Advertisement

Şimşek, "Enflasyonu yakın dönemde yüzde 5-7 patikasına oturtmak istiyoruz "dedi.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Irak ve Rusya pazarlarında iş yapan ihracatçılara Eximbank'ın büyük kolaylık ve destek sağlayacağını belirterek, "Buralardaki durum ihracatçılarımızın basiretsizliğinden kaynaklanmıyor, tamamen jeopolitik risklerden kaynaklanıyor" dedi.

Şimşek, "2015'te Türk yatırımcılar yurtdışında 6,5 milyar dolaryatırım yaptı.  Esnek iş gücü piyasası olan ülkelerdeki, işsizlik ortalaması yüzde 5, reformu yapmalıyız" dedi.

Bakan Şimşek, "Bankacılık sektöründe de kredilerin büyümesi için reform gerekiyor. Gıdada fiyatlartı kontrol altına almak için reform çalışmalarımız var" şeklinde konuştu.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, "Irak ve Rusya gibi pazarlarda ihracatçımıza Eximbank ilave destek versin veya var olan destekleri 1 yıl öteleme gibi her türlü kolaylığı sağlayalım ve gereken desteği verelim" dedi.

Şimşek, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Genişletilmiş Başkanlar Kurulu toplantısında yaptığı konuşmada, küresel arka planın sıkıntılı olduğunu ve bunun için küresel büyümeye bakılmasının yeterli olacağını ifade etti.

Geçen sene yüzde 3 civarına düşen bir küresel büyümeden bahsedildiğini, bu yıl ise yüzde 3'ü bile tutturmanın zor gözüktüğünü belirten Şimşek, "Küresel ölçekte alınan bütün tedbirlere rağmen böyle bir resimle karşı karşıyayız. Parasal gelişme yetmedi, sıfır faiz yetmedi ve şimdi negatif faiz ortamı söz konusu. Şu anda 6 trilyon dolardan fazla tahvil stokunun faizi negatif. Küresel talebin zayıf seyrettiği böyle bir ortamdan bahsediyoruz. Dünyanın, bütün bu çabalara tepki vermekte zorlandığı bir konjonktürden bahsediyoruz" diye konuştu.

Şimşek, bu dönemi hem fırsata çevirmek, hem ihracatçılara, üreticilere, istihdama etkisini sınırlandırmak için çalıştıklarını vurguladı.

Özellikle Irak ve Rusya gibi sıkıntı yaşanan pazarlara ilişkin bilgi veren Şimşek, "Irak ve Rusya gibi pazarlarda ihracatçımıza Eximbank ilave destek versin veya var olan destekleri 1 yıl öteleme gibi her türlü kolaylığı sağlayalım ve gereken desteği verelim. Buradaki sıkıntıların bir kısmı ihracatçımızın, sanayicimizin, yatırımcımızın basiretsizliğinden kaynaklanmıyor, tamamen jeopoliitk bir takım gelişmelerin sonucundan kaynaklı. Hükümet olarak yanınızdayız ve o anlamda güçlü destek vermeye devam edeceğiz" değerlendirmesini yaptı.

İhracatçıların zor durumlarda pazar çeşitlendirmesi yaparak sıkıntıların üstesinden geldiğini anlatan Şimşek, manşet rakamların her zaman doğruyu yansıtmayabileceğini, aslında Türkiye'nin küresel ticaretten aldığı payını artırdığını söyledi.

Başbakan Yardımcısı Şimşek, zor konjonktürde Türkiye'nin şanslı olduğunu çünkü güçlü bir hükümetin, gece-gündüz reformlar için çalıştığını ve reformları uygulamaya koyduğunu dile getirdi.

Şimşek, dün gece Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantısı yaptıkları ve kamuoyunda Patent Kanunu olarak bilinen reform paketini görüştükleri bilgisini verdi.

"Çin'de ekonominin yeniden dengelenmesi lehimize olacak"

Türkiye'nin zor konjonktürü fırsata dönüştürdüğünü kaydeden Şimşek, küresel piyasalara ilişkin şu değerlendirmeleri yaptı:

"Türkiye uzun süre yakın coğrafyasına odaklandı. Bu normaldi. Şimdi Avrupa uzun süreli bir durgunluğa girdi. Orta Doğu'da Arap Baharı kışa dönüştü. Nasıl yatırımcılara bütün yumurtaları bir sepete koymayın diyorsak, aslında ihracatçımız da hiç korkmadan Asya'yı keşfetmesi ve rekabet etmesi lazım. Uzun süre Asya'yı ihmal ettik. Aslında Amerika çok büyük bir pazar. Orayı da ihmal ettik. Yeni dönemde bütün dünyaya yönelik olarak ilave bir çabaya girmemiz lazım. Önünüzü açmak için biz elimizden geleni yapacağız.

Dünya ekonomisi küresel krizden bu yana yavaşlamaya devam ediyor. Gelişmekte olan ülkelerde durum biraz daha kötü. Çin'deki yavaşlama emtia fiyatlarını etkiliyor. Piyasalardaki tedirginliğin esas kaynağı Çin ekomisindeki gelişmeler. Bazı raporlara bakıldığında, 'Çin'de ülke borcu bir bütün olarak oldukça yüksek. Bankaların sermaye ihtiyacı gelecek 3 yıl için 7,7 trilyon dolar. Çin'de bir sıkıntı olursa 2008-2009 finansal krizin 4-5 katı büyüklüğünde bir depremden bahsediliyor' ifadeleri görülüyor. Çin'deki yavaşlama muhtemelen kontrollü bir yavaşlama olacak. Çin hükümetinin elinde birçok enstrüman var. Çin'de ekonominin yeniden dengelenmesi lehimize olacak. Yatırım ve ihracat ağırlıklı bir yapıdan, iç tüketim ve dış satışların yeniden dengelendiği bir ekonomiden muhtemelen ürünlerimize orta ve uzun vadede talep olacaktır."

Mehmet Şimşek, Hindistan pazarının da ihmal edilmemesi gerektiğini, yatırım açısından potansiyelin yüksek olduğunu vurguladı.

Türkiye'nin Rusya ile Suriye gerginliği olmadan da iki ülke arasındaki ticaretin sıkıntılı olduğunu anlatan Şimşek, Rusya'da emtia fiyatları düşüşü nedeniyle ekonomik sıkıntının baş gösterdiğini ve ciddi küçülme yaşandığını ifade etti.

Şimşek, küresel ekonomide ciddi risklerin olduğuna dikkati çekerek, "ABD Merkez Bankası bir iki yıl içerisinde faizi 100 baz puan bile zor artırır' diyen piyasa raporları var. Emtia fiyatlarındaki düşüşler, Çin'deki gelişmeler politika varsayımlarına ve beklentilere yansıyor" dedi.

Emtia fiyatlarının düşmesinin doğrudan etkiler bakımından Türkiye için olumlu, dolaylı etkisinin ise olumsuz olduğuna işaret eden Şimşek, çevre ülkelere sürekli reformlar yapması konusunu telkin ettiklerini aktardı.

Şimşek, bu coğrafyada doğru düzgün üretim üssü olarak sadece Türkiye'nin olduğunu vurguladı.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, "İş gücü piyasasında esneklik noktasında yapacağımız reformu altan alta bazıları engellemeye çalışıyor. Biz işsize iş bulmak için çalışıyoruz” dedi.

Şimşek, Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) "Genişletilmiş Başkanlar Kurulu” toplantısında yaptığı konuşmada, iş gücü piyasası reformunun gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etti.

Şimşek, ABD Merkez Bankasının (Fed) geçen yıl sadece 25 baz puan artış yaptığının düşünüldüğünü aktararak, “Aslında Mayıs 2013’ten bu yana Fed’in faiz artışı 325 baz puan. Çünkü o dönemde finansal koşullardaki sıkılaşma 325 baz puan civarında, muazzam bir sıkılaşmadır” şeklinde konuştu.

Geçen sene gelişmekte olan ülkelerden 530 milyar dolardan fazla para çıktığına işaret eden Şimşek, bu nedenle birçok gelişmekte olan ülkenin para biriminin değer kaybettiğini dile getirdi.

Şimşek, bu sene de gelişmekte olan ülkelerden yaklaşık 350 milyar dolarlık net sermaye çıkışının beklendiğini aktararak, Türkiye’yi cazip hale getirmeleri gerektiğini vurguladı.

Reform yaparak Türkiye’nin uzun vadeli geleceğinin iyileştirilmesi gerektiğini kaydeden Şimşek, “Bunu başarabilirsek güvenli liman arayışındaki sermaye Türkiye’yi tercih edebilir. Geçen sene Türkiye’den de 10 milyar doların üzerinde sermaye çıkışı yaşandı. Geçen sene bizim vatandaşlarımızın yurt dışına doğrudan yatırımı 6,5 milyar dolar oldu. Bizim içerideki yatırımcıyı da ikna etmek için Türkiye’nin öngörülebilirliğini artırmamız lazım. Daha çok reform yapmamız lazım ve yapıyoruz” şeklinde konuştu.

Şimşek, Türkiye’de büyümenin artarak devam edeceği öngörüsünde bulunarak, “Bu sene muhtemelen yüzde 4,5 civarı büyürüz. Dış şokların etkisi mevcut koşullarından daha kötüye giderse tabii ki yansımaları olur” ifadelerini kullandı.

"İşsizlerin iş bulabilmesi için iş gücü piyasası reformu yapılmak zorunda"

Mehmet Şimşek, yapılması planlanan iş gücü piyasasında esneklik reformuna ilişkin şunları söyledi:

"İş gücü piyasasında esneklik noktasında yapacağımız reformu altan alta bazıları engellemeye çalışıyor. Biz işsize iş bulmak için çalışıyoruz. Biz işçinin bir taraftan iş koşullarını iyileştirmek hem de kalıcı refah artışı için çalışıyoruz. Dolayısıyla iş gücü piyasasına ilişkin kıdem tazminatından tutun diğer bütün reformların en büyük destekçisinin aslında işçiler olduğunu biliyoruz. Neden? Çünkü onların menfaatine. Bugün yapılacak her reform daha çok istihdam, daha çok gelir demek. Bütün iş aleminin de bütün STK’ların da ve toplumun da bu reformları desteklediği kanısındayım. Onun için inşallah bu reformlar güçlü bir şekilde hayata geçirilir. Çünkü öbür türlü bizim artan çalışma çağındaki nüfus ve iş gücüne katılım oranları karşısında işsizlik oranlarını çift hanenin altına düşürmemiz imkansız.”


Şimşek, ABD gibi iş gücü piyasasının esnek olduğu ülkelerde işsizlik oranlarının yüzde 5 ve altında olduğunu belirterek, iş gücü piyasasının esnek olmadığı Türkiye gibi ülkelerde işsizliğin bunun 2 katı olduğunu vurguladı.

"O zaman tekerleği yeniden keşfetmeye gerek yok” diyen Şimşek, dünyanın en gelişmiş ülkeleri bunu yapıyorsa onlardan ilham alınması gerektiğini ifade etti.

Şimşek, bu reformların yapılmazsa en büyük zararı çalışma çağındaki insanların alacağına dikkati çekerek, “İşsizlerin sahibi bu hükümettir. Dışarıda milyonlarca işsiz kardeşimiz var. Bu işsizlerin iş bulabilmesi için iş gücü piyasası reformu yapılmak zorundadır. Bu reform olmadan bizim istihdamı daha da artırmamız mümkün değildir. Kalıcı refah artışı mümkün değildir. Özellikle kadınların ve gençlerin part-time esnek çalışma modellerine hiçbir kesimin karşı durmaması, aslında çok güçlü destek olması gerekiyor” şeklinde konuştu.

“Yemde KDV’yi kaldırdık sektör fiyat artırdı"

Türkiye’nin gelir dağılımı iyileşen OECD ülkeleri arasında nadir iki ülkeden biri olduğunu belirten Şimşek, ülkemizin daha çok tasarruf yapması ve bunu yatırıma yönlendirmesi gerektiğinin altını çizdi.


Geçen sene devlet bütçesinin 0’a yakın açık verdiğine işaret eden Şimşek, “Önümüzdeki dönemde oluşturacağımız mali alanın tamamını sanayiciye, üretime, Ar-Ge’ye ve altyapıya harcamamız lazım” şeklinde konuştu.

Şimşek, iş alemine "borç yerine sermaye bulun, sermaye artırın” dediklerini anımsatarak, "Biz sermaye artışını borç almışsınız gibi ticari kredi faiziyle kendi matrahınızdan düşürmenize imkan sağlıyoruz. Böylece sizi daha çok karlı kılıyoruz” bilgisini verdi.

En son gübre ve yemde KDV’yi kaldırdıklarını aktaran Şimşek, “Biz yemde KDV’yi kaldırdık sektör fiyat artırdı. Böylece çiftçimize yansıması olmadı. Bunu anlamak zor” diye konuştu.

Şimşek, OECD ülkeleri arasında en katı iş gücü mevzuatına sahip ülkenin Türkiye olduğu bilgisini vererek, “Bu mevzuatı bir miktar esnekleştirmek, kayıt dışılığı azaltmak konusunda normalde sendikaların güçlü desteğini beklersiniz. Sendikaların aslında ‘daha çok kişiye istihdam imkanı sağlayın, iş gücü piyasasını esnekleştirin ve bu mevzuatı biraz esnetin çünkü bu katılıktan dolayı 3 milyon vatandaşımız iş bulamıyor. Çalışabilir çağdaki nüfusun yüzde 47’si ancak çalışıyor’ demesi lazım” ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin bu iş gücü mevzuatıyla yoluna devam edemeyeceğinin altını çizen Şimşek, “Mutlaka bu konudaki çabalara toplumun bütün kesimlerinden destek istiyoruz” dedi.

Cari işlemler açığındaki sorunlara da değinen Şimşek, Türkiye’de yüzde 20’lerin üzerinde tasarruf oranı yakalandığında cari açık probleminin kökten çözüleceğini söyledi.

"Merkez Bankamız kendi işini çok iyi bilir"

Rekabet gücünü destekleyecek lojistik merkezlerinin yapımının hızlı bir şekilde sürdüğünü anlatan Şimşek, ithalatı azaltma ve ihracatı artırma konusunda ciddi çalışmalar yapıldığını ifade etti.

Şimşek, elektronik ticaretin gelecek dönem için önemli bir alan olacağını ve bu alanın ihmal edilmemesi gerektiği değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin orta gelir tuzağına düşmemesi için yeni nesil reformları yapması gerektiğini ve bunun da şu anda AK Parti hükümeti tarafından gerçekleştirildiğini söyleyen Şimşek, "Kaybedecek zamanımız yok. Sorumlu olduğum alanlarla ilişkin tüm reform takvimini öne çektim. Türkiye'nin marka değerini yükseltmek için algıyı da iyileştirmek lazım" dedi.

İşçi kıdem tazminatı konusuna da değinen Şimşek, şunları kaydetti:

"İşçinin hakkını koruyacağız. Şu anda korunmuyor. Kamuyu dışarıda tutarsanız, işçilerin büyük kısmı kıdem tazminatı almıyor. Dolayısıyla sendikaların buna karşı çıkmasını anlayamıyorum.Biz işçimizin kıdem tazminatını garanti altına alalım diyoruz, 'Hayır buraya dokunamazsınız diyorlar' Onun için bu reformu da başarmamız lazım. Bunu yaparken dünya normlarını dikkate almamız lazım. Türkiye'de iş gücü piyasası esnek olmaması, işe alma ve işten çıkarma maliyetleri yüksek olması nedeniyle imalat sanayide işçileri 49 saat çalıştırıyorsunuz. Halbuki 37-38 saat çalıştırsanız Türkiye'deki işsizlik oranı hemen yüzde 5'lere iner. Reformlar konusunda toplumun bütün kesimlerinin iyi eğitilmesi lazım. Miilet son seçimlerde reform yapın, Türkiye'nin önünü açın ve kalıcı refah sağlayın dedi. Biz millete verdiğimiz vaatlerin kolay olan kısmını yaptık. Asıl kalıcı refah için olanlar reformları yapmada toplumun desteği var."

Şimşek, kamu çalışanlarının da belli performans kriteri ve hesap verilebilir bir sistem içinde kamu hizmeti sunması gerektiğini vurguladı.

AB'ye uyum sürecine değinen Şimşek, AB ile hizmetler sektörünün serbestleştirilmesi, kamu alımlarına herkes girebilmesi, tarım alanında da bu serbestleştirilmesi konularını konuştuklarını söyledi.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, dünyanın artık yeni nesil ticaret anlaşmalarıyla yoluna devam ettiğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

"Biz istesekte istemesekte Transpasifik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı (TTIP) Anlaşması en geç gelecek yıl imzalanacak. Trans Pasifik Ortaklığı (TPP) Asya'da imzalandı. Biz küresel yeniden yapılanmanın, yeni nesil ticaret anlaşmalarının dışında kalamayız. Kalırsak, kaybederiz. Çünkü dünya bize rağmen yoluna devam ediyor. Dolayısıyla AB'deki pazar payını koruyabilmemiz için TTIP dışında kalamayız. Bu konunun en iyi takipçisi ihracatçılarımız olmalı. Ufak tefek destekler konjonktürel şeylerdir. Sizin kalıcı konulara daha çok zaman ayırmanız ve bu konulara daha güçlü sesinizi çıkarmanız gerekli. Size vereceğimiz desteğin kat kat ötesinde kalıcı temel destekleri içeriyor. Bu konuları içselleştirin ve bu konuların takipçisi olun."

Toplantı sonrası Şimşek, "Fed sonrası TCMB’nin nasıl bir para politikası izleyeceğini düşünüyorsunuz?" sorusu üzerine “Merkez Bankamız kendi işini çok iyi bilir. Dolayısıyla benim buradan herhangi bir yorum ve tahminde bulunmam doğru olmaz” cevabını verdi.