Advertisement

Turcas Petrol Yönetim Kurulu Üyesi ve ABD'nin eski Bakü Büyükelçisi Matthew Bryza, Türkiye ve İsrail arasında inşa edilmesi planlanan boru hattı projesine ilişkin "Özel sektörün planı projenin ilk aşamasında, Türkiye'deki iç tüketim için kullanılacak 8-10 milyar metreküplük gazın ihraç edilmesi. İsrail ile Türkiye arasındaki ilk aşamanın 2020'ye kadar kesinlik kazanacağı tahmin ediliyor." dedi.

İsrail'in Leviathan bölgesindeki gazın Türkiye'ye kadar inşa edilmesi planlanan doğalgaz boru hattıyla Avrupa'ya taşınmasına ilişkin görüşmelere yönelik AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Bryza, iki hükümetin de bu önemli projeyi gerçekleştirmek konusunda ciddi ve samimi olduğunu, bu yüzden görüşmeleri pozitif bir şekilde değerlendirdiğini söyledi.

Görüşmelerin olgunlaşması için projenin hem siyasi hem ticari olarak uygulanabilir hale gelmesi gerektiğini belirten Bryza, "Özel sektör, projeye ilişkin hükümetler siyasi bir anlaşmaya vardıktan ve ticari uygulanabilirliği sağlayacak yasal anlaşmaları yerine getirdikten sonra, pratik bilgi ve finansman sağlayabilir. Bu, 1990'ların sonlarında, ABD ve Türkiye'nin Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı ve Güney Kafkasya doğalgaz boru hattı örneklerinde kullandığı bir yöntemdi. Ben de bu çabaların tam merkezindeydim ve özellikle BP gibi özel sektör firmalarının projenin ticari olarak yapılabilir noktaya getirilmesindeki önemine tanıklık edebildim." diye konuştu.

Söz konusu projenin Türkiye'nin doğalgazın hem geçişi hem de ticareti yapılan bir merkeze dönüşebilmesi açısından önemli olduğunu vurgulayan Bryza, şöyle devam etti:

"İki ülke, aralarındaki enerji ilişkisini daha geniş, kapsamlı ve güçlü bir ticari ilişki kurmak noktasında bir anahtar olarak görüyor. Özel sektörün planı, projenin ilk aşamasında Türkiye'deki iç tüketim için kullanılacak 8-10 milyar metreküplük gazın ihraç edilmesi. İsrail ile Türkiye arasındaki ilk aşamanın 2020'ye kadar kesinlik kazanacağı tahmin ediliyor. Buna ek olarak, Türkiye üzerinden Avrupa'ya gönderilecek İsrail ve belki daha sonra da Kıbrıs gazının hacmiyle fiyatı, Avrupa'da 2020'den sonraki piyasa koşullarına bağlı olacak. Bu konuların masada olup olmadığını tam bilmiyorum. Ama görüşmelerin öncelikli olarak bu ilk aşamanın gerçekleştirilmesindeki pratik konulara ve sonraki aşamalara yönelik olarak da genel tartışmalara odaklanması gerekiyor. Ayrıca, Türkiye ve İsrail arasındaki doğalgaz boru hattının Kıbrıs'ın münhasır ekonomik bölgesinden geçmesi gerektiği göz önünde bulundurulursa, BM öncülüğündeki adada siyasi çözüme yönelik çabaların da ele alındığını tahmin ediyorum."

- "Siyasi düzeyde gaz ticareti için ciddi destek var"

ABD'deki Georgetown Üniversitesi, Avrasya, Rusya ve Doğu Avrupa Çalışmaları Merkezinden Prof. Dr. Brenda Shaffer de geçen haftalarda iki ülke arasındaki temaslar sayesinde işbirliğinin pek çok alanda ve süratle gözden geçirildiğini aktardı.

Trump yönetiminin Türkiye ile ABD'nin ilişkilerini ciddi şekilde geliştirebilmesi olanağı sunduğunu ifade eden Shaffer, Türkiye ile İsrail arasında yenilenmiş olan işbirliğinin bu süreci pekiştirebileceğini anlattı.

Bir Türk heyetinin İsrail'e ve ardından da Gazze'ye yaptığı ziyarette somut konuların konuşulduğunu vurgulayan Shaffer, "Türk ve İsrail taraflarının görüşmeler sırasında katılımcılar, pozitif bir atmosfer yakaladığını belirtiyor. Siyasi düzeyde, iki ülke arasında gaz ticareti yapılması konusunda ciddi bir destek var. Tabi ki ticari açıdan uluslararası gaz projeleri çok karmaşık ve siyasi, menfaatlerin uyuşması yıllar alabiliyor." ifadelerini kullandı.

TANAP'ın sadece Türkiye'ye doğrudan doğalgaz ihracatı yapılmasını değil, aynı zamanda İsrail'in ek kaynaklarının başka piyasalara aktarılması için de olanak sağladığını kaydeden Shaffer, İsrail gazının Türkiye'nin güneydoğusuna ulaştırılarak, söz konusu proje üzerinden Avrupa'ya gönderilebileceğini belirtti.

- "Türkiye Gazze'deki kaynakların üretiminde rol üstlenebilir"

Ayrıca, Türk firmalarının Gazze şeridi açıklarındaki gaz kaynaklarının üretilmesinde de önemli bir rol üstlenebileceğinin altını çizen Shaffer, "Türk firmaları bu sayede bugün yetersiz kalan Gazze'deki elektrik tedariği sorununu ve bölgedeki güvensizliği ciddi şekilde giderebilir. Açıklardaki gaz kaynaklarının üretilmesiyle arıtma tesislerine yakıt sağlanarak Gazze'nin su tedarik güvenliği geliştirilebilir. Gazze açıklarındaki kaynakların üretilmesi de Türkiye dışındaki projelerde daha çok yer almak ve uluslararası oyuncu olmak isteyen Türk enerji şirketleri için ticari bir fırsat niteliğindedir. Gazze kaynaklarının geliştirilmesi hacim olarak az olmasından dolayı (yaklaşık 32 milyar metreküp) ticari açıdan zorlu olsa da, sığ denizde yer alması sebebiyle üretim maliyeti diğer bölgelerdeki kaynaklara kıyasla daha düşük." değerlendirmesinde bulundu.

Geçen yılın ikinci yarısında hızlanan Türkiye ve İsrail arasındaki normalleşme süreci çerçevesinde, iki ülke arasında yapılacak olası bir gaz anlaşmasıyla bölgedeki kaynakların uluslararası piyasalara Türkiye üzerinden aktarılması senaryosu güçlendi. İsrail’in en büyük doğalgaz sahası olan Leviathan ve Tamar’da yaklaşık 800 milyar metreküp doğalgaz rezervi bulunduğu tahmin ediliyor.

AA