Advertisement

Canikli, A Haber televizyonunun canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı ve açıklamalarda bulundu.

Yeni anayasa teklifinin TBMM Başkanlığına bugün takdim edileceğini açıklayan Canikli, "Bütün yönleriyle mutabakat sağlandı, hiçbir pürüz kalmadı. Daha önce Sayın Başbakanımız da cuma günü verileceğini ifade etmişti. Bu şekilde Türkiye, yönetimde istikrarsızlığı gündeme getirmeyecek şekilde ortadan kaldıracak bir mekanizmayı hayata geçirmiş olacak." ifadelerini kullandı.

Canikli, seçimlerin zamanında yapılması noktasında çok hassas davranıldığına dikkati çekerek, "Bunun nedeni de çok açık. İnsanlar seçim tarihine göre tavırlarını belirliyorlar, kararlarını planlıyorlarsa onları hayal kırıklığına uğratacak bir adım atamayız. Zaten ciddi bir geçiş süresi gerekiyor. Bu süre içerisinde de cumhurbaşkanlığı sistemine geçişle ilgili altyapılar oluşturulacak, yasal mevzuat düzenlemesi gerekiyor. Bu süre içerisinde intibakla ilgili meseleler halledilmiş olacak. 2019 tarihine kadar şu andaki sistem devam edecek. Referandumdan geçtikten sonra inşallah 2019 yılında da cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri aynı tarihte yapılacak." dedi.

Anayasa değişikliği konusunda MHP ile son durumun sorulması üzerine de Canikli, "Hiçbir sorun kalmadı şu an itibarıyla. Bunu bizim AK Parti olarak tek başına yasalaştırma imkanımız yok, destek gerekiyor. Dolayısıyla MHP ile birlikte yapıyoruz. Ortağız MHP. Mutabakata varmadan TBMM'ye sunmamız söz konusu olamaz. Bütün alanlarda mutabakat sağlanmıştır. Tam anlamıyla, yüzde 100 mutabakat ve uyum söz konusudur. İnşallah bu uyum, hem Meclis görüşmelerinde hem de referandumla ilgili görüşmelerde aynen ortaya çıkacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti olarak yeni anayasaya yönelik düzenlemenin oylamasında fire beklemediklerini vurgulayan Canikli, "MHP de bu konuda Sayın Bahçeli açıklamayı yaptı. Onların da bu konuda çok dik duracaklarını biliyoruz. Geçmişte de MHP böyle dönemlerde hep verdiği sözleri yerine getirmiş bir siyasi partidir." ifadelerini kullandı.

- "Sicili bozuk KOBİ'ler de rahatlayacak"

Nurettin Canikli, Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nda (EKK) alınan kararlara yönelik bir soruyu yanıtlarken, Başbakan Binali Yıldırım'ın dün son yılların en önemli finansman paketini açıkladığını söyledi. Bu paketle, şirketlerin küresel dalgalanmalardan olumsuz etkilenme ihtimalini bertaraf edecek bir adım attıklarını belirten Canikli, 250 milyar liralık finansman destek paketi oluşturulduğunu hatırlattı. Canikli, şöyle devam etti:

"Bundan yararlanmak için başka bir karara gerek yok. Model çalışıldı. Sadece Kredi Garanti Fonu'na kaynak aktarılması için kanun değişikliği yapılıyor. O da en kısa zamanda gerçekleştirilecek. Fakat biz onu beklemeden yarından, pazartesiden itibaren sistemi hayata geçirebiliriz. İhracat kredilerinde yüzde 100 garanti sağlanacak, KOBİ'lere verileceklerde yüzde 90'ı garanti edilecek, diğerlerinde yüzde 85'i. Krediyi kullanacak firmalar alacakları kredi için ayrıca teminat bulma gibi bir sıkıntıyla karşı karşıya kalmayacaklar, bunu Hazine yapıyor."

Hazine garantisinin sınırsız olmadığına dikkati çeken Canikli, Hazineye gelecek maksimum yükün, en kötünün gerçekleşmesi halinde bile 3 yıl için 17,5 milyar lira olduğunu söyledi.

Sicili bozuk olan KOBİ'lerin kredilerden yararlanıp yararlanamayacağına ilişkin bir soru üzerine Canikli, bu konuyla ilgili çalışmanın çok yakın zamanda gerçekleşeceğini bildirdi. Paketin, sicili bozuk olan KOBİ'leri de rahatlatacağını anlatan Canikli, "Karlılığı olmayan, tamamen batmış ve finansman desteği sağlandığında da ayağa kalkması mümkün olmayan firmalara böyle bir destek verilmeyecek. Bu, ekonomi açısından bir kayıptır." diye konuştu.

Canikli, paketin sağladığı imkanlar nedeniyle hiçbir firmanın sıkıntıya girmeyeceğinin, iflas etmeyeceğinin altını çizdi.

Küresel kriz döneminde iflaslardan sonra kurtarma operasyonlarının gerçekleştirildiğini anımsatan Canikli, "Biz bunu önceden öngörüyoruz. Daha ortada bir şey yok ama olabilir. Belki 17,5 milyar liralık kaynağın tamamını harcamak durumunda kalmayacağız ama biz varsayım olarak hesabımızı kışa göre yapalım bahar olursa bahtımıza." dedi.

- "Bütün riskleri ortadan kaldırmayı amaçlıyoruz"

Paket açıklandığı sırada dolar kurunda yükseliş yaşandığının anımsatılarak, manipülatif girişimlerden şüphelenip şüphelenmediklerinin sorulması üzerine Canikli, bu gibi dönemlerde her zaman spekülatif saldırıların olduğunu dile getirdi. Paketi bu gibi operasyonları da ortadan kaldırmak amacıyla hazırladıklarına dikkati çeken Canikli, "Nereden gelirse gelsin hangi amaçla olursa olsun bütün riskleri ortadan kaldırmayı amaçlıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Bazı manipülatif hareketlerin olabileceğine işaret eden Nurettin Canikli, "Bunun çok net işaretleri de vardır. En ilginç örneklerden bir tanesini yeni yaşadık. Fitch, Türk bankaları ile alakalı görünümü durağandan negatife çevirdi. Esasında bu karar da diğer derecelendirme kuruluşlarının Türkiye ekonomisine ilişkin verdiği kararlar gibi rasyonel temele oturmayan bir karardır. Uluslararası kuruluşlar tarafından da teyit ve tespit edilmiştir ki Türk bankacılık sisteminin mali yapısı son derece güçlüdür. Son yıllarda bütün sert dalgalanmalar karşısında zerre kadar etkilenmemiş, dimdik ayakta duran bir finansal sistemimiz var. Bu kararı, normal, ekonominin işleyişinin doğal, rasyonel bir gelişimi sonucunda ortaya çıkmış bir karar kabul etmek kesinlikle söz konusu değil." diye konuştu.

- "Ekonominin bütün unsurları dimdik ayakta"

Başbakan Yardımcısı Canikli, ekonomide dalgalanmaların her zaman görülebileceğini vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Rasyonel alt yapısı olmayan spekülatif saldırılar olabiliyor. Para kazanma amacıyla hareket eden gruplar tarafından yapılabiliyor. Ama bunun dışında siyasi beklentileri, amaçları, planları olanlar tarafından da yapılabiliyor. Son dönemde buna yönelikte çok kuvvetli işaretlerin olduğunu görüyoruz. Bu tür normal ekonomik dalgalanma gelişmesinin dışında, bu tip saldırıların olduğu şeklinde, yoğun işaretlerin bulunduğunu görüyoruz. Ama güzel olan şu, bütün bunlara rağmen, ekonominin bütün unsurları dimdik ayakta."

Canikli, EKK'da istihdama yönelik alınan tedbirleri anlatarak, 2017 ve daha sonraki bütçelerde, verimli olmayan, üretime ve yatırıma katkı sağlamayan bütün harcama kalemlerinde ciddi kesinti yapacaklarını söyledi. Canikli, "İstihdamla ilgili projemizin kaynağı işsizlik ödeneğinin gelirleri. Hepsinin kaynağı ayrıldı ve belirlendi. Mali disiplinden de zerre kadar taviz vermeden ilan ettiğimiz Orta Vadeli Programda belirlediğimiz GSYH'nın yüzde 1,9'u açığında kesinlikle üzerine çıkmadan bu modeli hayata geçireceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Milli parayla enerji ticaretine başlanmasına yönelik çalışmalara değinen Canikli, böylece cari açığın azalabileceğini söyledi. Enerji başta olmak üzere bütün alanlarda ve Türkiye içerisinde Türk lirasının kullanımını genişletmeye çalıştıklarını belirten Canikli, bu kapsamda bazı ülkelerle yapılan ticarette yerli para kullanılmasının gündeme geldiğini, bu konuda çalışmaların devam ettiğini kaydetti.

Nurettin Canikli, kamuda çalışan taşeron işçilere yönelik düzenlemeyle ilişkin de "Bu konuyla ilgili sözler verildi, bu sözler elbette yerine getirilecek. 720 bin kişilik taşeron saysının kamuyla ilişkilendirilmesi söz konusu. Bu çok önemli bir proje, iyi dizayn edilmesi gerekiyor. Politikaları bozmadan bunu halletmemiz gerekli. Bu konuda yoğun çalışıyoruz, artık sona gelindi diyebiliriz. Bunun için yasal düzenlemede yapılması gerekiyor. En kısa sürede bu meseleyi de çözeceğiz." ifadelerini kullandı.

AA