Advertisement

Allianz SE'den Mohamed El-Erian, Fed politika yapıcılarının faiz oranlarını çok düşük seviyede tutmanın azalan veriminin ve yaklaşımlarından kaynaklı “istenmeyen sonuçların” farkında olması gerektiğini ifade etti.

“Fed faizleri bu kadar düşük tutmaya devam ederse, istenmeyen zararlar ortaya çıkması riskine neden olur. Daha fazla yapısal sorun, daha az etkili merkez bankası teşviği anlamına gelir. İronik bir durum fakat bu Fed içinde giderek yayılan bir farkındalık” dedi.

Fed 2008 yılında faizleri yaklaşık sıfır seviyesine indirdi ve jeopolitik belirsizliklerin küresel ekonomiyi sarması nedeniyle, o zamandan beri Aralık ayında olmak üzere sadece bir kez artırıma gitti. Eleştiriler büyümeyi teşvik etmek için maliye politikasının da gerekli olduğu yönünde olurken, düşük borçlanma maliyetlerinin tasarruf sahibini cezalandırdığı ve finansal piyasaları bozduğuna dikkat çekiliyor.

El-Erian, Fed Çarşamba günü faiz kararını açıklarken, merkez bankacılarının Mayıs ayında zayıf gelen istihdam verisini istisnai kabul edebilirler. Bu ay başında açıklanan verilere göre ücret artışı Haziran ayında yılın en güçlü en güçlü artışını gerçekleştirdi. Tahvil piyasasına göre Fed'in bu yıl faiz artırımına gitme ihtimali, haftalar öncesine göre daha yüksek. Federal fonlama oranı vadeli kontratlarına göre Fed'in Çarşamba günü faiz artırımına gitme ihtimali yüzde 10 iken, Aralık ayında gidilebilecek bir artırım ihtimali yüzde 49 seviyesinde bulunuyor.

Yapısal sorunlar

Bloomberg View köşe yazarı da olan El-Erian, “ABD sarmal sorunlarla boğuşmakla birlikte yapısal problemlerle de karşı karşıya. Hızlı büyümeyi içeren finansal istikrarın çözümü Fed'in elinde değil, diğer politika yapıcıların elinde” dedi.

El-Erian, ABD'nin gelecek yıl resesyona girme ihtimalinin yüzde 30 olduğunu ve bu ihtimalin İngiltere için yüzde 50'nin üzerinde olduğunu belirtti. El-Erian, İngiltere'nin resesyon riskine ilişkin Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılma kararı ardından birlik ile ticari ilişkilerindeki belirsizliğe dikkat çekti.