baskı dolayısıyla, mali teşvikleri daha zorlaştırıyor.

Bu durum dikkate alındığında, Devlet Başkanı Xi Jinping'in önümüzdeki beş yıl boyunca gayrı safi yurtiçi hasılada (GSYİH) öngördüğü en az ortalama yıllık yüzde 6.5 büyüme de kuşku ile karşılanıyor. Bloomberg News'un anketine katılan ekonomistlerin üçte birden fazlası gelecek yıl için Xi'nin hedefine ulaşılamayacağını öngörüyor. Ankete katılan ekonomistlerin tahminlerinin medyanına göre Çin ekonomisinin 2017'de yüzde 6.3 büyümesi öngörülüyor.

Tüketici harcamaları ve hizmet sektöründeki güçlenmenin henüz dengeyi sağlamaya yetmemesi ile birlikte, merkezi hükümet üzerinde, ülke borcunun daha da artması pahasına daha fazla mali açık için baskı artıyor. Şimdilik, yetkililer, geçmişteki projelerin finansman maliyetlerinin karşılanması için bölgesel yönetimlere kolaylık sağlamak amacıyla yerel yönetim tahvil takasını genişletme üzerinde odaklanıyor.

"Factions and Finance in China: Elite Conflict and Inflation" adlı kitabın yazarı Victor Shih, "Mali gelir büyümesi oldukça durgun, zira hükümet bazı harcama inisiyatiflerini uygulamaya devam ediyor," dedi ve "Bu yılki açıklar muhtemelen beklenenden daha fazl aolacak ve açıklarda süregelen büyüme yatırımcı güvenini daha da eritecek" şeklinde görüş bildirdi.