Advertisement

Türkiye'nin gösterge hisse senedi endeksinin rekor seviyelerden sadece birkaç yüzde puanı geride olması, yatırımcıların değerlemelere, ekonomik ve siyasi risklerden daha fazla odaklandığını gösteriyor.

Dünyanın en iyi performans gösteren (2017 yılında) hisse senedi endeksleri arasında bulunan Borsa İstanbul 100 Endeksi, 91,044.99 puanlık Pazartesi günkü kapanış seviyesine göre Mayıs 2013'te görülen 93,398.33'ten (tüm zamanların en yüksek gün içi seviyesi) sadece yaklaşık yüzde 2.6 geride bulunuyor.

Gösterge endeks, risk iştahındaki artışın, Merkez Bankası'nın TL'deki değer kaybının önünde geçme için gösterdiği yaratıcı çabalarının ve cazip değerlemelerin yatırımcıları çekmesinin etkisiyle 1 Ocak'tan bu yana yüzde 17 yükseldi.

Bir önceki zirve seviyesi görüldüğünde ise yatırımcılar için görünüm önemli ölçüde farklıydı: Türk Lirası dolar karşısında yüzde 50 daha değerliydi, Türkiye, yatırım yapılabilir seviyedeki ikinci notunun tadını çıkartıyordu ve ekonmoik büyüme daha güçlüydü. Şu anki durumda daha cazip olan tek unsur ise değerlemeler. Türkiye değerlemeleri, gelişen piyasa benzerlerine göre hala yüzde 30 ucuz görünüyor.

Türkiye hisselerinden kaçmak için birçok neden buluyor: Yükselen jeopolitik tansiyon, terör saldırıları, darbe girişimi ve ABD'de faizlerin artaracağı yönündeki beklentiler. Bunlarla birlikte Türkiye'deki şirketlerin hisse senetleri ve gelişen piyasa benzerleri arasındaki değerleme farkları Temmuz ayında yedi yıldan uzun bir sürenin zirvesine tırmandı ve yaklaşık altı ay boyunca mevcut bu seviyelerde kaldı.

İstanbul'da Marmara Capital fon yöneticisi Haydar Acun'a göre bu yılki yükseliş, Türkiye'nin benzerlerine göre uzun vadeli düşük performansına bir tepkiden ve önemli ölçüde cazip değerlemelerden gelişti.