Advertisement

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, "Türkiye, Batı ile kopacak filan değil, tam tersini istiyor. Batı ve dünyanın geri kalanı ile bağlarını güçlendirmek istiyor." dedi.

Şimşek, 20. Avrasya Ekonomi Zirvesi'nin açılışında yaptığı konuşmada, küresel ekonominin yavaş yavaş toparlandığını ancak bu toparlanmanın hızının hala son derece yavaş olduğunu ifade ederek, IMF'nin tahminlerini biraz daha aşağı çekmemesi halinde bunun iyi bir haber olduğu ve toparlamanın yolunda gittiği anlamına geldiğini söyledi.

Şimşek, korumacılık tedbirlerinin yine artış gösterdiğine dikkati çekti.

Türkiye'nin geçen yıl bir dizi iç ve dış şok yaşadığını, bütün bunlara karşın ekonominin yüzde 2,9 büyüdüğünü ve bunun önemli bir başarı olduğunu vurgulayan Şimşek, Türkiye'ye belli bir mesafeden, sadece gazete manşetlerine bakıldığında, Türkiye'nin doğru anlaşılacağını sanmadığını kaydetti.

Atılan manşetlerin hiçbir şekilde Türkiye'de gerçeği yansıtmadığını belirten Şimşek, "Evet, gerçek geçmişe göre iyi değil. Ancak algı, bugünün gerçeklerinin arkasında geliyor." dedi.

Şimşek, Türkiye'nin zorluklara karşı gösterdiği tepkinin doğru anlaşılması gerektiğini vurgulayarak, "Çünkü bizim en az isteyeceğimiz şey, Türkiye'de OHAL'in uygulanıyor olması. Ancak Türkiye'nin demokrasisine, hukukun üstünlüğüne yapılan tehditler ve saldırılar karşısında başka bir seçimimiz yoktu. OHAL geçici bir süreç. Bir geçiş döneminde uygulanacak bir süreçtir. Biz tabii ki OHAL'i sürdürmek niyetinde değiliz. Çünkü FETÖ'nün amacı buydu." şeklinde konuştu.

- "Hükümet reform konusunda ısrarlı"

Mehmet Şimşek, Suriye İdlib'de yapılan saldırının beklenmeyen bir olgu olarak karşılarına çıktığını ifade ederek, Suriye'deki durumun trajik olduğunu söyledi. Şimşek, Türkiye'nin sınırları içinde 3 milyon mülteciye kucak açtığını, en az yarım milyon Suriyeli'ye de sınırda destek verdiğini bildirdi.

Anayasa referandumu ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Şimşek, Anayasa değişikliğinin Türkiye dışında, sanki Türkiye'nin demokrasiden uzaklaştığı, daha otoriter bir hükümete doğru gittiği intibası uyandırdığını ancak bunun gerçekle hiçbir ilgisi olmadığını vurguladı.

Anayasa değişikliğinin 3 yapısal soruna el attığına işaret eden Şimşek, Türkiye ekonomisinin şoklara karşın yine de ayakta kaldığını ancak bunun yeterli olmadığını, bu nedenle hükümetin reform konusunda ısrarlı olduğunu söyledi.

- "AB'nin de bir dizi sorununu halletmesi lazım"

Başbakan Yardımcısı Şimşek, Türkiye-Avrupa ilişkilerine değinirken, "Bu konuda epey kızgınlık, asabiyet ve üzgünlük ortaya çıktı." ifadesini kullandı.

Türkiye'nin AB çerçevesi içindeki reformları gerçekleştirmekte kararlı olduğunu vurgulayan Şimşek, "Biz, işte, Türkiye halkına bunu vereceğiz ve bundan vazgeçmeyeceğiz." dedi. Şimşek, AB'nin de bir dizi sorununu halletmesi gerektiğini söyledi.

Şimşek, popülizmin yükseldiğini, İslam düşmanlığının arttığını, aşırı sağın yükseldiğini ve bütün bunların AB ile dünyanın geri kalanı, özellikle de Türkiye ile arasında çok büyük gerginliklere yol açtığını belirterek, burada olayı bir futbol oyunu gibi görmediklerini kaydetti.

Şimşek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Yani pek çok Avrupa ülkesi seçim sürecinden geçiyor. AB ile her iki tarafı da tatmin edici bir ilişki istiyoruz. Bunun için AB ile Türkiye arasındaki Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gerekiyor. Bütün bunlar sayesinde Türkiye-AB ticaret hacmi 150 milyar dolardan 300 milyar dolara çıkarılabilir. AB Komisyonu daha önce bu süreci oy birliği ile onaylamıştı. Türkiye-AB Gümrük Birliği'nin güncelleştirilmesi tarihinin belirlenmesi de söz konusu idi. Şimdi artık Türkiye'nin lafının edilmesi, Türkiye'ye avaz avaz bağrışma dönemi kapanmalı. Birbirimizle anlaşma sağlamalıyız, diyalog kurmalıyız. Sorun çözmenin en doğru yolu diyalogdur.

Biz meşru hükümetler kurmak isterken, bu kalkışma deneyimi Türkiye'deki demokrasi ve hukukun üstünlüğünü çökertmek amacı taşıyordu. Ama AB çerçeveleri bunu farklı bir perspektiften değerlendirdiler. Bu dini kültün gizli bir gündemi var ve 40 yıldan bu yana devlete sızmışlar. Bütün devlet mekanizması bunun etkisi altında kalmış. Bu nedenle birincil olarak emekli bir imama mı sadakatlerini sunacaklar, yoksa Türk halkına mı sunacaklar?"

- "Suriye ve Irak'ta çöken devlet mekanizması terör için verimli topraklar üretti"

Mehmet Şimşek, Türkler ile Kürtlerin hiç mücadele etmediğini, Türkiye'nin ne kendi Kürt nüfusu ne de sınır ötesinde yaşayan Kürtler ile ilgili bir sorun yaşadığını ifade ederek, Suriye ve Irak'ta çöken devlet mekanizmasının terör için verimli topraklar ürettiğini, bunun sonucunda da Türkiye'nin çoklu terör saldırılarına maruz kaldığını söyledi.

Şimşek, Avrupa'daki dostların terör örgütlerine serbesti tanıdığını belirterek, "Ama en acıklısı ABD, PKK'nın bir kolu ile Suriye'de iş birliği yaparak DEAŞ ile mücadele etmeye çalıştı. Ancak Türkiye bu bölgede ayakları yere basan ve DEAŞ ile gerçekten savaşan tek ülkedir." dedi.

Türkiye'yi anlamak için Türkiye'nin nelerden geçtiğini de anlamak gerektiğini dile getiren Şimşek, sadece manşetlere bakarak bu konunun anlaşılamayacağını, birazcık altını kazımak gerektiğini söyledi.

Şimşek, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Türkiye Batı ile kopacak filan değil, tam tersini istiyor. Batı ve dünyanın geri kalanı ile bağlarını güçlendirmek istiyor. Biz koruyucu eylemler içinde değiliz ve hiçbir zaman olmayacağız. Serbest ticarete ve evrensel değerlere inanıyoruz. Evet, zor bir dönemden geçiyoruz. Bunun için son derece katı önlemler aldık. Çünkü Türkiye'de hala bazı tehditler var. Bugün Türkiye normale geçmedi. Türkiye'de bir demokratik gerilim, resesyon yok. Tam tersine bütün bu olaylardan sonra Türk demokrasisi çok daha güçlü olarak ortaya çıkacak ve daha dayanıklı olacaktır. Sanırım Türkiye, bu Anayasa referandumundan sonra daha güçlü bir büyüme çerçevesine girecektir. Türkiye, kolaylıkla önümüzdeki birkaç 10 yıl içinde yüzde 5-6 oranında bir yıllık büyüme gerçekleştirebilir."

AA