Advertisement

Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, Merkez Bankasının faiz kararına ilişkin, "Bu karar hesaplar üzerine yapılmış bir karardır diye düşünüyorum. Merkez Bankası kendi bakış açısı, kendi tekniği içerisinden böyle bir karar almıştır" dedi.

Elitaş, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinde (TOBB) düzenlenen "D-8 Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu İstişare Toplantısı"nın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Amerikan Merkez Bankasının (Fed) faiz artırımından sonra Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) faiz kararını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine Elitaş, Fed'in faiz artıracağı konusunun tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de 3 aylık dönemler halinde değerlendirilmeye çalışıldığını, ondan önce piyasa oyuncularının da çeşitli enstrümanları ortaya koyduğunu söyledi.

Fed'in faiz artışının, piyasada durgunluğu, beklentilerin oynaklığını ortadan kaldırmış olması bakımından önemli olduğunu vurgulayan Elitaş, bunun Türkiye'deki Döviz piyasasına pek olumlu ya da olumsuz bir etki sağlamadığını ifade etti. Elitaş, şöyle devam etti:

"Belki olumlu bir etki sağladı çünkü beklentilerden ortaya çıkan dalga boyunun biraz daha azalması imkanı sağlamış oldu ki önemliydi. TCMB, bu konuda hem ABD, hem dünyadaki ekonomik gelişmeler doğrultusunda, hem de Türkiye'nin 2016 ekonomik gelişmeleri doğrultusunda bir karar aldı. Bu karar hesaplar üzerine yapılmış bir karardır diye düşünüyorum. Merkez Bankası kendi bakış açısı, kendi tekniği içerisinden böyle bir karar almıştır. Buna da hep beraber uygun davranmak gerektiğini düşünüyorum. İş adamları nezdinde baktığımızda iş adamlarının büyümesinin, Türkiye büyümesini etkileyen bir unsur olduğunu değerlendirdiğimizde, benim gönlüm ister ki faiz oranları minimum seviyede olsun. Bu gönül arzusu ile ekonominin gerçeklerini bir araya getirdiğimizde ekonominin gerçeklerinin daha önemli planda olduğunu düşünerek, Merkez Bankasının bu kararını hepimiz bu şekilde değerlendirmesi gerektiğini ifade ediyorum."

"ECOTA ile ilgili çalışmalar devam ediyor"

D-8 ile Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Ticaret Anlaşması (ECOTA) kapsamında yapılan çalışmaların hangi aşamada olduğunun sorulması üzerine Elitaş, ECOTA ile ilgili çalışmaların devam ettiğini belirtti.

Bu kapsamda devletler arası ilişkilerin de biraz daha hızlandırılması gerektiğini ifade eden Elitaş, "İnşallah o da bizim kendi aramızdaki ticareti geliştirme açısından önemli bir noktaya gelecek. İslam İşbirliği Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) çerçevesinde 12 ülke tavizli ticaret rakamlarını, mal unsurlarını ifade etmek istemişlerdi, henüz 3 ülke taviz listesini verdi, diğer ülkelerden de bu taviz listesini istemiştik. İyi niyet çerçevesinde yaptığımız görüşmede Mart 2016'da bu taviz listesini gerçekleştirip, Tercihli Ticaret Anlaşmasının hayata geçirilmesini arzu ediyorduk" dedi.

ECOTA kapsamında da aynı tavsiyeleri ifade ettiklerini anlatan Elitaş, "İnşallah bunu hızlandırırsak, 2016 yılından itibaren, 2008'deki global krizin etkilerini minimum seviyeye, tüm İslam ülkeleri ve D8 ülkeleri nezdinde azaltmış oluruz" şeklinde konuştu.

SGK'nın sigara satışlarından sağlık harcamaları için pay almasının gündemde olduğu belirtilerek, buna ilişkin bir düzenleme olup olmadığının sorulması üzerine Elitaş, böyle bir düzenlemeyle ilgili herhangi bir çalışmanın bulunmadığını söyledi.

Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, "D-8'in ticaret hacmi 1997-2014 sürecinde 7 kat arttı ama D-8'in dünya ile ticaret hacmi ise 3 kat artmış. Bu oranlara baktığımızda kendi aramızdaki ilişkilerin iyi olduğunu söyleyebiliriz" dedi.

Elitaş, TOBB İkiz Kuleler'deki D-8 Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu İstişare Toplantısı'nda, 1996'da İstanbul'da düzenlenen Kalkınma İçin İşbirliği Zirvesi'nde temelleri atılan D-8'in, 1997'de İstanbul deklarasyonu ile kurulduğunu anımsattı. Elitaş, 1997 şartları çerçevesinde G7'ye paralel kurulan, birbiriyle manevi ilişkileri yüksek seviyedeki ülkelerin bir araya gelerek oluşturdukları D-8'in, 2015 yılına bakıldığında kuruluş amacına yakın bir şekilde gerçekleşmelerin ve iyi gelişmenin olduğunu müşahede ettiklerini söyledi.

D-8 ülkelerinin, kurulduğu dönemde 15 milyar dolara yakın ticaret hacminin 2014 itibarıyla 122 milyar dolara ulaştığını anlatan Elitaş, 2018'deki 500 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine yaklaşıldığının söylenmesinin rasyonel olmadığını kaydetti. Bunun, global dünyada ortaya çıkan 2008 krizinin önce gelişmiş sonra gelişmekte olan ülkelere yansımasıyla dünya ticaret hacminde olumsuz gelişmenin sonucu olduğunu anlatan Elitaş, "Özellikle gelirlerinin büyük kısmı enerji ihracatı olan ülkelerin, son yıllardaki enerji fiyatlarındaki olağanüstü düşüşler, o ülkelerin ithalatlarını, başka ülkelerden yapacakları ithalatı ya da o ülkelere ihracat yapan ülkelerin ticaret hacminde olumsuz bir gelişmeyi beraberinde getirmiş. Ama bunların dışında biz kendi iç dinamiklerimize baktığımız dönemde bazı eksikliklerimizin olduğunu değerlendirmemiz gerekir" diye konuştu.

Elitaş, D-8'in ticaret hacminin 1997-2014 sürecinde 7 kat arttığını vurgulayarak, "Ama D-8'in dünya ile ticaret hacmi ise 3 kat artmış. Bu oranlara baktığımızda kendi aramızdaki ilişkilerin iyi olduğunu söyleyebiliriz. D-8'in dünya ticaret hacmi içinden aldığı pay 1,7 trilyon dolar. Hemen hemen dünya ticaret hacminin yüzde 9'luk kısmını D-8 ülkeler gerçekleştirirken, D8 üyelerinin birbirlerinden aldığı pay ancak yüzde 7 civarında" değerlendirmesinde bulundu.

İSEDAK üyesi olan 57 ülkenin dünya nüfusu içindeki oranının yüzde 22 olduğunu bildiren Elitaş, bu ülkelerin kendi içlerindeki ticaret hacimlerinin dünya nüfusu içindeki oranlarına paralel bir noktaya getirmek için gayret gösterilmesi gerektiğine dikkati çekti.

Elitaş, şunları kaydetti:

"Biz devlet temsilcileri olarak bürokrasinin bir uzantısı, devamı gibi baktığımızda sadece öndeki engelleri kaldırmak için üzerimize düşen gayreti gösterebiliriz. Ama esas bu ticaret hacmini beklediğimiz noktaya götürebilmek, değerli iş adamlarının öncülüğünde olması gerekir. Bizim devletler olarak yapmamız gereken ticaret hacmini genişletmek için iş adamlarının önündeki engelleri kaldırmak için gayret gösterebilmemiz olmalıdır. Bunun için biz, Türkiye olarak üzerimize düşen görevi yapmada hazırız. Hem İslam İşbirliği Teşkilatına üye olan ülkelerin ticaret hacimlerini artırabilmek, kendi aralarındaki ticaretleri daha iyi noktaya getirebilmek için serbest ticaret anlaşmaları çalışmaları devam ediyor. D-8 ülkeleriyle ilgili yaptığımız serbest ticaret anlaşmalarından iyi bir seviyeye gelmesi için bizlerin gayret göstermesi gerekir."

Dünya ticaret hacminde 2008 küresel krizinin etkileriyle 10 ayda yüzde 11 civarında daralma gerçekleştiğini dile getiren Elitaş, bu oranın AB ülkelerinde yüzde 13,5 civarında olduğunu söyledi.

Türkiye'nin önemli partnerlerinden biri olan Rusya'nın ticaret hacminin daraldığına dikkati çeken Elitaş, "2016'da dünya ticaret hacmindeki daralmanın olumsuz etkilerini Türkiye'nin ve D-8 ülkelerinin, İslam İşbirliği Teşkilatı ülkelerinin birbiriyle olan ilişkilerini daha sıkı ve pekiştirici bir şekilde yapacakları gayrete iyi bir noktaya evrilmesine katkı sağlayacaktır" diye konuştu.

Bu sorunların çözümü konusunda atılması gereken adımlarla ilgili gayret gösterilmesi ve birlikte hareket edilmesi gerektiğini anlatan Elitaş, "Bu da 2016'nın iyi geçmesi anlamında ilk hareket, ilk adım, önemli bir temel olacağını düşünüyorum" ifadesini kullandı.