Advertisement

İstanbul Altın Rafinerisi AŞ Genel Müdürü Ayşen Esen, yastık altındaki altınların ekonomiye kazandırılması için Hazine Müsteşarlığının altın tahvili ve kira sertifikası çalışmalarının umut verici olduğunu belirterek, "Merkez Bankası'ndan da TL zorunlu karşılıklar için kabul ettiği hurda altından gelen altın oranının yüzde 35’lik pay içinde yüzde 5’ten yüzde 15’lere çıkarılması yönünde bir adım atmasını bekliyoruz." dedi.

Esen, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Türkiye'de geleneksel olarak altına yatırım yapıldığını, yastık altında tutulan, ekonomi dışında kalan meblağın 200 milyar dolara yaklaştığının tahmin edildiğini belirtti.

Yapılan çalışmalarla bu altınların yaklaşık 2,2 milyar dolarlık kısmının yastık altından çıkarıldığını anlatan Esen, henüz emekleme aşamasında olduklarını, bu rakamın, bankaların, Merkez Bankası ve Hazine Müsteşarlığı gibi kurumların aktif rol oynamalarıyla daha da artacağını düşündüklerini dile getirdi.

Merkez Bankasının 2011 yılında TL zorunlu karşılıklar için altın kabul etme kararından sonra altın bankacılığının "altın" dönemini yaşadığını ve toplam mevduat içinde altının ağırlığının yüzde 2,2’ye kadar çıktığını anlatan Esen, şöyle devam etti:

"Ancak daha sonra bankalar yurt dışından ithal ettikleri altınları Merkez Bankasına vererek bu imkandan faydalanma yolunu seçtiler, bankalardaki altın mevduatı, 2012 yılında 18,6 milyar lira iken şu an 18,5 milyar lira seviyesinde. Vatandaşların ilgisinden daha çok bankaların ilgisi, altın miktarı konusunda daha belirleyici, ne kadar çok reklam tanıtım ve pazarlama faaliyetinde bulunurlarsa, o kadar çok altın mevduat miktarında artış olacaktır. Altın bankacılığının önemi yastık altına gidecek altınların bankacılık siteminde kalarak ekonomiye entegre olmasıdır. Bu nedenle göz ardı edilmemesi gerekmektedir. Son dönemde Merkez Bankasının aldığı karar gereği munzam karşılıklarda artırılan yüzde 5’lik oranın halktan gelmesi zorunluluğu çok pozitif bir uygulama olmuştur. Yastık altındaki altının çıkarılmasını teşvik için toplam munzam karşılık oranındaki halktan gelen miktarın artırılması daha da fayda sağlayacaktır."

- "Merkez Bankası'ndan da adım atmasını bekliyoruz"

Türkiye'nin, altına dayalı finansal ürünler göz önüne alındığında örnek gösterilecek bir ülke olduğuna işaret eden Esen, bu piyasada özellikle Merkez Bankası ve Hazinenin aktif rol almasının da verilen önemin bir göstergesi olduğunu söyledi.

Hazine Müsteşarlığının üzerinde çalıştığı altın tahvili ve altına dayalı kira sertifikası araçlarının yastık altındaki altınların ekonomiye kazandırılması için umut verici olduğunu belirten Esen, şu değerlendirmelerde bulundu:

"İstanbul’un bir altın merkezi olması için ve yastık altındaki altınların ekonomiye kazandırılması için atılması gereken mutlaka başka adımlar da vardır. Ancak şu aşamada en önemli önceliğin yastık altındaki altınların ekonomiye kazandırılması olduğunu düşünüyoruz. Bu amaçla da Merkez Bankasından TL zorunlu karşılıklar için kabul ettiği, hurda altından gelen altın oranının yüzde 35’lik pay içinde yüzde 5’ten yüzde 15’lere çıkarılması yönünde bir adım atmasını bekliyoruz. Altın tahvili, altın sertifikası, altın bankacılığı, halkın bankada tuttuğu altınların kolayca gönderilmesini sağlayabilmesi adına altın EFT’si gibi uygulamalar fayda sağlayacak, ne kadar iyi tanıtılırsa o kadar iyi sonuç getirecektir."

Söz konusu yeni enstrümanlar sayesinde yastık altındaki altının ekonomiye kazandırılması halinde piyasaların canlanacağını ve para basmadan para girişinin sağlanacağını, ekonominin güçleneceğini vurgulayan Esen, bunun cari açığa da faydası olacağını kaydetti.

Esen, "Güçlü ekonomi, güçlü Türkiye demektir. Önümüzdeki dönemde dünyada yaşanan değişiklikler, krizler göz önüne alındığında altın her zaman güvenilir liman olma özelliğini koruyacaktır." dedi.

- "Kamu spotlarıyla tanıtım yapılmalı"

Türk halkının çok önemli bir kısmının bankacılık sisteminin dışında bulunduğunu ve bu kişilerin finansal okur yazarlık seviyesinin çok yüksek olmadığını belirten Esen, özellikle bu kesimin daha çok altın yatırımı yaptığını söyledi.

Altın yatırım araçlarına talebi artırmak için halkın sürekli kamu spotları ile bilgilendirilmesi, ilgili makamlar ve birimler tarafından halkın güveninin pekiştirilmesi ve sistemin halka rahat anlaşılır bir dille anlatılmasının önemli olduğunu vurgulayan Esen, "Halkımız için en önemli unsur güvendir, istediğinde bu yatırımını gene altın olarak alabileceğini bilmesi önemlidir. Yatırımı güvence altındayken üstüne kar payı alarak kayba uğramayacağını bildiğinde, bir de üstüne yaptığı yatırımı ekonomiye kattığını, bunun ülke menfaatlerine olduğu anlatıldığında halkımız her zaman olduğu gibi sisteme katkıda bulunacaktır." diye konuştu.

Türkiye'de özellikle kadınların altını bir güvence olarak gördüğüne işaret eden Esen, bu nedenle kadınlara da altınların devlet garantisinde ve daha yüksek getirisi olan bir duruma çevrildiğinin anlatılmasının önemli olduğunu kaydetti.

Sermaye piyasası uzmanı Arif Ünver de yastık altında atıl şekilde duran ekonomik değeri finansal sisteme kazandırmayı amaçlayan çalışmaların çok önemli olduğunu söyledi. Ünver, "Yastık altındaki altının ne genel ekonomiye ne de sahibine faydası var. Bunu belgelendirip finansal ekosisteme aktardığınız zaman kelebek yani çarpan etkisiyle ülke ekonomisinin damarlarına zerk etmiş oluyorsunuz. Ancak yatırımcının ilgi göstermesi için farkındalığın artırılması, kampanyalarla bu çalışmaların duyurulması ve halka iyi anlatılması çok önemli." diye konuştu.

 AA