Advertisement

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, kart aidatları ve dosya masrafı konusunda tüketicileri rahatlatacak yeni bir düzenleme için ocak ayında Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve Türkiye Bankalar Birliğiyle görüşeceklerini belirterek, "Tüketici hakem heyetlerinin üzerindeki yükü almanın bir yolu da bu kart aidatlarının bir kurala bağlanması" dedi.

Tüfenkci, Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) üyeleriyle EMD Genel Merkezinde bir araya geldi.

64. Hükümetin reform hükümeti olduğunu belirten Tüfenkci, bu kapsamda gümrük işlemlerinin elektronik ortama taşınmasını sağlayacaklarını, sınır kapılarına giren tırların nerede olduğunun elektronik ortamda görülebileceğini, ayrıca ithalatçı ve ihracatçının gümrüklerdeki mallarının durumunu sanal olarak izleyebileceğini anlattı.

Türkiye'de daha çok yarı mamul mal ithalatı yapıldığını, bunların işlenip ihraç edildiğini ifade eden Tüfenkci, ithalat sürelerinde gümrük beklemelerini azaltmak istediklerini ancak gümrüklerin "yol geçen hanına dönüşmesini" istemediklerini vurguladı. Gümrükleri dünyanın en iyileri arasına yerleştirmek istediklerini anlatan Tüfenkci, şu bilgileri verdi:

"2002'de ihracat beyannamelerinin yüzde 35'inin işlemleri ilk 30 dakikada, yüzde 70'inin ise ilk 4 saatte gerçekleşti. 2015 yılı 11 ayında ise ilk yarım saatte yüzde 81, ilk 4 saatte ise yüzde 95 gerçekleşme oranı yakalandı. İthalatta 2002'de işlem gören beyannamelerin yüzde 48'inin işlemlerini ilk 8 saatte, yüzde 75'inin işlemleri ise ilk 24 saat içerisinde tamamlanırken, 2015'in 11 ayında yüzde 56'sının işlemleri ilk 8 saatte, yüzde 71'inin işlemleri ise ilk 24 saat içerisinde bitti. 2008 yılıyla 2015 yılının 11 ayına ilişkin veriler kıyaslandığında ortalama ithalat işlemi süresinin yüzde 8,5 azaldığı görünüyor. Hedefimiz inşallah bunu yüzde 10 daha azaltmak."

2002'de 10 saatin üzerinde olan gümrüklerdeki ihracat işlem süresinin bu yılın 11 ayında 2 saat 55 dakikaya indiğini belirten Tüfenkci, hızlanma trendinin yeterli olmadığını, 2023 yılı için konulan 500 milyar dolarlık ihracat hedefi için devlet mekanizmalarının bu zinciri yavaşlatan değil, hızlandıran bir konuma geçmesi gerektiğini vurguladı.

"Kaçakçılıkla mücadeleyi önemsiyoruz"

Bakan Tüfenkci, ihracatı ve ithalatı kolaylaştırırken Türkiye'yi yol geçen hanına çevirmeyeceklerini belirterek, kaçakçılıkla mücadelenin devam edeceğini söyledi. Tüfenkci, "2014 yılında toplam kaçakçılık yakalama 1 milyar 585 milyon lira değerinde. 2015 yılı ilk 11 ayında bu miktar 2 milyar 359 milyon liraya ulaştı. Bu da gösteriyor ki bizim aynı kararlılıkla kaçakları yakalama konusunda gayret göstermemiz lazım. Ülkemizdeki yasal ticaretin önünü açmak bakımından kaçakçılıkla mücadeleyi çok önemsiyoruz. Ticareti kolaylaştırırken, güvenli hale getirmek istiyoruz. Üreticilerimizi, tüketicilerimizi koruyalım. Daha güvenli ticaretin sağlayıcıları olmak istiyoruz" diye konuştu.

Bu yıl gümrüklerde 585 milyon liralık makine aksamı ve yedek parça, 777 milyon liralık akaryakıt, 158 milyon liralık tekstil, 172 milyon liralık uyuşturucu, 98 milyon liralık sigara, tütün mamulleri ve içki, 569 milyon liralık da diğer çeşitli eşya gruplarında yakalama olduğunu anlatan Tüfenkci, bir soru üzerine makine ve ekipmanlarının özellikle Suriyeli üreticilerin atölyelerini buraya taşımak istemesinden kaynaklandığını bildirdi.

Tüfenkci, şunları kaydetti:

"Bu durum, Suriye'deki vatandaşlarımızın oradaki atölyelerini buraya taşımasından kaynaklanıyor. Kapıkule ve Suriye'de yakalanıyor. Kapıkule'de nitelikli makineler. Gümrük beyannamesini vermeden parça parça taşınmaya çalışılıyor. Suriye'deki iç savaştan dolayı sadece işçiler değil, iş adamları da geldi. Yasal olarak fabrikalarını Türkiye'ye taşıyan iş adamları grubu da var. Daha küçük olanlar, mesela torna makinesi var, bunu parçalamaya çalışarak getirmeye çalışıyor. Büyük fabrikaları olan ithalat rejimi içerisinde, izin alarak getiriyor."

Yakalanan ürünlerin tasfiyelik eşya olarak satışa sunulduğunu ve bunları herkesin satın alabildiğini belirten Tüfenkci, bu miktarda makine kaçakçılığının Türkiye'nin makine ithalatına önemli düzeyde bir etkisinin bulunmadığını dile getirdi.

 "Tüketici hakem heyetleri çalışamaz hale geldi"

Bakan Tüfenkci, artan internet ve mobil teknoloji kullanımının e-ticareti olumlu yönde etkilediğini kaydederek, internet üzerinden gerçekleştirilen kartlı ödemelerin 2014 yılı sonu itibarıyla 41,8 milyar liraya ulaştığını, e-ticaretin 2018 yılında 170 milyar lira, 2023 yılında ise 350 milyar liralık bir büyüklüğe ulaşmasının beklendiğini bildirdi.

e-ticarete ilişkin Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun'un yürürlüğe girdiğini anımsatan Tüfenkci, buna ilişkin ikincil düzenlemelerin gelecek yıl içerisinde sonlandırılacağını, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile bazı konularda işbirliği içerisinde çalıştıklarını söyledi.

Tüfenkci, Bakanlığına bağlı tüketici hakem heyetlerinin iş yükünün çok ciddi şekilde arttığını vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bununla ilgili tüketici hakem heyetleri neredeyse çalışamaz hale geldi. Özellikle bankaların kart aidatlarıyla ilgili. Daha önce Bakanlığımız BDDK ile varılan anlaşma neticesinde iki kart çıkarılacaktı. Birisi aidatsız kart, ödeme aracı olarak düşünülmüştü. Daha sonra bunun yaygınlaşmadığını, tüketici şikayetlerinin devam ettiğini gördük. Bankalar Birliğinin de bizimle bir görüşme talebi var. Bakanlık olarak görüşüp tüketicilerimizi bu noktada rahatlatacak yeni bir düzenleme yapılmasını istiyoruz. Tüketici hakem heyetlerinin üzerindeki yükü almanın bir yolu da bu kart aidatlarının bir kurala bağlanması."

"Tüketici hakem heyetleri kararları UYAP ile uyumlu olacak"

Tüketici hakem heyetlerinin kararlarının online sisteme geçmesi ve UYAP ile uygun hale getirilmesini sağlayacaklarını ifade eden Tüfenkci, "Yargıtay kart aidatı konusunda tüketici lehine karar verdi. Bankalar her tüketiciye uygulamadığı için tüketiciler tek tek bireysel olarak hakem heyetlerine başvurma zorunluluğunda hissediyorlar. Genel olarak BDDK ve Bankalar Birliği ile konuşarak belli noktaya gelmek ve tüketicinin bireysel başvuru yapmadan, kartları çeşitlendirerek tüketiciye bilgi verilmesini istiyoruz" değerlendirmelerinde bulundu.

Bu düzenlemenin yürürlükte olduğunu ve kartların aidatlı ve aidatsız olarak sınıflandırıldığını anımsatan Tüfenkci, vatandaşın bu konuda bilgi sahibi olmadığını, bir bilgilendirme ve düzenleme yapılması gerektiğini söyledi.

Bakan Tüfenkci, banka kart aidatlarına ilişkin düzenleme için gerekirse kanun değişikliğine gideceklerini bildirerek, "2014 yılında 5 milyon 445 bin 308 kişi tüketici hakem heyetlerine başvurdu. 2015'te bu biraz azalıyor çünkü bankaların bir kısmı tüketiciyle anlaşıyor veya aidatları azaltıyor. 2015 yılında başvuruların yüzde 90'ı bankacılığa ilişkin dosya masrafı ve kart ücretine ilişkin. Bunun yüzde 95'i tüketici lehine sonuçlandı" diye konuştu.

Bakan Tüfenkci, BDDK ve Türkiye Bankalar Birliği ile ocakta görüşme yapacaklarını da belirtti.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Rusya'nın Türkiye'ye yönelik ambargo kararına ilişkin, "Diğer üreticilerimiz de Antalya'daki üreticilerimiz de çok büyük bir sıkıntı yaşamadılar. 1 Ocak'tan sonra da yaşamazlar ve ben hep şuna inanıyorum, eğer bir yerde para varsa onu kazanmak için birçok alternatif üretilebilir" dedi.

Tüfenkci, Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) üyeleriyle EMD Genel Merkezinde bir araya gelerek soruları yanıtladı.

Rusya ile gerilime ilişkin soruyu yanıtlarken Tüfenkci, Türkiye'nin karşılıklı diyalog kapılarının açık kalmasını istediğini söyledi. Ambargonun sürdürülebilirliği olmadığını belirten Tüfenkci, Rusya'nın bu tavrıyla kendi halkını cezalandırdığına dikkati çekti. Tüfenkci, "İlerleyen günlerde bu noktada zayıflama görülecek. Elimizdeki bunu destekleyen veriler var. Krizin çıktığı günden bugüne kadar, son günlerde Rusya'ya ihracatımızdaki rakamlar, oranlar yükselmiş, geri dönen mal sayısı azaldı. Nisan-mayıs gibi daha yumuşar diye düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.

Dışişleri Bakanlığının uygun gördüğü bakanlıkların Rusya ile görüşme sürecine dahil olduğunu anlatan Tüfenkci, bakanlık olarak her tür girişime açık olduklarını dile getirdi. Tüfenkci, Rusya ile dış ticarete ilişkin bir soru üzerine de şunları kaydetti:

"Bizim Rusya'ya kriz olmasa dahi 2014 yılı ihracat rakamlarımızla 2015'in kriz çıktığı tarihe kadar ihracat oranımız yüzde 40 zaten düşmüş. Dünyadaki, Rusya'daki emtia fiyatlarının düşmesinden dolayı zaten düşmüş. Yani yüzde 40 geçen yıla göre bir azalma var. Orada devalüasyonlar oldu, alımları mecbur kıstılar. Döviz sıkıntılarından dolayı ama benim söylediğim kriz çıktıktan sonra ilk 15 günde bizim ihracat rakamlarımız düşük geliyor, ondan sonra belli bir aşama kaydettikten sonra ihracat rakamlarımız yükseliyor."

Rusya ile gerilimin ilk günlerinden bugüne kadar ihracatta yaklaşık yüzde 15 artış olduğunu ifade eden Tüfenkci, benzer şekilde gerilimin ilk günlerinde Rusya'dan geri gönderilen veya ihracat beyannamesi verdiği halde beyannamesini iptal edilenlerin sayısının çok olduğunu, bugün bu oranların günde 2-3'e düştüğünü bildirdi. Tüfenkci, "Bu şundan kaynaklanabilir; bu krizi bilerek insanlar ihracat bağlantıları yapmıyorlar. İnsanlar gönderdiklerinde 'malımız geri gelir' diye hiç beyanname vermiyorlar veya daha önceden iptaller olduğu için iç gümrükte malını göndermiyorlar. Bunların ikisi de normal" diye konuştu.

Tüfenkci, "1 Ocak'tan itibaren resmi olarak ambargolar yürürlüğe girdiği zaman ne bekliyorsunuz?" şeklindeki soruyu ise şöyle yanıtladı:

"Resmi olarak girdiği zaman bizi etkileyecek. Zaten sebze meyvede biz yeni pazarları, sebze meyve piyasasını rahatlatacak tedbirleri aldık. Özellikle başka piyasalar, Rus piyasasının yerini doldurmaya başladı. Bunlardan en fazla etkilenen narenciye grubu ürünler. Bununla ilgili Odalar Birliği Konsey toplantısında Adana Başkanımız hükümetimizin uyguladığı tedbirlerden dolayı bir mağduriyet yaşamadıklarını söyledi ve teşekkür ettiler. Diğer üreticilerimiz de Antalya'daki üreticilerimiz de çok büyük bir sıkıntı yaşamadılar. 1 Ocak'tan sonra da yaşamazlar ve ben hep şuna inanıyorum, eğer bir yerde para varsa onu kazanmak için birçok alternatif üretilebilir. Netice itibarıyla su akar yatağını bulur. Biz direkt Rusya'ya ihracat yapamıyorsak Bulgarlar, Romanlar, Macarlar gelip malımızı alıyorlar, kendileri sınırlarından ihraç ediyorlar veya (bizim mallarımızı kendileri tüketip) kendi mallarını ihraç ediyorlar."

Tüfenkci, Türkiye'nin kaliteli ve ucuz mal ihraç ettiğini belirterek, Rusya'nın farklı ülkelere yönelmesi halinde ihracat maliyetlerinin artacağına işaret etti. Bakan Tüfenkci, "Bu noktada uzun süre bu boykot veya ambargo devam etmez diye düşünüyorum. Çünkü Rusya'da ağır maliyetler olur. Ayrıca Rusya'ya karşı ihracatımız daha az, ithalatımız daha fazla. Biz 5,3 milyar ihracat yapmışız, 25,8 milyar ithalat yapmışız. Sadece buğday ithalatımız 1 milyar doların üzerinde. Buğdayı başka pazarlardan da alabiliriz. Dolayısıyla bizler de karşılık verdiğimizde zarar iki ülke için olur. Biz çözmek istiyoruz, halkların zarar görmesini istemiyoruz" açıklamasında bulundu.